Aya 45 Yıldır Neden Yeniden Gidilmedi?

1972 yılına kadar, aya gönderilen toplam 12 kişi, NASA’nın en büyük başarılarından biri olarak bilinir. Ancak aradan geçen 45 yılda, yeryüzüne en yakın bu cisme tekrar gitmenin sağlayacağı bir çok avantaj varken neden bu adımın atılmadığı sorusu da, beraberinde zaten bu uçuşun hiç gerçekleşmediğine kadar uzanan onlarca komplo teorisini de beraberinde getirir. Öncelikle bu konuda kafanızda soru işaretleri var ise bu teorilerin teker teker çürütüldüğü bu belgesele göz atmanızı öneririz yazının devamına geçmeden önce.

Nedenlerini ortaya koymadan önce tarihe kısa bir yolculuk yapalım, ancak öncelikle bir konuda hemfikir olalım. Aya gidildi hem de altı kez…

Şimdi uzay yarışının başladığı zamanlara geri dönelim. İkinci dünya savaşı bitiminde iyice alevlenen bu yarışın iki büyük rakibi ABD ve Sovyetler idi. İlk uzun menzilli füzeyi tasarlayan Sovyetler akabinde uzaya ilk aracı göndermeyi de başardılar (Sputnik, 1957). Bu da uzay yarışını alevlendiren bir gelişme idi elbette. Ayda ilk adım atılana kadar 1959-1966 Mercury ve Gemini projeleri yürütüldü. Bu projelerin geçtiği zorlu adımları bilemezsek ay yolculuğunu anlayamayız.

21 Nisan 1961 yılında Rus astronot Gagarin uzaya çıkan ve dünya yörüngesinde tur atan ilk insan olmayı başardığında Amerikalılar’ın hedefi belliydi.

1961 yılından 1975 yılına kadar geçen zaman aralığında Yunan Tanrısı Apollon’un ismini verdikleri proje A.B.D’nin ulusal uzay projesi oldu devamında.

1967 yılında ilk deneme de Apollo 1 daha test aşamasında fırlatma platformunda çıkan yangın nedeniyle başarısız oldu ve Gus Grissom, Edward White ve Roger Chafee isimli üç astronot hayatını kaybetti. Daha sonraki her denemesinde bir önceki hatasını kapatan NASA başka can kaybına sebebiyet vermeden, 16 Temmuz 1969 tarihinde  Armstrong, Michael Collins ve Buzz Aldrin’in içinde bulunduğu Apollo-11 uzay aracını aya gönderip, geri getirmeyi başardı. Daha ileri dönemlerde de çeşitli çalışmalar yapmak için aya toplam 12 kişi ulaştı.

Bir kaç satırla özet geçtiğimiz bu süreci aşağıdaki belgeselde daha detaylı bir biçimde inceleme şansınız olacaktır.

Şimdi dönelim asıl soruya, Ay’a şimdi neden gidilmiyor?

Aslında verilecek cevap çok basit, istemiyoruz…

Araştırmacılar ve girişimciler, ayda kurulacak olan bir üssün, uzay görevleri için bir yakıt deposuna dönüşebileceğini ve Mars yolculuğu için önemli bir adım olabileceği düşüncesinde. Ayın dünyaya sadece üç günlük bir mesafede olduğu düşünülünce, bu Ay seyahatleri ile uzay turizmi yaratmak bile mümkün olabilir belki de…

Ancak bu fikirler sadece teori de kalacak gibi gözüküyor Amerika cephesinde.

Bunun ilk nedenlerinden birisi elbette maliyeti. Mart 2017’den beri NASA’nın yıllık bütçesi, yaklaşık 19,5 milyar ABD doları. NASA’nın yürüttüğü pek çok görev var: James Webb Uzay Teleskobu,  Space Launch System isimli roket projesi ve Mars, Güneş, Jüpiter ile ilgili uzak mesafeli görevler. Bu çalışmaların maliyeti düşünüldüğünde, bütçelerini, ABD ordusu için ayrılan yıllık 600 milyar dolarlık miktar ile karşılaştığımızda oldukça yetersiz olarak tanımlayabiliriz. 1965 yılından itibaren Amerika’da hükümet tarafından uzay araştırmaları için ayrılan bütçe sürekli düşüş göstermekte.

NASA tarafından 2005 tarihli bir raporda Ay’a gidişin yaklaşık olarak 104 milyar dolara (bugün enflasyonla birlikte 133 milyar dolar) mal olacağı bildirilmişti. Bu sebeplerden dolayı, Amerikan Kongresi Ay’a gidiş için daha fazla bütçe çıkarmaya karar vermedikçe insanlı bir Ay ziyareti mümkün görünmüyor.

Hükümetin Ay’a yeniden gidilmesiyle ilgili yeterli bir bütçe ayırmaması ve bir taahhüt vermemesinin ana nedeni ise Amerikan halkının iradesi olarak gösteriliyor. Neil Armstrong ile Buzz Aldrin’in Ay yüzeyine çıktığı zamanda bile Amerikalıların sadece %53’lük bir kısmı programın maliyetine değdiğine inanıyordu. Geri kalan tüm zamanlarda Amerikan halkı Ay’a girilmesi konusunda %50’nin altında bir destek sergiledi.

Bugün, Amerikalıların yüzde 55’i, NASA’nın aya geri dönmesi gerektiğini düşünse de, yapılan bir anket çalışmalarında çıkan sonuca göre talep daha ağırlıklı olarak Mars ile ilgili çalışmalara odaklanılması yönünde.

NASA’nın misyonu ve bütçesi üzerindeki siyasi çekişme, insanların aya geri dönmemesinin tek nedeni değil elbette. Yüzeyi güvenli inişleri tehdit eden kraterler ve kayalar ile dolu olan uydumuz Ay çok da küçümsenecek bir uzay cismi değil. Burada misafirlerini bekleyen en önemli tehlikelerden birisi Ay Tozu. Yeryüzündeki toprağın aksine ay toprağı, milyonlarca yıl süren mikrometeoit etkilerin, aşırı sıcaklık değişimlerinin ve sürekli kozmik ışın bombardımanlarının ürünü. Bu toz insanlara son derece zararlı, doğal olarak ayda kalıcı yaşam alanları elde etmeyi veya ay turizmini canlandırmayı düşünüyorsak ilk olarak bu toz ile nasıl baş edeceğimizi öğrenmemiz gerekli.

NASA’nın aksine başta ESA olmak üzere, Rusya, Çin ve Japonya 2030’larda Ay’a insan göndermek istiyor. Öyle görünüyor ki Ay, her geçen gün uzayın daha da derinliklerine yol almayı amaçlayan insanoğlu için birçok deneyi yapabileceği istasyon olacak. Bu yeni yarışın galibinin kim olduğunu ve elbette devamında bu galibiyetin tetiklerdiklerini hep beraber bekleyip göreceğiz gibi gözüküyor.

Sibel Çağlar

Kaynaklar: 

https://www.businessinsider.com/moon-missions-why-astronauts-have-not-returned-2018-7

www.dunyalilar.org/bir-insan-icin-kucuk-insanlik-icin-buyuk-bir-adim

http://www.hurriyet.com.tr/1972den-sonra-aya-bir-daha-neden-gidilmedi-40226364

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Ay’a Gerçekten Gidildi mi?

Tavşanın biri eczaneye girip: –Sizde havuç bulunur mu? diye sormuş. Eczacı: –Yok, demiş. Ertesi gün …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.