Bırakın Kendileri Keşfetsin!

Kısa bir zaman ayırıp gözlemlediğiniz zaman sizinde kolayca fark edeceğiniz gibi çocuklar tıpkı küçük bilim insanları gibidir. Okulöncesi çocukların öğrenme biçimleriyle ilgili yapılan çalışmalar da bunu destekler biçimde…

Küçük çocuklar zamanlarının çoğunu çevrelerini keşfetmekle geçirir ve bize karmaşık gibi görünen olguları çabucak kavrarlar. Örneğin bir makinenin nasıl çalıştığını çeşitli varsayımlar üreterek ve deneme yanılma yöntemiyle kolayca keşfedebilirler. Ancak bu tutum ile karşı karşıya kalan yetişkinlerin tipik tepkisi olaya müdahaleci olmaktır. Oysa ki herhangi bir şekilde yetişkinin müdahalesi ya da katkısı olduğunda çocuklar kendi “araştırmalarını” bir kenara bırakıp yetişkinleri dinlemeyi tercih eder.

Bu konuyla ilgili “gıcırdayan oyuncak deneyi”ni inceleyebiliriz. Deney şöyledir:

Öğretmen yanlışlıkla bir oyuncağa çarpar ve oyuncaktan bir gıcırtı gelir. Öğretmen bir şey söylemeden odadan çıkar ve çocuk oyuncakla yalnız kalır. Çocuk önce oyuncağı gıcırdatır ama oynamaya devam ederek onun başka özelliklerini de keşfeder. Ancak öğretmen “bir oyuncak” dedikten sonra oyuncağı gıcırdatıp çocuğa verdiğinde, çocuk öğretmenin yaptığı gibi oyuncağı gıcırdatır ama daha fazla ilgilenmez. Yani çocuğa bir şey öğretmeye çalışmak ters teper.

Bu, çocuk eğitiminin ne kadar hassas bir konu olduğunu gösteren güzel bir örnek.

Bebeklerinse inanılması güç bir istatistiksel algısı vardır. Kanada’da sekiz aylık bebekler üzerinde yapılan bir deneyde içinde çok sayıda beyaz, birkaç tane de kırmızı top bulunan bir kutu kullanılmış. Önce kutunun içindeki topların tamamı, ardından toplar kutudan teker teker çekilerek bebeklere gösterilmiş. Çekilen topların çoğunlukla kırmızı olduğu durumda bebeklerin toplara daha uzun süreyle baktığı, yani durumu “şaşkınlıkla izlediği” gözlenmiş. Araştırmacılar bebeklerin bir şekilde kutudan çekilen topların çoğunun beyaz olması gerektiğini anladığı, üst üste çekilen kırmızı topların onları şaşırttığı sonucuna varmış.

Üzülerek görüyoruz ki çok sayıda yetişkin çocuklarını daha bebek sayılabilecek yaşta bilgi bombardımanına tutmakta. Elbette bu tutum da kötü bir niyet yok ancak araştırmacılar ısrarla okulöncesi eğitimde fazla öğretici yaklaşımdan uzak durulması gerektiğini söylüyor ve eğitimcilere bir tavsiyede bulunuyor:

Bırakın küçük bilim insanları oynasın. Dünya onlara öğrenmek isteyecekleri her şeyi öğretecektir.

Aşağıdaki konuşmaya da göz atmanızı öneririz.

Yapılan çalışmayı incelemek isterseniz:
https://www.scientificamerican.com/article/little-scientists-babies-have-scientific-minds/

Referans Yazı: Bilim ve Teknik Dergisi – Kasım 2012 

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Insert math as
Block
Inline
Additional settings
Formula color
Text color
#333333
Type math using LaTeX
Preview
\({}\)
Nothing to preview
Insert
Kapalı