Bilim ve Leonardo da Vinci

Rönesans döneminin ünlü sanatçısı, aydını, doğa bilimcisi ve felsefenin üstadı Leonardo da Vinci, kadar sanat ve bilimi ustaca birleştiren bir başka aydın yok gibidir.

Kitabi bilgileri önemsemekle birlikte o, deney ve insan gözlemine dayanan deneyimi bilimin ve gerçeğin yegâne ilkesi olarak kabul ediyordu. İnsanın bilimsel bilgilerinin, onun doğaya hükmetmesinin yegâne yolu olduğunu belirten Leonardo, görüşlerini bizzat geliştirdiği deneylerle de kanıtlıyordu. Dokuma makineleri, uçak ve paraşüt çizimleri, ilginç değirmen tasarımları, savaş aletleri, hidrodinamik makineler vs. onun yaptığı ve kullandığı araç ve yöntemlerdi.

Onun materyalizme güç veren bilimsel görüş ve felsefi eserleri, yüzyıllar boyu felsefenin başyapıtları arasında yer aldı. Tezleri sadece onlarca kuşağın eğitilmesini sağlamadı; aynı zamanda feodalizme ve kraliyete karşı mücadele yürüten Rönesans ve aydınlanma döneminin aydınlarına yaşamıyla da esin kaynağı oldu.

Aşağıdaki maddelerden onun bilim hakkındaki görüşlerini daha iyi anlayabilirsiniz.

1. Teori ve Pratik üzerine…

Önce teori, sonra da onun üzerine pratik inşa edilmelidir.

2 Bilimin öncü konumuna ilişkin…

Bilim kaptandır, pratik ise askerler.

3. Bilimden vazgeçemeyeceğimize dair…

Pratiği bilim olmadan uygulayanların vay haline! Bilimi kılavuz edinmeden pratiğe sevdalananlar, pusulası olmadan gemisini yürütendir. O nedenle onun gemisinin nereye gittiği hiçbir zaman belli olmaz. Pratik her zaman iyi bir teorik zemin üzerinde yükselmelidir; tıpkı resme kılavuzluk eden perspektif ve giriş kapısı gibi, çünkü resim sanatı tesadüflerle ilerlemez.

4. Lafın değil, gerçeklerin önemine dair…

Sonucu, yöntemiyle birlikte yok olan (ölen) bilimlerden uzak dur!

5. Matematiğin önemine dair…

Matematiğin kullanılmadığı ya da matematikle birleştirilemeyen hiçbir yer [bilim dalı] güvenli değildir.

Matematikçi olmayanlar [matematiği önemsemeyenler] beni okumasınlar!

6. Bütün bilimlerin deneyime dayanması gerektiğine dair…

Görüşlerini ve yukarıda not ettiklerini örneklerle temellendirmelisin; sadece görüş ileri sürmek yetmez; nitekim deneyden başka hiçbir çaren yoktur.

7. İnsanın gözlem ve deneylerle ikna ettiğine dair…

Unutma ki suyun ne olduğunu ortaya koyarken önce deney yap, sonra nedenini açıkla.

8. Deneyin, bilimsel yasaların ve bağlantılarının ortaya konduğu planlı bir doğa taklidi olduğuna dair…

Deney, sanatsal bir harika olan doğayla insan türü arasındaki tercümandır; deney bize, doğanın ölümlüler üzerindeki uygulamalarını gösterir; o bize, zorunlu yasaların akıldan farklı bir şekilde işlemeyeceğinin yanı sıra onun etkisinin nasıl işlediğini de göstermektedir.

9. Ancak birkaç deneyden sonra kesin sonucun elde edilebileceğine dair…

Sakın ola ki tek bir deneyden sonra sonuçlar açıklamayasın! Deneyi birkaç kez daha tekrar et ve eğer hep aynı sonuçları alıyorsan, işte o zaman kesin sonuç elde ettin demektir.

10. Bizi yanıltanın izlenimler değil, fakat kesin hükümlerimiz olduğuna dair…

Sizi yanıltan deneyler değil, deneyimlerle kanıtlanmamış, fakat sizin deneylere yüklediğiniz hükümlerinizdir. Her bir başlangıcın, eğer süreç kesintiye uğramamışsa, zorunlu bir sonucu olan devamı vardır; ama eğer süreç kesintiye uğruyorsa ve elde edilen sonuç yukarıdaki sonuçtan farklıysa, bu durumda sonuç, kesintiye yol açan engelin büyüklüğü ve küçüklüğüne göre değişmiş demektir, bu da engelin başlangıçtan daha güçlü olduğu anlamına gelir. Deneyimler yanılmaz, sadece öngörülerimizdeki beklentiler boşa çıkar. Deneylerin sonuçlarına öfkelenerek onların aldatıcı olduğunu söyleyenlerin kendileri yanılgı içindedirler. Bu durumda bırakın bu deneyleri ve ayakları yene basmayan önyargılarınıza geri dönün.

11. Deneyin yanı sıra mantıkla kanıtlamanın da bilimde geçerli bir kural olduğuna dair…

Bir bilim kapsamında ortaya konmuş olan genel bir kural, ondan önceki bir başat sonuca dayanıyorsa bunda eleştirecek hiçbir şey yoktur.

12. Bilgisini sağlam temele oturtmak isteyenlerin nedenselliğin en son noktasına kadar gitmesinin zorunluluğuna dair…

Kuşların uçma yasasını bilimsel olarak kavramak için önce rüzgârın yasalarını bilmek gerekir; nasıl ki suyun hareketinin yasalarını kendi üzerimizde hissediyorsak, aynı şekilde kanatların da rüzgârda nasıl hareket ettiğini anlayabiliriz.

13. Doğanın gizemlerinin bir anda elde edilemediğine dair…

Ey araştırmacı! Sakın ha doğanın kendiliğinden ortaya koyduklarını “buldum” diye bağırarak kendinle övünme! Ama zihninde kurduğun planların sonuçlarını kavrayabilmişsen ne mutlu sana!

14. Bilimin kurallarını küçümseyenlere dair…

Matematiğin yüksek öğretisini eleştirenler, kafa karışıklığından mustariptirler ve bu nedenle de softaların gevezelikten başka bir şey öğretmeyen öğretilerinin çelişkilerini ortadan kaldıramazlar.

15. Dar kafalılara ve kibirli hümanistlere dair…

Bazılarının beni eğitim almadığımdan ve yeterince kitabi bilgiye sahip olmadığımdan dolayı küçümsediğini biliyorum. Sersemler! Bilmiyorlar mı ki ben de tıpkı Romalı aristokratların suratına bağıran Marius gibi onlara şunu söyleyebilmekteyim: “Başkalarının emeğini kendisine mal ederek caka satanlar, edindikleri şeyin üstlerinde eğreti durduğunu görmüyorlar mı?” Onlar şimdi bana yapmak istediklerimi sözle ifade edecek kadar eğitime sahip olmadığımı söyleyeceklerdir. Ancak onlar benim konularımın, başkalarına ait sözlerden çok deneyimle kanıtlandığını da mı bilmiyorlar; ayrıca ünlü yazarların üstadı olanlarını ben de sayarım ve gerektiğinde onlara başvurmasını ben de bilirim.

16. Hümanistlere, softalara ve kapıkulu olanlara dair…

Her kim ki tartışmada kendi aklına değil, fakat başka otoritelere başvuruyor, bu durumda o sadece aklında kalanı kullanmaktadır.

18. Ukalaların el üstünde tutulmasına; araştırmacıların ve buluş yapanların aşağılanmasına dair…

Buluş yapanlarla insan ile doğa arasında aracılık yapanlar, ukalanın dümbeleğinden ve başkalarının kitaplarından alıntı yapanlar farklı değerlendirilmeli ve el üstünde tutulmalıdırlar, tıpkı aynadan uzakta olanla, aynaya yansıyanın aynı olmaması gibi, çünkü biri gerçektir, diğeri ise sadece bir yansı. Bunlar doğayla alakası olmayan, ama bir rastlantı sonucu araştırmacı kisvesi edinmiş olanlardır ki bunları rahatlıkla koyun sürülerine dâhil edebilirsin.

19. Doğaya ve gerçek bilgiye gözlerini kapayanların kendilerine verdikleri zarar hakkında…

Yaşamın sunduğu olanaklarla dünyanın güzelliklerini görmeyen ihtiraslı kişiler, en çok kendilerine zarar vermektedirler. Ama yaşamdan koptukları için ne bunlarda bir güzellik olur ne de bunların birine bir faydası dokunur.

20. Doğanın deneyimlerimizden daha derin olduğuna dair…

Doğa deneyimle sabitlenemeyen sayısız sebep barındırır.

Kaynak: Sadık Usta – Dünyayı Değiştiren Düşünürler, 1. Cilt

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı