Biyoloji ve Genetik

Bitkiler Birbirleri İle Nasıl İletişim Kurarlar?

Kesin olan bir şey var. Doğanın gücünü asla küçümsememeliyiz. Aslında her zaman doğa bizden bir adım öndedir ve hayatta kalabilmek için büyük ölçüde ona bağımlıyız. Ancak ne yazık ki bunu çoğu zaman unutma eğilimindeyiz. İnsan olarak sahip olduğumuz kibir, evrimsel üstünlük söz konusu olduğunda, kendimizi merdivenin en tepesinde zannetmemize neden oldu.  Bununla birlikte modern bilim, bizi her seferinde becerilerimizi fazla da abartmamamız konusunda uyarıyor. Örneğin bu konuda bitkilerin iletişimi bize güzel bir örnek veriyor.

Yeraltı bitki ekosistemi düşündüğünüzden çok daha karmaşıktır. Sistem, tonlarca veriyi işleyen ve bir tesisten diğerine aktaran bir tür devasa bilgi işlem merkezi gibi çalışır. Bu sayede de ağaçlar birbirleri ile iletişim kurarlar. Ancak bu iletişimi sağlayan şey ağaçların kendisinden ziyade yeraltında bulunan çok çeşitli mantarlardır. Mantarların gövdeleri, miselyum olarak bilinen bir yığın ince iplikten oluşur. Araştırmalar, bu ipliklerin farklı bitkilerin köklerini birbirine bağlayan yeraltı internet ağları gibi davrandığını göstermiştir. Ağaçları birbirine bağlayan mantar ailesine de mikoriza denir.

Bitkilerin İletişimi Nasıl Gerçekleşiyor?

İşlerin ilginçleştiği nokta aslında burası. Az evvel bahsettiğimiz mantar topluluğu besinleri ve bilgileri çevredeki bitkilerle paylaşarak, bitki topluluğu arasında etkili bir şekilde bir tür karşılıklı ilişki oluşturuyor. Ağaçlar, bu miseller aracılığıyla karbonu aralarında transfer ediyorlar. Bu sayede de büyük ağaçlar, küçük olanların gelişmesine destek oluyor.

Bitkilerin iletişimi nasıl gerçekleşiyor? toprağa düşen ağaç tohumu filizleniyor ve toprağa uzanan kökleriyle, bağlanmak istediği mantar ağına kimyasal sinyaller gönderiyor. Mantar da kendi sinyalleriyle yanıt veriyor.
Ayrıca, kuraklık ya da gölgede kalmak gibi herhangi bir sebeple daha da fazla karbona gereksinim duyan fidelerin yardımına, yine bu yetişkin ağaçlar yetişiyorlar. Yani ağaçlar bir aile gibi davranıyor ve zor durumda kalan bir başka ağaca yardım ediyorlar.

Bitki çeşitleri, mantarlara karbonhidrat şeklinde yiyecek sağlar. Buna karşılık mantarlar, bitkilerin suyu emmesine ve fosfor ve azot gibi besin maddeleri sağlamasına yardımcı olur. Bu temelde simbiyotik bir süreçtir. Ayrıca, bu mantar ağı konukçu bitkilerinde bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar. Bunu bitkinin köklerine yapışıp savunmayı indükleyen kimyasallar salgılayarak yapar. Bu bitkinin hastalıklara karşı daha dirençli olmasını sağlar.

“Yerin altında; ağaçları birbirine bağlayan, iletişim kurmalarını ve ormanın tek bir organizma gibi davranmasını sağlayan sonsuz biyolojik patikaların olduğu bambaşka bir dünya var. Ormanlar da insan aileleri gibi. Araştırmamda, orman ağlarının aynı bizim nöral ağlarımız ve sosyal ağlarımız gibi organize olduğunu keşfettim. İnanıyorum ki, eğer bir gün bunları bir bütün olarak entegre etmeyi öğrenebilirsek, bu tehlikeli küresel ısınmanın gidişatını değiştirebiliriz. 

British Columbia Üniversitesi’nden Profesör Suzanne Simard,

Bitkiler genellikle diğer bitkilere karşı suç da işler!

Cephalanthera austiniae diğer adıyla hayalet orkide. Güzel görüntüsüne aldanmayın. Bu çiçek, ihtiyaç duydukları karbonu komşu ağaçların mantar ağlarından çalarak elde eder.

Ağaçların besin ve bilgi alışverişi yaptıkları yeraltı ağının ortak bir direnç mekanizması gibi çalıştığını belirten araştırmacılar, tıpkı insanların kullandığı internette olduğu gibi, bu ağda da karanlık bir taraf olduğunu dile getiriyorlar. Araştırmalara göre bitkilerin bazıları çevrelerinde istemedikleri bitkileri salgıladıkları kimyasallarla yok etmeye çalışabiliyor. Bunun için “siber saldırılarda” bulunabiliyor ya da komşusunun besininden çalabiliyor. Klorofil içermeyen bitkiler diğer bitkilerin aksine fotosentez yoluyla kendi enerjilerini üretemiyorlar. Bunun neticesinde de çevrelerindeki diğer bitkilerden çalmaya çalışıyorlar.

Tüm bu bilgilerin ardından, bitkilerin hayvanlardan ya da bizlerden pek de farklı olmadığı söylemek mümkün gibi gözüküyor, ne dersiniz?

Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu