Tarih

Bazı Dillerde Aşk ve Acıma Aynı Kelimedir

2.000'den fazla dil üzerinde yapılan bir çalışma, duyguları tanımlamak için kullanılan kelimelerin kültürler arasında nasıl değiştiğini göstermekte.

İnsanlar eski Yunanlılardan beri duygular hakkında tartışıyorlar. Aristoteles, bunların erdem için gerekli olduğunu öne sürdü. Stoacılar duyguları mantığa aykırı olarak nitelendirdi. Charles Darwin, dünyadaki her kültürün altı temel duyguyu paylaştığını düşünüyordu: mutluluk, üzüntü, korku, öfke, şaşkınlık ve tiksinti.

O zamandan beri, psikologlar bu duyguların izlerini birçok dilde aradılar. Son yapılan bir çalışmada ise aşk gibi bir kavramların dilden dile nasıl değiştiğini öğrenmek istatistik kullanarak yeni bir yaklaşım denediler. Psikolog Joshua Conrad Jackson ve North Carolina Üniversitesi’nden Kristen Lindquist ortak araştırmalarında işe 24 duygusal kavramla başladılar ve 20 dil ailesinde 2474 dilde farklı kelimelerle nasıl ilişkili olduklarını haritalamak için çoklu istatistiksel yöntemler kullandılar. Araştırmacılar benzer kavramları tanımlamak için kullanılan kelimeleri taradılar (örneğin “su” ve “deniz”).

Duygusal kavram ağları, dil aileleri arasında önemli ölçüde farklılık gösterir. Burada, dairelerin boyutu, kavram başına paylaşılan kelime sayısını ve çizgilerin ağırlığı, kavramlar arasındaki bağlantıların gücünü temsil eder.

Sonunda duyguları tanımlamak için kullanılan kelimelerin anlamlarını analiz ederek bazı evrensel gerçekler bulundu. Aralık 2019’da yayınlanan analizde kültürel gariplikler de ortaya çıktı.

Kullandığımız Dil ve Duygular Arasındaki İlişki

Duygu kavramlarının farklı dil ailelerinde farklı ortaklıkları olduğu görüldü. Örneğin İngilizcede “anxiety” (kaygı) kelimesi ile Tai-Kadai dilleri arasındaki “korku” kelimesi, Avustralasyatik diller arasında “keder ve pişmanlık” kelimelerinden daha az ilişkiliydi. Buna karşın, “anger” (öfke) kelimesi Nahçıvan dilleri arasında “kıskançlık” ile eşleşirken, Avustralasyatik dillerdeki “kötü, gurur ve nefret” ile daha yakın anlamdaydı. İlginç bir şekilde bazı Avusturya dilleri, olumlu bir şekilde değerlendirilen “sevgi” kelimesini tipik olarak olumsuz bir anlam taşıyan “zavallı” kelimesi ile eşleştirdi.

Araştırmacılar küresel duygu anlambiliminde geniş bir çeşitlilik gözlemlemelerine rağmen, analizler bu farklılığın kısmen dil ailelerinin coğrafi kökenleri tarafından şekillendiğini gösterdi. Daha benzer ağlara sahip dil ​​aileleri coğrafi olarak birbirine daha yakındı. Bu da duygu anlambilimindeki çeşitliliğin rastgele olmadığını, ancak dil aileleri arasındaki ticaret, göç, fetih ve ortak ata modellerine bağlı olduğunu ortaya koydu.

İnsanların duygularını kelimelerle nasıl ifade ettiklerini anlamak, farklı kültürlerin dünyayı nasıl deneyimlediği hakkında ipuçları verebilir. Sonuçlar, temel duyguları tanımlayan kelimelerin anlamlarının kültürler arasında değiştiğini göstermektedir.

Göz atmak isterseniz

Kaynak:

Matematiksel