ZİHİN AÇAN YAZILAR

Bilim İnsanları da Bir Zamanlar Çocuktu

Günümüz bilimine yön veren, geçmiş zamanların çocuklarına, kendileri ile yapılan bir röportajda çocukken oynamayı sevdikleri oyuncakların ne olduğu sorulmuş. Verdikleri cevaplar, ailelerin çocukları doğru yönlendirmesinin, gelecekleri üzerindeki etkisini kanıtlar nitelikte…

Geoff Marcy – Astronom

14 yaşındayken annem babam 100 dolara kullanılmış bir teleskop almışlardı bana. Bu, 10 cm çapında aynası olan bir yansıtıcıydı ve yalnızca elle yönlendiriliyordu. Teleskopu çatıya koydum ve her gece oraya çıktım. En sevdiğim gökcismi, görkemli halkaları ve büyük uydusu Titan’la Satürn’dü.

Bir deftere her gece Titan’ın Satürn yörüngesindeki konumunu çizerdim. Aylar sonra Titan birkaç turunu tamamlamış durumdaydı ve ben onun bir turunu tamamlaması için gereken sürenin ne kadar olduğunu kestire -bilmiştim. Bu süreyi her ay daha doğrulukla belirtiyordum.

Sonuçta bu sürenin 16,0 gün olduğunu bulmuştum. Bunun doğrusu ise 15,95 gün.

Richard Leakey – Paleoantropolog

Ben küçük bir çocukken annem babam çok yoksuldu, bu yüzden kurmalı ya da pilli oyuncaklar bize göre değildi. Yaşıtlarımla sözel etkileşimden zevk almayı öğrenmiştim. Eğer, oyuncağın tanımı ‘birini eğlendiren şey’ ise ben, arkadaşlarımla birlikte olmaktan mutlu olurdum. Bugün de aynı şeyi hissediyorum.

Gertrude Elion – 1988 Nobel Tıp Ödülü sahibi, Farmakolog

Çok küçük yaşlardayken bilimle ilgili değildim. Oyuncaklarımın gelecekteki mesleğimle en ufak bir ilgisi yoktu. O günlerde radyo ve televizyon yoktu. Benim için en büyük eğlence kitaplardı.

11-12 yaşlarındayken okuduğum Mikrop Avcıları adındaki kitabın üzerimde çok büyük etkisi olmuştu. Kitap Pasteur, Leeuwenhoek ve Koch hakkında ve ben hala ondan keyif alıyorum. Gerçekten, o dönemde farkında olmamış olsam bile, üzerimde çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum bu kitabın.

Jim Lovell – NASA astronotu, Apollo13.ün kaptanı

En çok zevk aldığım oyuncaklar model uçaklardı. Onları ben yapardım. Bir teleskopum ve kimya malzemelerim vardı. Teleskopumla Ay’a ve gezegenlere bakarak saatler geçirirdim,

Story Musgrave – Cerrah, astronot

Massachusetts’in batısında büyüdüm. Oyuncaklarımın çoğu çiftlik makineleri ve onların modelleriydi. O yıllarda bilimsel oyuncaklar yoktu. Yolculuk yapmak gerektiğinde, buharlı tren kullanılıyordu: dizel motorları daha yoktu. Buharlı trene bin, sonra da uzay aracı kullan: hepsi aynı yaşam içinde…

Roger Penrose – Matematikçi

Her zaman yapı oyuncaklarını ve yapbozları sevmiştim. Bazen babam böyle oyuncaklar üretirdi kendi kendine, aynı şeyi ben de yapardım. Kendi yaptığım oyuncaklar, satın alınanlardan daha çok etkilerdi beni.

On yaşındayken yaklaşık elli yılı kapsayan bir sürgülü takvim yapmıştım. Bundan kısa bir süre sonra da çalışan bir ay saati ve çalışmayan bir “ses merceği” yaptım.

Freeman Dyson – Fizikçi

En sevdiğim oyuncaklardan biri kurmalı bir yay yardımıyla işleyen güçlü ama yavaş hareket eden dört tekerlekli ağır bir traktördü. Tekerleklerinin üzerindeki lastik takozlar sayesinde engelleri tırmanıp inebiliyor ve ağır yük taşıyabiliyordu. Beş yaşındayken saatler boyunca onunla oynardım.

1997 yılında, yani ben 65 yaşındayken küçük robot Sojoıırner’i Mars topraklarında yavaş yavaş ilerlerken gördüğümde, eski traktörüm sanki yeniden canlanmış gibi gelmişti bana.

Arno Penzias – 1978 Nobel Fizik ödülü sahibi

Yanıtım çok basit: Her zaman el aletlerinden hoşlanmıştım. Onlarla durumun gerektirdiğine göre ev tamirinden sanatsal bir ürüne değin elime geçen her şeyi biçimlendirebiliyordum.

Resim yapma dışında, zevk almadığım hiçbir yapma birleştirme işi yoktu. Alışkanlık olarak, atılacak bazı şeyleri gelecekte bir işe yarar düşüncesiyle biriktiririm. Ancak her şeyi biriktirmem, işe yarayıp yaramayacağına bakarım. Bu bana, ne olduğundan çok ne olacağını görebilmem konusunda yardım eder.

E. O. Wilson – Zoolog

Anımsadığım en eski ve en sevdiğim oyuncak dokuz yaşında sahip olduğum bir kelebek yakalama kepçesi. Annem babam süpürge sopası, elbise askısı ve bir parça tülbentten ilk kelebek yakalama kepçemi yapmama yardım etmişlerdi. Bu, beni önce avcı. sonra da bir doğa uzmanı yapmıştı.

Adrienne Zihlman – Antropoloji

Birkaç bebek dışında, “oyuncak” çocuğu değildim. Ama kaya, yaprak, hayvan resimleri ve benzeri şeylerin toplayıcısıydım. Eğlence için ne yapardım? Televizyonumuz yoktu, bu nedenle ailece oyun oynardık. Yazın, büyükbabamın hayvan çiftliğinde olurduk. Şimdi araştırmamın bir parçası olarak kemik, bahçem için bitki, haftalık deniz kıyısı yürüyüşlerimde de deniz kabuğu topluyorum. Oyuncaklarımla ilgili pek bir şey değişmemiş gibi geliyor bana.

Okuma Önerisi: Matematik Bir Oyun mu Yoksa Sığınak mı?

Matematiksel

Kaynak
Zuhal Güngör, Bilim Teknik Dergisi, Nisan 1998

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu