Bu Dünyadan Bir Nikola Tesla Geçti

Hiç şüphe yok ki, Nikola Tesla, Leonardo da Vinci’den beri yaşamış en büyük dehadır. Etrafınıza baktığınızda karşılaşacağınız, modern hayatı modern yapan birçok unsurdan bir şekilde o sorumludur.

Sırp kökenli olan Tesla, 1856 yılında, Hırvatistan’da doğdu. Olağandışı bir hafızası vardı ve altı dilde konuşmayı öğrenmişti. Avusturya Teknik Üniversitesi’nde dört yıl boyunca matematik, fizik ve mekanik eğitimi aldı.

Tesla Amerika’ya ilk geldiğinde, DC elektrik sistemiyle ilgili sorunlar yaşayan Edison için çalışmaya başladı. Edison’u yüz bin dolarlık zarardan kurtardı ama Edison anlaşmanın kendi üstüne düşen kısmını yerine getirmeyi reddetti. Tesla işi bırakınca, Edison’un ekibi onun dehasının gün ışığına çıkmasını engellemek için büyük çabalar sarfetti. Tesla’nın bugün pek tanınmamasının başlıca sebebi budur.

Bunun nedeni, Tesla’nın elektrik iletimi için daha iyi bir sistem kurmasıydı: evlerimizde
kullandığımız Alternatif Akım sistemi (AC). AC’nin DC (Doğru Akım) sistemine göre büyük avantajları vardı. Tesla’nın daha gelişmiş modellerini tasarladığı transformatörleri kullanarak alternatif akım voltajı artırılabiliyor ve ince teller vasıtasıyla uzak mesafelere aktarılabiliyordu. DC bunu başaramıyordu çünkü her kilometre karede bir elektrik santrali bulunması gerekiyor ve elektrik ancak çok kalın kablolarla iletilebiliyordu.

Elbette, böyle bir akım sisteminin işe yaraması ancak bu sistemle çalışacak araç gereç varsa mümkündü. Bu yüzden, Tesla, evinizdeki hemen her alette kullanılan motorları icad etti.

AC sistemi kulaktan kulağa yayılmaya başlayınca işin içine George Westinghouse girdi. Tesla, Westinghouse ile imzaladığı anlaşmaya göre, satılan her AC kilovatı için iki buçuk dolar kazanacaktı. Tesla, tüm deneyleri yapmasına yetecek paraya sahip olmuştu.

Sanayi onları ‘icat etmeden’ kırk yıl kadar önce, Tesla flüoresan lambaları kullanmaya başladı. Dünya Fuarları’nda cam tüpleri alıp eriterek, onlarla ünlü bilim insanlarının isimlerini yazdı; bugün her tarafta karşımıza çıkan neon ışıklarının ilk örnekleri. Ayrıca, Niagara Şelaleleri’nde, dünyanın ilk hidroelektrik santralini kurdu. Bütün bunlara ek olarak, arabalar için ilk hız göstergesinin patentini aldı.

Ancak, Edison DC sistemine çok fazla para yatırmıştı ve bu yüzden sürekli olarak AC elektriğinin DC enerjisinden çok daha tehlikeli olduğunu göstermeye çabaladı. Buna karşılık olarak Tesla da kendi pazarlama kampanyasını yürüttü. Chicago’daki 1893 Dünya Fuarı’nda, yüksek frekanslı AC enerjisini kendi vücudundan geçirerek ampullere iletip, AC elektriğinin ne kadar güvenli olduğunu sergiledi.

M0014782 Nikola Tesla, with his equipment, Credit: Wellcome Library, London. Wellcome Images

Tesla’ya ödenmesi gereken ücret bir milyon doları geçmeye başlayınca, Westinghouse maddi sıkıntılarla karşılaştı. Anlaşmayı yırtan Tesla, dünyanın ilk dolar milyarderi olmak yerine, patentlerinin tamamı karşılığında 216 bin dolar aldı.

1898 yılında, ilk uzaktan kumandalı maket gemiyi dünyaya tanıttı. Niyeti, bu icadı uzaktan kumandalı, insansız bir torpido olarak pazarlamaktı ama Savaş Bakanlığı buna karşı çıktı. Bütün uzaktan kumandalı uçaklar, arabalar, tekneler ve televizyonlar için Tesla’ya teşekkür etmeliyiz.

Tesla’nın en büyük hayali, tüm dünyaya bedava bir enerji kaynağı sağlamaktı. 1900 yılında, J.P. Morgan’ın yatırdığı sermayeyle, New York’un Long Island bölgesinde, ‘Kablosuz Yayın Sistemi’ adını verdiği kulenin inşaatına başladı. Amacı, dünyanın telefon ve telgraf ağlarını birleştirmek; hatta görüntülerin, borsa bilgilerinin ve meteoroloji haberlerinin dünyanın her köşesine iletilmesini sağlamaktı. Ne yazık ki, bunun dünyaya bedava enerji sağlamak anlamına geldiğini fark ettiğinde, Morgan projeyi finanse etmekten vazgeçti. Devamında, maddi sıkıntı içine düşen Tesla, borçlarını ödemek için kuleyi satmak zorunda kaldı.

Tüm dünya onun kaçığın teki olduğunu düşünüyordu. Pek de haksız değillerdi aslında. Tesla’nın garip takıntıları vardı. İncilere karşı bir nefreti vardı ve yanında çalışanların herhangi bir şekilde inci takmasını kesinlikle yasaklamıştı. Yemeden önce yiyeceklerinin hacimlerini hesaplardı. Dört yüz kilometre mesafeden on bin adet uçağı yok edebilecek ölümcül ışınlardan bahsederdi. Yeryüzünü ikiye bölebileceğini bile iddia etmişti. Bunlar onun kaçık olarak tanımlanması için yeterliydi.

Marconi’nin sözde keşfinden on yıl kadar önce, Tesla radyonun temelini oluşturan ilkeleri göstermişti dünyaya. Tesla’nın öldüğü 1943 yılında, Marconi’nin patentlerinin geçersiz sayılmasına karar verildi. Buna rağmen, radyonun mucidi olarak Tesla’nın adı geçmez.

Tesla, Mars ve Venüs’ten radyo sinyalleri aldığını bildirmişti. Bugün biliyoruz ki o sinyalleri uzak yıldızlardan alıyordu ama o zamanlar evren hakkında çok az şey biliniyordu.

Hatta Tesla, laboratuvarında, buharlı bir osilatörün zeminle aynı frekansta titremesini bile sağladı. Sonuç mu? Çevredeki bütün mahalleleri etkileyen bir deprem! Yeryüzünün titreşim
frekanslarını, bilim bunları onaylayabilecek düzeye gelmeden önce belirlemişti Tesla.

1899 yılında, Colorado Springs’teki laboratuvarında, yeryüzüne enerji dalgaları göndermiş ve bunlar da doğal olarak kaynaklarına geri dönmüşlerdi. Aynı ilke bugünün güvenilir sismik deprem istasyonlarının temelidir. Dalgalar geri geldiklerinde, daha fazla elektrik gönderdi. Sonuç, insan yapımı 40 metrelik bir şimşek. Beraberinde oluşan gök gürültüsü otuz beş kilometre öteden bile duyulmuştu. Tesla, bu deneyi bir daha tekrarlayamadı.

Birinci Dünya Savaşı’nın başlangıcında, hükümet Alman denizaltılarını tespit edebilmenin yolunu arıyordu, iyi bir yöntem bulması için Edison görevlendirildi. Tesla, gemilerin tespit edilmesi için enerji dalgalarının kullanılmasını önerdi -yani bugünkü radarların. Edison, Tesla’nın önerisini gülünç olarak niteledi ve dünya bu keşfin yapılması için bir yirmi beş yıl daha beklemek zorunda kaldı.

Onun yaşam boyu yaratıcılığı için aldığı ödül ise Edison Madalyası oldu! Edison’dan işittiği bütün hakaretlerin üstüne gerçek bir tokat. Almadı elbette…

Sektörün kendisini dışlama çabası yüzünden yirmi yıl boyunca bir nevi sürgün hayatı yaşadı. Sermayesi olmadığı için deneyemediği teorileri sayısız defterin üzerinde kaldı. Modern dünyayı icat etmiş olan adam, 7 Ocak 1943 tarihinde, 86 yaşındayken, neredeyse meteliksiz bir halde hayata gözlerini yumdu.

Tesla, yaşadığı süre boyunca, yüzden fazla patent almıştı. Yaşamının son otuz yıllık kısmında, maddi imkanları patent işlemlerinin çok azını karşılamaya yetti.

Tesla, özgün bir düşünürdü. Bugünün bilim insanları hala onun notlarını inceliyor, teorilerini anlıyor. Örneğin, tasarladığı döner alanlı türbin motorun, modern araçlarla birleştirildiğinde, bugüne dek üretilmiş en yetkin motorlardan biri olduğu anlaşılıyor. Kriyojenik sıvılar ve elektrikle yaptığı deneyler, modern süper iletkenlerin temelini sağlıyor. Tesla, elektronun düşük yüklü parçalarına işaret eden deneylerden de bahsetmiştir; yani, 1977 yılında keşfedilen kuarklar!

Belki tarihin, gerçek bir dehayla karşılaştığında bunu anlayabileceği günler de gelecektir.

Kaynak: Steve Silverman, Einstein’in Buzdolabı, sayfa: 64 – 68

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

zararlı ışınlar

Zararlı Işınlar

Radyasyon! Işın! Elektromanyetik ışınlar! Morötesi, kızılötesi, x ve gama ışınları… Mikrodalga fırınlar, cep telefonları!… Bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.