Bir Bulmacadan Çok Daha Fazlası: Sudoku

Matematik bulmacaları, karmaşık matematiksel teorilerle ilişkili olabilmelerine rağmen, sıradan bir insanın bile kolayca anlayabileceği kadar geniş ve canlı olma özelliğine sahiptir. Tıpkı Sudoku gibi…

Eğlenceli matematik tarihindeki dönüm noktasının M.Ö.2000 yıllarında Çin’in Sarı Nehir kıyılarında başlar. Efsaneye göre İmparator Yu nehirden dışarıya bir kaplumbağanın çıktığını görür. Karnının altında siyah ve beyaz benekleri olan kutsal bir kaplumbağadır bu. Benekler ilk dokuz sayıyı göstermekte ve bu sayıların (satır, sütun ve köşeden köşeye) toplamları 15 etmektedir. Çinliler bu kareye Lo Shu derler ve evrenin iç dengesini sembolize ettiğine inanırlar o zamandan sonra. Biz de sihirli kare olarak tanımlarız günümüzde bu düzeneği.

Sihirli karelerle oynayarak ve desenlerin uyumuna hayret ederek eğlence dolu saatler geçirilebilir. Belki de bu sebepten dolayı 18. yüzyıldan itibaren profesyonel matematikçi olsun ya da olmasın bir çok kişi sihirli kare yaratma salgınına kendini kaptırmış gitmiştir.

Bu kişilerden birisi de İsviçreli matematikçi Leonhard Euler’dir. Ancak o işi bir adım daha öteye taşımış, pratikte de kullanım olanağı bulan, her bir sayının her sırada ve her sütunda bir kere kullanıldığı özel bir sihirli kare cinsi diyebileceğimiz Latin Karesini yaratmıştır.

Bu Latin karelerinin elimizden düşürmeyeceğimiz bir bulmacaya esin kaynağı olacağını nereden bilebilirdi ki…

Sizi Maki Kaji ile tanıştıralım. Kendisi Japonya’da sayı bulmacaları üzerinde uzmanlaşmış bir dergiyi yönetiyor. Kaji kendisini, insanları eğlendirmek için rakamları sanatının aracı olarak kullanan biri olarak tanımlıyor. Maki Kaji’nin kartvizitinde “Sudoku’nun Babası” yazmakta.

Maki Kaji

Fikir bir Amerikan bulmaca dergisini incelerken aklına gelmiş. İngilizce bilmediği için bir çok soruyu anlamayan Kaji, dergiyi elinden bırakacağı esnada ilginç görünümlü sayılardan oluşan bir bulmacaya rastlamış.

“Rakam Yerleri” başlığı altında 9 x 9 formatında l’den 9’a kadar olan sayılardan oluşan bir Latin karesiymiş bu bulmaca. Her sayıyı bir satır ya da bir sütun içerisinde yalnızca bir kere kullanmak koşuluyla, mantıksal çıkarımlar yardımıyla boş karelerin doldurması gerekiyormuş çözümü için. Kaji bulmacayı çözmüş ve oldukça heyecanlanmış çünkü kendi yeni dergisine koymak istediği türden bir bulmacaymış bu.

Aslında bulmaca meraklısı Howard Garns’ın buluşu olan bu bulmaca Kaji’nin düzenlemesi ve sayıları tıpkı kare bulmacalarda olduğu gibi ölçek çevresine simetrik şablonla dizmesi sonucunda yeni bir forma bürünmüş. Bu versiyona Japonca ‘bir rakam sadece bir kere görülmeli’ anlamına gelen Su Doku adı verilmiş.

Kaji, 1980 yılında ilk dergilerinde bu bulmacaya yer verse de maalesef beklenen ilgiyi görememiş. Bulmacının talihi, 1997 yılında Wayne Gould adındaki bir Yeni Zelandalı’nın, Tokyo’da bir kitap dükkanına girmesi ile değişmiş.

İngilizce bilmeyen ve yalnızca Japonca konuşan biri Rakam Yerini anlayabildiyse, yalnızca İngilizce konuşan birisi de Sudoku’yu anlayabilir elbette. Nitekim öyle olmuş. Aynı zamanda amatör olarak bilgisayar programlama ile ilgilenen Gould bulmacayı çözmüş ve çok daha fazlasını yapabilmek için sudoku yapan bir program yazmaya karar vermiş. Bir kaç günde tamamlamak niyetiyle yazmaya başladığı bu programın tamamlanması onun altı yılını almış.

Wayne Gould

Tüm bu çabalar boşa değildi elbette, şu an kendisi bir milyarder…

Konuya geri dönersek, gazeteleri bu bulmacayı yayınlamaya ikna etmek kolay olmamış başlarda ancak 2004 yılında Daily Mail devamında Daily Telegraph bulmacayı yayınlamaya başlamış devamında da furyadan geri kalmak istemeyen diğer tüm gazeteler elbette…

2005 yılında Amerika’da en çok satan ilk 50 kitaptan 6 tanesi sudoku başlıklı olmuş. 2006 yılının sonunda sudoku 60 ülkede yayınlanmaya başlanmış ve 2007 sonunda bu sayı 90 ülkeye ulaşmış.

Bu bulmaca gizlice yapılan hesaplamalara dayanır. Sudoku herhangi bir aritmetik içermese de, çözümü soyut bir düşünce, şablon tanım­lama, mantıksal çıkarımlar ve algoritmik bir üretim gerektirir.

Sudokunun başarısı sayılara duyulan yüz yıllık kültürler arası bir saplantının kanıtıdır. Sudoku matematikçiler için dikkate değer bir zafer.

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Avatar
Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın!

Futbol Topunun Matematiksel Sırları: Top Yuvarlak Değildir

Hemen her gün siyaset, politika, ya da spor içerikli yazılarda “top yuvarlaktır” ifadesi ile karşılaşırız. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.