Biri Bizi Gözetlerken Ne Kadar Başarılıyız?

Doktorun dediğini yap, yaptığını yapma diye bir söz söylemişler. Sağlık alanında en çok doktorlar bilgi sahibi olsa da, onlardan bazılarının da zararlı alışkanlıkları olmasından ortaya çıkmış bu söz, aslında ‘bildiklerimiz’ ve ‘uygulayabildiklerimiz’ ikilemindeki çelişkiyi yansıtıyor.

Bildiklerimiz bir deniz ise, uygulayabildiklerimiz bu koca denizde küçük bir tekne çoğumuz için. Bilmek yetmez..

Bilmek yetmez evet ama uygulamak da yetmez bazen..

Ne zaman yetmiyor?

‘İzleniyor’ isek..

Spor yapmanız gerektiğini biliyorsunuz, sonra bu bilginiz ile bir karar alıp haftada üç gün yürüyüş yapmaya başlıyorsunuz.

Sonra siz yürüyüş yaparken yanınızdan son sürat hız ve azim ile insanlar koşuyor. Size tur bindirmeye başlıyorlar. Mahcup bir şekilde yürümeye devam ediyorsunuz ancak onlar size tur bindirdikçe, size biraz da küçümser gözlerle bakıyorlar. Sonra bu izlenme etkisinin oluşturduğu baskı ile ya yürüyüşten vazgeçiyorsunuz ya da siz de koşmaya çalışıyorsunuz.. Performansınız insanlar ile beraber çalışırken değişiyor.

Bugün bu konuya farklı açılardan bir çerçeve çizelim.. İzlenme etkisi ve performans arasındaki ilişkinin pozitif-negatif etkileri üzerine konuşalım..

İzlenme-Performans Analizi: Sosyal Kolaylaştırma (social facilitation)

Belki de defalarca kez sunum yaptınız. Ancak okul veya iş için ilk kez sunum yaptığınız o anı hatırlıyor musunuz?

Aklınızda binlerce felaket senaryoları yazma eğiliminde olduğunuz o ilk sunumunuzda, seyircilerin varlığının üzerinizde oluşturacağı stres ve korku, seyircileri olumsuz bir etkene çeviriyor.

Çünkü ayna karşısında muhakkak ki çok daha cesurdunuz ve yapacağınız bir hata karşısında yükselecek bir ses yoktu.

Diğer yandan profesyonel bir sunucu veya konuşmacı iseniz, seyircilerin varlığı hatta çokluğu sizin için motivasyon kaynağı oluyor, aktiviteden keyif almanızı sağlıyor.

**

Sosyal kolaylaştırma, psikolog Norman Triplett’in 1898’de sosyal psikoloji tarihinin ilk deneyi olarak kabul edilen bir çalışmaya dayanmaktadır.

Triplett, izlenme etkisinin performans üzerindeki etkilerini anlamak üzerine yapacağı deney için bisiklet sporcularını seçti.

Bisiklet yarışçılarının performansını gözlemleyen Triplett, sporcuların, seyirci önündeyken yalnız olduklarına kıyasla daha iyi performans gösterdiklerini tespit etmiş.

Bu çalışma diğer bilim insanlarının da ilgisini çekmiş ve deneyler sürdürülmüş.. Deneyler birbirinden farklı sonuçlar vermiş. Yani bu deneyin tek bir çıkarımı yok.

Triplett seyirci varsa performans artıyor demiş özetle ama iş biraz daha karmaşık.

Mesela daha sonra yapılan araştırmalarda bu etkinin (yukarıda bahsettiğimiz sunum örneğinde olduğu gibi) tecrübe ile olan korelasyonu da hesaba katılmış.

Bu durumda yapılan işteki deneyime göre performans artış veya azalışından bahsedebiliriz.

Diyelim ki, ilk defa topluluğa hitap edecek bir siyasetçisiniz. Eğer topluluğa hitabet konusunda önceden başarılı deneyimleriniz varsa, toplum mühendisliği sizden soruluyorsa seyirci etkisi size olumlu yansıyacaktır. Deneyiminiz yok ise mikrofonda kendi sesinizden bile ürkebilirsiniz. (Gerçi sokak röportajlarında kameraya ilk defa konuşan insanlara bakınca, çevredeki insanlar toplanıp izlemeye başladığında savundukları düşünceleri daha yüksek sesle, daha iddialı şekilde savundukları görülüyor bazen.)

Ya da daha farklı bir örnek düşünelim. Mesela daha önceden yüzlerce kez futbol maçına çıkmış bir sporcusunuz. Bu durumda seyirci etkisinin üzerinizde olumlu etki yapması, performansınızın, iştah ve hırsınızın artma olasılığı yüksek. Ancak ilk karşılaşmanız olacaksa binlerce taraftar önünde, yapacağınız bir hata, devamında hatalar silsilesi ile sonuçlanabilir. İlk deneyimlerde, seyirci etkisi performansa olumsuz yansıma eğiliminde.

Yani izleyicilerin varlığı, değerlendirilme endişesi sonucu dikkat dağınıklığı yani odağın bozulmasına sebep olabiliyor..

Sosyal Kolaylaştırma ve Yemek Yeme Miktarı

Kalabalık ile daha fazla miktarda yemek tüketmenin sosyal kolaylaştırma ile bağlantısı incelenmiş ve “yeme davranışında sosyal kolaylaştırma” çalışması yapılmış.

Nagoya Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, kalabalık ile yemek yemedeki etkinin, yalnız yemek yerken de elde edilmesine uğraşmış. Yalnız yemek yiyen kişilere, onları gösterecek bir ayna sunduklarında yeme miktarının arttığı gözlendi. (ve yemeklere çok daha iyi puan vermişler.)

Yeme keyfini arttırmaya yönelik yaklaşımlar özellikle yaşlılar için elde edilmek istenmiş. Konunun araştırmacıları çoğu yaşlı kişinin tek başına yemek yediğini tespit etmiş. Bununla birlikte, araştırmacılar deneyleri genç yetişkinlerle tekrarladığında, bir ayna olduğunda yeme esnasında aynı “sosyal kolaylaştırmayı” gözlemlediler. Bu durum ortaya çıkan etkinin yaşlı insanlarla sınırlı olmadığını göstermektedir.

Peki Sosyal Kaytarma Nedir?

Bir başka bilim insanı Robert Zajong ise insanlar ve hayvanlarla (hamam böceği deneyini araştırabilirsiniz) yaptığı çalışmalar sonucu öğrenmenin grup içinde daha yavaş olduğunu bulmuştur.

Grup çalışmasının olumsuz etkisinin sebebini grup halindeyken işin miktarının artması ama kalitesinin azalması ile açıklamış.

Ama grup çalışmalarının verimi ülkelerin özelliklerine göre de değişiyor. Daha önceden de bahsettiğimiz bireyci ve kollektivist ülkeler meselesi bu. Abd %91 oranla bireyci bir kültüre sahip. Dolayısıyla grup çalışması bireyciliğin %20 oranda olduğu Vietnam‘daki kadar iyi sonuç vermiyor.

Grup çalışması ile düşen bireysel verimliliğe örnek olarak, halat çekme yarışmalarında bireylerin daha az efor harcadığı tespit edilmiş. Yani ‘amann zaten diğerleri de çekiyor’ düşüncesi ve hatanın ya da olumsuz sonucun tek sorumlusu olmayacağını bilmekten gelen bir rahatlık belki de.. İşte bu duruma sosyal kaytarma adı verilmiş.

(Sosyal kaytarmanın temeli grup halindeyken bireylerin verimliliklerinin düştüğünü kabul eden The Ringelmann Effect (Ringelmann etkisi) ‘e dayanmaktadır. Halat çekme örneği de kendisine aittir.)

Khan Academy’nin konu ile ilgili videosu:

Ceren Demir

Kaynaklar

https://www.simplypsychology.org/Social-Facilitation.html

Nagoya University. “Lost your appetite? Try inviting yourself to dinner.” ScienceDaily. ScienceDaily, 8 June 2017.

https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/18900/mod_resource/content/0/GRUPLARDA%20DAVRANI%C5%9E_2.%20hafta.pdf

https://www.psychologicalscience.org/news/releases/taking-another-look-at-the-roots-of-social-psychology.html

Matematiksel

Paylaşmak İsterseniz

Yazıyı Hazırlayan: Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan , filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim. Pamukkale Üniversitesi ve AGH University of Science and Technology' de Uluslararası Ticaret ve Finans alanında kendimi eğitmeye çalıştım. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Voleybol sporunda antrenör yardımcılığı yaptım ve lisanslı oynadım. Spora ve sanata düşkünüm. Resim yapmayı çok seviyorum. Klasik müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara ilgi duyuyorum. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Sanıyorum 7. günlüğüme başlayacağım. Satranç ve Rusça'ya merak saldım. Bahsettiğim tüm 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum.

Bunlara da Göz Atın

Altıncı His: Sezgi

                              …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');