İyilik Yap, İyilik Bul: Benjamin Franklin Etkisi

İyilik Yaptığımız İnsanları mı Severiz, Sevdiğimiz İnsanlara mı İyilik Yaparız?

Hayatımızdaki çoğu insan dost ve düşman arasındaki uçsuz bucaksız gri alana denk gelir. Tanıdıklarımız dediğimiz kişiler hakkında tarafsızdır. Onların mutlu ya da üzüntülü zamanları temelde bizim için fazla bir şey ifade etmez. Lise buluşmalarımızda bir araya geldiğimiz ya da sosyal medya üzerinden arkadaşlık kurduklarımızın çoğu bu kategoriye girer. yaşayan insanlar hemen hemen onlardır. Ancak kaçınılmaz olarak, hayatımızın bazı alanlarında sevmediğimiz kişiler de vardır. Bu kişiler sizden etnik kökeniniz, politik duruşunuz ya da trafikte yolunu kestiğiniz için hoşlanmayabilirler.

Peki, birine bir iyilik yaptığınızda ne olur? Özellikle, pek sevmediğiniz bir kişiye iyilik yapmaya zorlandığınızda ne olur; kişiyi daha çok mu seversiniz yoksa daha az mı? Uyumsuzluk teorisi, iyilik yaptıktan sonra kişiyi daha çok seveceğinizi öngörür.

Benjamin Franklin Etkisi Nedir?

İyilik yaptığımız kişilere daha çok bağlanıyoruz. Buna, bu fenomeni keşfeden ilk kişi Benjamin Franklin olduğu için Benjamin Franklin Etkisi denir. Bu etkisi 1969’da bilimsel çalışmalar tarafından da kanıtlanmış ve onaylanmıştır.

Benjamin Franklin

18. yüzyılda, Amerikalı bilim insanı ve siyasetçi Benjamin Franklin, bunu siyasi bir strateji olarak kullandığını daha sonra dile getirmiştir. Franklin, Pennsylvania eyaleti yasama meclisinde görev yaparken, bir milletvekilinin siyasi muhalefeti ve düşmanlığından rahatsız oldu. Bu ikna edilmesi güç ve inatçı bir üyesinin işbirliğini kazanmak istedi. Bu kişinin kütüphanesinde nadir bulunan ilginç bir kitabın nüshası olduğunu biliyordu ve ona kitabı birkaç günlüğüne ödünç alıp alamayacağını sordu. O kişi bunu kabul etti ve ilerleyen süreçte Franklin ile irtibatını devam ettirdi. Devamında Franklin, kitap ödünç alma tekniğinin başarısını basit bir kurala dayandırdı. “Size bir kez iyilik yapan, onu bir daha hiç zorlamanıza gerek kalmadan bir kez daha yapmaya hazır olacaktır.” Başka bir deyişle, bir kişinin sizi sevme olasılığını artırmak için size bir iyilik yapmasını sağlayın. Yüz yıl sonra, Rus roman yazarı Leo Tolstoy da aynı fikri şu cümlelerle dile getirdi: “İnsanları bize yaptıkları iyiliklerden dolayı değil, biz onlara iyilik yaptığımızda daha çok severiz.”

1960’lı yıllarda, psikologlar Jon Jecker ve David Landy, bu 200 yıllık tekniğin yirminci yüzyılda hâlâ işe yarayıp yaramadığını keşfetmeye karar verdiler. Deneylerinde bir grup öğrenci arasında bir bilgi yarışması düzenlediler. Sonuçta da önemli bir miktar para ödülü vardı. Daha sonra deneyci öğrencilerin 1/3’üne deney için kendi parasını kullandığını ve parasının yetersiz kaldığını açıkladı. “Bana özel bir iyilik olarak, kazandığın parayı iade edebilir misin?” diye sordu. Aynı talep, deneyci tarafından değil, bölüm sekreteri tarafından farklı bir gruba daha yapıldı ancak bu sefer onlara parayı özel bir iyilik olarak değil, bir fona bağış yapmak biçiminde iade edip etmeyecekleri soruldu. Kalan katılımcılardan kazançlarını iade etmeleri hiç istenmedi. Son olarak, tüm katılımcılardan deneyciyi değerlendirme fırsatı içeren bir anket doldurmaları istendi. Ona özel bir iyilik yapmaya inandırılan katılımcılar onu en çekici buldular; kendilerini onun harika ve hak eden bir adam olduğuna ikna ettiler. Diğerlerinde ise tam olarak bu biçimde bir düşünce oluşmamıştı.

Benjamin Franklin Etkisi Neden İşe Yarıyor?

İnsanlardan size küçük bir iyilik yapmalarını istemek, sizden hoşlanıp hoşlanmadıklarına bakılmaksızın, sizi daha sevimli kılacaktır. Bir dereceye kadar bu sağduyuya aykırıdır. Genellikle, birisine zaten ondan hoşlanıyorsanız ve sizden hoşlanmasını istiyorsanız bir iyilik yaparsınız. Onları etkilemek ve kendi iyiliğinizle değerinizi duyurmak istersiniz. Hoşlanmadığınız birinin de sizden hoşlanmadığını düşünür ve bu kişilere karşı bir mesafe koyarsınız. Bu kişiler ile kuracağınız temel düzeyde bir iletişim insanları sizi sevmeye teşvik eder.

Bu küçük iyilik elbette, birinden size raftan bir şey vermesini, yemekte tuzu uzatmasını ya da uzman oldukları bir konu hakkındaki fikirlerini paylaşmasını istemek gibi basit şeyler olmalıdır. Bu küçük ve hatta ilgisiz görevlerin her biri, ikiniz arasındaki etkileşim miktarını artıracak ve büyük bir bilişsel uyumsuzluk durumuna neden olacaktır. Karşınızdaki kişi kendisi ile çelişecek ve zihinsel kargaşa yaşayacaktır.

Ayrıca ilk adımı atarak onlar için küçük bir iyiliği siz de yapabilirsiniz. İnsanlara yapılan iyilikler, arkadaş canlısı olduğunuzu gösterir ve onlara karşı herhangi bir kötü niyet beslemediğinize dair işaret verir. Başkaları için iyilik yapmak, insanların zihninde daha sempatik olmanızı sağlar. En azından, sizin için sahip oldukları ilk düşmanlıkları etkisiz hale getirir.

Ve Benjamin Franklin etkisinin tanımladığı gibi ona iyilik yaparsanız, siz de o kişi hakkında daha olumlu hissetmeye başlarsınız. İyilik dürtünüzü, kendi çıkarları için kullanmak isteyen insanlara karşı bilinçli olmanız dileğiyle…

KAYNAKÇA:

  • Prof. Richard Wiseman; “59 Saniye”; İyilikler, Gülünç Durumlar ve Dedikodu / sayfa 60-61
  • Patrick King; The Science of Likability Charm, Wit, Humor, and the 16 Studies That Show You How to Master Them

Matematiksel

Gamze Dönmez

Okumayı pek çok eyleme tercih eden, araştırmayı, öğrenmeyi, öğretmeyi ve yeniden öğrenmeyi seven, amatör olarak öykü yazarlığı yapan, Türkçeyi çok seven bir ilköğretim matematik öğretmeniyim. Öğrenme psikolojisi, gelişim psikolojisi, olasılık, geometri ve mantık çokça dikkatimi çeken alanlardan. Merak uyandırıp geri çekilmenin merak gidermekten daha değerli olduğunu düşünüyorum. Bilimin, bilmenin ve bilenin gücüne inanıyorum. Paylaşmak güzeldir!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu