GÜNDEM

Boğaziçi Üniversitesi Uzmanları Koronavirüs Mücadelesinde Dünyaya Öncülük Ediyor

Şurada yazdığımız haberde daha şubat başına geldiğimizde koronavirüsün Çin’in dışına yayılmasından dolayı Dünya Sağlık Örgütü’nün küresel acil durum ilan ettiğinden bahsetmiştik.

DSÖ (WHO) Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, “Bu bildirinin ana nedeni Çin’de olup bitenler değil, diğer ülkelerde olanlar.” demiş ve virüsün sağlık sistemlerinin zayıf olduğu ülkelere yayılabilmesi konusunda endişe olduğunu belirtmişti.

Bu noktada Çin’de ölenlerin sayısı Çin’de 170 kişiye ulaşmış ve DSÖ (WHO) Çin dışındaki 18 ülkede 98 vaka olduğunu, ancak ölüm olmadığını söylemişti.

Ayrıca Almanya, Japonya, Vietnam ve ABD’de ilk kez insandan insana bulaşan sekiz enfeksiyon vakası olduğu duyurmuştu.

Şimdi ise kısa sürede Koronavirüs pandemisi dünyayı ele geçirdi. Dünya genelinde hasta sayısının 450 bini geçtiğini görüyoruz. İtalya ise 7 bini geçen hasta vefatıyla oldukça ağır bir süreçten geçiyor

Ülkemizde durum görece daha iyi de olsa önlemler alınmazsa ve ısrarla yapılan uyarılar kulak ardı edilirse süreci daha zorlu hale getirmiş oluruz. Bu konuda bir süredir sokağa çıkma yasağıyla yaşayan çok sevdiğim değerli bir İtalyan dostumla görüştüm. Sürecin neden özellikle İtalya’da bu kadar ağırlaştığını sordum.

”Mevcut karantina günlerinden öncesi için başlarda hepimiz bu duruma güldük geçtik dedi.. Alt tarafı bir grip olmalı, görünür bir şey yok ortada. Hem bizi bulacak değil ya dedik. Şimdi geldiğimiz noktaya inanamıyoruz. Evde hapsolmuş gibi hissediyoruz bazen dedi.

Başlarda biz de sizin şuan bulunduğunuz durumdaydık. Dışarı çıkmaya ve hiçbir şey yok gibi hareket etmeye devam ettik. Lütfen yapmayın, bu iş çok korkunç bunu öğrenmek istemezsiniz” dedi..

Arkadaşımın da söylediği üzere bu işin şakası yok. Bireysel sorumluluk ve kolektif bilinç ile hareket etmek zorundayız.

Sevdiklerimiz için endişelendiğimiz gibi; hem yerel hem küresel bazda uğraş veren sağlık çalışanlarımızın da dışarıda bizlerin işlerini halletmek için hala çalışmaya devam eden tüm insanların da hayatları için de endişelenmeli ve onları da riske atma lüksümüz olmadığını unutmamalıyız.

Türk Bilim İnsanları da Koronavirüs Mücadelesinde Cephede

Yaşadığımız bu kritik süreçte koronavirüsle mücadele için Türk bilim insanları yoğun bir çaba ile hem Türkiye hem dünya için çalışmaya devam ediyor.

Boğaziçi Üniversitesi mezunu üç uzman Elif Akyüz, Serhat Pala ve Onur Bilenoğlu yakın zamanda geliştirdikleri yüksek doğruluk oranlarına sahip tespit kitlerini dünyaya ihraç etmeye başladı.

Elif Akyüz ve Onur Bilenoğlu Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümünden, Serhat Pala Ekonomi Bölümü’nden mezun oldu.

Onur Bilenoğlu, 2002’den beri moleküler biyoloji ve genetik alanında faaliyet gösteren şirketlerde, virüs ve bakterilerin tespiti için cihazlar geliştiriyor. Bilenoğlu ve ekibi, virüsün bu kadar yayılmadığı süreçte 2 aylık yoğun Ar-Ge döneminin ardından yakın zamanda Koronavirüs kitini üretmiş.

Bilenoğlu, ellerindeki moleküler testin sadece koronavirüse odaklandığı için %99.5 doğruluk oranıyla çok hassas sonuçlara ulaşmayı sağladığını belirtti. Koronavirüs’ün RNA’sına (Ribo Nükleik Asit) göre özel olarak tasarlanan yerli testler 15 ülkeye ihraç ediliyor.

Elif Akyüz’ün geliştirdiği kitler de gerçek zamanlı PCR (Poliemeraz Zincir Reaksiyonu) tekniğiyle çalışan yüksek teknolojiye sahip. Akyüz, kitin çalışması için önce hastadan boğaz veya burun sürüntü örneği veya balgam alınıp, RNA izolasyonu yapıldığını, sonrasında RNA örneği kit ile karıştırılıp bir cihaza konduktan sonra 1 saat 40 dakikalık analizle sonuç alındığını belirtti.

Akyüz ve ekibi, Aralık 2019’da Çin’den ilk salgın haberleri geldiğinde harekete geçmiş. Üç haftalık yoğun mesainin ardından sonuca ulaşmışlar.

Bilim insanı özellikle İtalya’da hayatı durduran salgının merkezi olan bölge Lombardiya’daki tüm sağlık kurumlarında, İtalya Parlamentosu’ndaki testlerde ve İran’da yoğun şekilde kitlerinin kullanıldığını belirtti.

Akyüz ve ekibinin Koronavirüs için geliştirdiği 200 binin üzerinde kit ihraç edildi.

Serhat Pala ise eşiyle birlikte Amerika San Diego’da kurduğu Confirm Biosciences Şirketi’nde Çinli ortaklarıyla günde 500 bin adet üretip piyasaya sundukları kitleri pek çok ülkeye ulaştırdı.

Serhat Pala konu hakkında şunları söyledi:

“Koronavirüs ilk çıktığında Çinli üretici partnerlerimizle çalışmaya karar verdik. Dünyanın tespit kitine ihtiyacı olacağını biliyorduk ve Ar-Ge çalışmalarımızı bu alana yönlendirdik. İşin zor yanı klinik testler için örnek bulmaktı ve Çin Hükümeti bu konuda bize çok yardımcı oldu. PCR analizini kullanarak, 3-5 dakika içinde sonuç alabiliyoruz. Doğruluk oranı ise yüzde 97.3. ABD’de perakende olarak en çok bizim testlerimiz satılıyor.”

Serhat Pala, unutulmayacak bir süreçten geçiyor olsak da, ölüm oranlarının yüzde 1-3 oranında olduğunu hatırlatarak, dünyanın salgın hastalıklar konusunda ‘bir uyanış’ yaşayabileceğini söylüyor.

***

Türk bilim insanlarını bu mücadeleye ortak oldukları için kutluyoruz.

Dilerim bir an evvel bu küresel travmayı atlatırız.

Kaynak: Boğaziçi Üniversitesi Haberler

Matematiksel

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu