Beklenti Teorisi Kapsamında Ekonomik Bir Değerlendirme

Sayılar, hayatımızın hemen hemen her alanında bulabileceğimiz zihinsel hafızanın kontrol mekanizmasında bulunan algoritmalardır. Ne demek istediğimi esprili bir dille açıklayayım: Otobanda giderken önümüzdeki kamyonun arkasındaki sözü okuduktan sonra bilişsel öğrenme ile bilinçaltımıza nasıl yerleşirse, sayılar da hayatımızda zihinsel olarak yapacağımız hamleler arasında sıkça yer almaktadır.

Örneğin, John Nash’in henüz 21 yaşındayken hazırladığı doktora tezi ile oyun teorisine yeni bir boyut kazandırması davranışların aslında matematiksel matrislerle açıklanmasına ışık tutmuştur. John Von Neumann tarafından ilk kez ortaya çıkan bu teori, Neumann’ın şahit olduğu bir poker oyunu esnasında oyuncuların oyunu kazanmak için şans faktörünün yanında zihinsel stratejilerinin de etkili olduğunu fark etmesiyle ortaya çıkmıştır.

Rekabet halindeki herkes bu teoriye göre birer oyuncudur ve toplamı sıfır olan oyunlar ve sıfır olmayan oyunlar olarak sınıflandırılmaktadır. Toplamı sıfır olan oyunları stratejik açıdan değerlendirecek olursak;

1)Sendika, işveren ve devlet tarafından pazarlığı yapılan işçi ücretleri
2)Politik partiler arasındaki seçim stratejileri
3) Güç politikaları kapsamında ülkelerin savaş stratejileri biçimindedir.

Sıfır Toplamlı Oyunlar Nedir?

Kaybeden taraf ile kazanan tarafın sayısal olarak eşit rakama sahip olması, bir tarafın kaybettiği için negatif, diğer tarafın kazandığı için pozitif olduğu durumlar da yukarıda örneklendirdiğim üzere sıfır toplamlı oyunlar kapsamında değerlendirilmektedir.

Ancak yukarıdaki maddelerin haricinde her iki tarafın da kazandığı ‘’kazan kazan’’ politikasının geçerli olduğu durum bizleri sıfır toplamlı olmayan oyunlara götürmektedir. Örneğin, soğuk bir iklimin hakim olduğu Finlandiya’ya gıda ihraç eden tropik bir ülkenin, karşılığında teknoloji temelli yapılandırma satın alması buna örnek verilebilir.

Özellikle günümüz yüzyılında kararsızlık mekanizmasına sahip insanları kullanmak amaçlı oluşturulan internet alışveriş siteleri, yaptıkları kampanyalar sayesinde insanların ihtiyacı dışında satın aldıkları, belki de hiç kullanmayacakları ürünleri sempatik pazar stratejileri ile karşımıza çıkarmaktadır.

İnsanlar artık, kullanım açısından kendilerine en çok faydayı sağlayacak ürünler dışında, görselliği ön plana çıkaran daha basit mallara yöneldiler. Yeni inovasyon pazar ürünleri arasında seçim yapmayıp, hoşlarına giden her ürünü alır oldular. Bu ve buna benzer birçok örnek verilebilir ama konuyu çok fazla dağıtmadan her bir düşüncenin aslında davranış eylemine dönüşmeden önce zihinsel muhakemesi yapıldığı aşikardır.

Matematiğin Evrimi ve Davranışsal İktisat   

Amos Tversky ve Daniel Kahneman

Tarihsel literatüre değinecek olursam, 20. Yüzyılın ikinci yarısından sonra evrilmeye başlayan psikoloji biliminin getirisi olan pür rasyonellik kavramı ilk kez Herbert Simon tarafından ‘’sınırlı rasyonellik’’ tanımı ile geliştirilmiştir. Simon’a göre her karar iki farklı boyutu olan karmaşık bir sürecin sonucudur. Bu sebeple insanlar sezgisel nedenlerle sonuca ulaşmaya çabalarlar.

1970’lerde ise psikolojinin ekonomi ile evrilme sürecinde Daniel Kahneman ve Amos Tversky’nin çalışmalarının sonucu olarak ‘’Belirsizlik Altında Karar Alma’’, ‘’Kayıptan Kaçınma’’, ‘’Beklenti Teorisi’’ gibi yeni düşünce teorileri iktisada Davranışsal iktisat dalını kazandırmıştır.

Bu çalışmalara istinaden iktisada kazandırılan ‘’Davranışsal İktisat’’ kavramı bugünlere ışık tutmaktadır. Bu sebeple 1978 yılında Herbert Simon’un kazandığı Nobel ekonomi ödülünün 2002 deki sahibi Daniel Kahneman olmuştur.

Davranışsal ekonomi kapsamında insan davranışları deneysel yöntemlerle analiz edilerek, kavramsal sonuçlar istatistiksel yöntemlerle çözümlenmektedir. Ayrıca finans alanında geniş bir veri setinin varlığı, kullanılan metotların çeşitliliği, ve sonuç olarak ortaya çıkan yöntemler, mevcut çalışmaların etkinliğini arttırmaktadır.

Beklenti Teorisini Bizlere Ne Anlatmak İster?

Beklenti teorisi tercih süreci, düzenleme ve değerlendirme safhalarından oluşmaktadır. Gelecekteki beklentilerin ön analizinden geçirilerek daha basit hale getirildiği safha düzenleme safhasıdır. Değerlendirme safhasında ise düzenlenen gelecekteki beklentiler değerlendirilmekte ve her bir beklentiye değer atfedilmektedir.

Birey risk altında bir karar verirken bir referans noktası oluşturur ve bu nokta onun alacağı
kararda kazançlı olup olmayacağını belirler. Başka deyişle alınan kararın optimum olmasını bu nokta belirler. Bireyin alacağı kararda kazanç veya kaybın sürekliliği ve oranı duyarlılığı azaltmaktadır. Son olarak kazanç ve kayıp oranı eşit olsa bile psikolojik ağırlıklarının eşit olmadığıdır.

Kısacası önemli olan kazanmak değil, kaybetmemektir. Ayrıca bireyin risk altında karar alma sürecinde algı, yargı, duygu ve tecrübe de önemlidir. Beklenti teorisi tutarsız birey için aslında optimum kararı vermiş olmanın umudunu taşır. Sonucunda birey karar verdiğinde kıyaslama yapar. Sonrasında da kıyas için bir referans noktası belirler. Bu referans noktası aldığı kararı etkiler. Referans noktası çapa etkisi ile benzerdir. Daniel Kahneman’ın özgün örneği aşağıdaki gibidir.

Beklenti Teorisi ile İlgili Bir Örnek

“Önünüze üç su kâsesi koyun. Sol taraftaki kâseye buz gibi su, sağ taraftakine de sıcak su koyun. Ortada duran kâsenin suyu oda ısısında olmalı. Ellerinizi bir dakika kadar soğuk ve sıcak suya, sonra ikisini birden ortadaki kâseye batırın. Aynı ısıyı bir elinizde sıcak olarak, ötekindeyse soğuk olarak hissedeceksiniz.

Beklenti Teorisi Hipotetik Değer Fonksiyonu.
Tversky ve Kahneman’ın adlandırdığı ve bireylerin risk altında karar verme teorisi açıklanmıştır. Beklenti teorisinde fayda kavramı yerine değer kavramı kullanılmaktadır. Teorideki değer fonksiyonu, beklenen fayda fonksiyonundan farklıdır. Değer fonksiyonu, bir referans noktasından sapan kazanç ve kayıplardır. Sonucunda bireylerin belli bir referans noktasına bağlı kazançları konkav, kayıp durumları ise konvekstir. Kısacası bireyin kazanç ihtimalinde riskten kaçındığı, kayıp ihtimalinde ise risk aramaya hazır olduğu değerlendirilmektedir.

Mali sonuçlar için, olağan referans noktası mevcut durumdur. Ancak beklediğiniz sonuç veya hak ettiğinizi düşündüğünüz sonuç da olabilir. Referans noktalarından daha iyi olan sonuçlar kazançlardır. Referans noktasının altındakiler ise kişisel kayıplardır“.

İnsan Zihninin Felsefi Boyutu

Fotoğraf: wordsworth-editions.com

Edinimsel bir zihinsel aktivite olan satranç oyunu aslında kişinin çocukluk yıllarından itibaren iyi donatılmış bir silahşör olarak yetiştirilmesiyle ilgilidir. Bu nedenle Rene Descartes‘in ünlü sözünden hareketle ‘’Düşünüyorum o halde varım’’ terimi hiç kuşkusuz insan olmanın sınırsız zihin kapasitesine bir gönderme niteliğindedir.

Davranışsal iktisatta, nörobilimde ve psikolojideki çalışmalarla, duyguların ekonomik davranışlardaki rolü daha iyi anlaşılabilmektedir. Bu kavramların ortaya çıkmasında araç niteliğinde olan ve yöntemsel birçok farklı analizi içinde barındıran oyun teorisi kavramı, davranışsal veriler ile matematiksel sonuçlara ulaşmanın en keyifli yollarından birisi olmaktadır.



Kaynaklar ve ileri okumalar:

  • Ho, T. H., Lim N., & Camerer C. F. (2006). How ‘’Psychological’’ Should Economic and Marketing Models Be?. Journal of Marketing Research, cilt 43, s. 308.
  • Kahneman, D., Tversky, A. (1979). Prospect theory: An analysis of decision under risk. Econometrica, cilt 47(2), ss. 265 – 274.
  • Prospect Theory: How Users Make Decisions; Bağlantı: https://www.invespcro.com/

Dip Not:

Matematiksel, 2015 yılından beri yayında olan ve Türkiye’de matematiğe karşı duyulan önyargıyı azaltmak ve ilgiyi arttırmak amacıyla kurulmuş bir platformdur. Sitemizde, öncelikli olarak matematik ile ilgili yazılar yer almaktadır. Ancak bilimin bütünsel yapısı itibari ile diğer bilim dalları ile ilgili konular da ilerleyen yıllarda sitemize dahil edilmiştir. Bu sitenin tek kazancı sizlere göstermek zorunda kaldığımız reklamlardır. Yüksek okunurluk düzeyine sahip bir web sitesi barındırmak ne yazık ki günümüzde oldukça masraflıdır. Bu konuda bizi anlayacağınızı umuyoruz. Ayrıca yazımızı paylaşarak da büyümemize destek olabilirsiniz. Matematik ile kalalım, bilim ile kalalım

Matematiksel

Sinem Dönmez

Bilim onu kullanabilen için yararlıdır. Öte yandan bildiklerimizi kendimize saklamamız anlamsızdır. Bu teoriden hareketle İktisat bölümü yüksek lisans programında, öğrendiklerim ve araştırmalarım sonucunda yazmış olduğum makalelerle karşınızdayım. Bunlara ek olarak; kişisel gelişim, psikoloji, ve ekonomi üzerine çalışmalarım mevcuttur. Zihinsel altyapımızı geliştirip, bunu başka zihinlere ulaştırmak dileğiyle…

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz