Sinirbilim

Beyniniz Kendi Ayak Seslerinizi Duymanıza İzin Veriyor mu?

Neden kendi çıkardığımız seslere değil de başkalarının seslerine odaklanırız?

Bazı fenomenler vardır ki bir yerlerde denk gelmedikçe farkına bile varmayız. Bunlardan bir tanesi de kendi çıkardığımız sesler ile ilgilidir. Örneğin ıssız bir sokakta yürürken başkasının ayak seslerini çok net fark etmemize rağmen kendi ayak sesimizi çoğu zaman duymayız. Durum sadece ayak sesimiz ile de ilgili değildir. Örneğin yemeğimizi yerken kendi ağzımızdan çıkan sesleri de duymayız. Ama karşımızdaki insan sesli bir biçimde yemek yerse rahatsız oluruz. Ya da bilgisayardan yazı yazarken kendi klavyemizden çıkan sesler bizi rahatsız etmezken, yan masadaki arkadaşımızın tuş sesleri çoğumuza oldukça sinir bozucu gelir.

Kısacası beynimiz sanki kendi seslerimizi duymamızı engelleyen bir mekanizma ile donatılmış gibidir. Peki ama neden kendi çıkardığımız sesleri duyamıyoruz? Bu durum bilim camiasında uzun süredir bilinse de kesin bir cevaba ulaşılamamıştı. Yakın zamanda yapılan bir araştırma ise bize bir cevap verdi.

Araştırmanın Detayları

Duke Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden araştırmacılar bu fenomenin ortaya çıkış şeklini belirleyebilmek için fareler üzerinde bir çalışma yaptılar. Hazırladıkları sistem, fare hareket ettiği zamanlarda duydukları sesleri belirleyecek biçimde planlanmıştı. Bilim insanları kısa süre sonra, fareler yürümelerinin belirli bir şekilde ses çıkarmayı beklediklerinde, işitsel korteksin (beynin ana işitme merkezlerinden biri) gürültüye yanıt vermeyi bıraktığını keşfettiler.

Araştırma ekibinden New York Üniversitesi, Sinir Bilimleri Merkezi’nde doçent olan Dr. David Schneider çalışmalarını şu şekilde özetliyor. “Neredeyse kendi hareketlerinin sesini filtreleyebilen özel kulaklıklar takıyor gibiydi. Ancak, beklenmedik bir ses olduğunda, işitme korteksindeki nöronların büyük tepkileri vardı.”

Bilim insanları ayrıca, fareler kendi çıkarttıkları seslere alıştıkça, işitsel korteks ile beynin hareket etmekten sorumlu kısmı olan motor korteks arasında bazı önemli bağlantıların değiştiğini de fark ettiler. Bu durum aslında bizler içinde geçerlidir. Deneyim, beynin hareketten kaynaklanan öngörülebilir hisleri bastırma biçimini şekillendirebilir. Bu nedenle her gün giydiğimiz ayakkabının kaldırımda çıkardığı sesleri duymazken, ayakkabımızı değiştirdiğimiz zaman duymaya başlarız.

Fare gibi, avlanmaya alışkın herhangi bir varlık için, kendisinin çıkardığı zararsız sesleri filtreleme ve potansiyel olarak daha tehlikeli olana odaklanma becerisi, hayati öneme sahiptir. Ayrıca bu işitsel adaptasyon insanların konuşmayı öğrenmek, bir enstrüman çalmak veya şarkı söylemek gibi karmaşık görevlere katılmalarına da izin verir. Bu tür bir sistem beyninizi çaldığınız veya söylediğiniz notaları beklemesi için eğitebilecektir.

Araştırmacılar bu bilgiyi birkaç farklı alana ışık tutmak için kullanmayı umuyorlar. Örneğin, şizofreni hastaları sıklıkla aslında olmayan hayali sesleri işitirler. Bu halüsinasyonların beynin hareket ve duyma merkezlerinin arasındaki bozuk bir bağlantı yüzünden olduğu düşünülmektedir. Benzer genetik mutasyonlara sahip olan fareler üzerinde yapılan bu çalışma aradaki bağlantıyı daha iyi anlamamıza ve tedavi seçeneği yaratmamıza olanak sağlayabilir.

Detay ve ileri okumalar için:

Matematiksel

Sibel Çağlar

Yola Kadıköy Anadolu Lisesi ile başladım. Ardından gelen tesadüfler, zamanında pek de sevmediğim, matematik ile yolumu kesiştirdi. Sonucunda Marmara Üniversitesinde İng. Matematik öğretmenliğinden mezun oldum. Zaman akıp gitti; bu süreçte ben de çeşitli özel eğitim kurumlarında matematik öğretmenliği ve eğitim koordinatörlüğü yaptım. Bu esnada da bol bol matematik ile ilgili serzenişlere şahit oldum. Ne yapmalı diye düşünürken, aklıma bu site fikri geldi. 2015 yılında matematiksel.org web sitesini kurdum. Amacım bilime ve özelinde matematiğe ilgiliyi arttırmaktı. Matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarının da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Yolumuz uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu