Astroloji Saçmalığı Üzerine…

Astroloji özellikle yaygın olan bir sahte bilimdir. Kitap dükkanlarının rafları konuyla ilgili kitaplarla doludur ve hemen hemen tüm gazeteler günlük olarak bir burç bö­lümü yayınlar.

Astroloji bir bilim dalı değildir, üniversitelerde astronominin yanında okuyabileceğiniz ek bir bölüm değildir, ancak işin içinde para kazanmak varsa, maalesef astrologların astronomlardan daha fazla kazanç elde edebildiklerini görebiliriz.

Astroloji, kişinin doğumu sırasında gezegenlerin yer çekimi kuvvetinin, o kişinin kişiliğini etkilediğini söyler. Buna inanmak iki nedenle çok zordur:

a) Bu yerçekiminin (ya da başka tür bir çekimin) et­kileyebileceği fiziksel veya nörofiziksel bir mekanizma­nın açıklanması şöyle dursun böyle bir mekanizmadan bahsedilmemiştir bile;

b) Doğumun gerçekleşmesine yardım eden kişinin çekim gücü gezegen ya da gezegenlerin çekim gücünü büyük oranda geçmektedir. Şunu unutmayın, bir nesne­nin bir vücuda (örneğin yeni doğmuş bir bebeğe) uygu­ladığı çekim, nesnenin kütlesiyle orantılı fakat nesneyle vücut arasındaki uzaklığın karesiyle ters orantılıdır. Bu, doğuma yardım eden kişi şişmansa bebeğin belirli kişilik
özelliklerine sahip olacağı; eğer bu kişi zayıfsa başka tür kişilik özelliklerine sahip olacağı anlamına mı gelir?

astroloji

“Astroloji” kelimesi “Yıldızların Hesabı” anlamına gelen “Astrologia” kelimesinden türemiştir. Astrolojiden bahsederken genellikle 12 burçtan bahsedildiği düşünülmektedir ancak tek bir astrolojik sistem bulunmamaktadır bu arada. Babil, Mısır, Çin, Hint, Maya, Yunan, Roma ve Arap medeniyetlerinde birbirinden farklı astrolojik sistemlerin geliştirmiştir.

Yapılan araştırmalara göre gökyüzünü anlamak için yaptığımız çalışmalar binlerce sene önce başladığı halde, astrolojinin yaklaşık olarak 5000 sene evvel geliştirildiğini görüyoruz. astroloji-1

Günümüzde yaygın olan Astroloji Sistemi aynı zamanda “Batı Astrolojisi” olarak da bilinmektedir ve milattan sonra 2. yüzyılda Yunan matematikçi ve astronom Claudius Ptolemy’nin yazmış olduğu “Tetrabiblos” isimli eserine dayanmaktadır. Tabi bu zamanlardaki Astronomi bilgilerine bakılırsa 7 tane gezegenin var olduğuna inanılıyordu: Güneş, Ay, Mars, Merkür, Jüpiter, Venüs ve Satürn. Gördüğünüz gibi bir yıldız olduğu halde Güneş ve uydu olduğu halde Ay da bu listede yer almaktaydı.

Gezegenlerin tanımı Kopernik zamanında daha iyi anlaşılmıştır ve bugün yaptığımız gözlemlerle sadece galaksimizde bile milyarlarca gezegenin olduğunu görebiliyoruz. M.S. 805 – 885 yılları arasında yaşamış olan Albumasur’un yazmış olduğu “Introductorium in Astronomiam” eseriyle astrolojinin orta çağda tekrar ön plana çıktığı halde 17. yüzyıldan sonra astrolojinin geçersizliği anlaşılmaya başlandıkça inananların sayısı da giderek azalmıştır.

Yüzlerce sözde “astrolog” ve milyonlarca astrolojiye inanan insanlarla belirli testler yapıldığı halde, günümüzde astrolojinin doğru olduğunu gösteren herhangi bir bilimsel kanıt bulunmamaktadır.

O zaman niye bu kadar çok sayıda insan astrolojiye inanmaktadır?

Çok açık olan nedenlerden biri, insanların genel olarak belirsiz olan astrolojik açıklamaları istedik
leri gibi yorumlamaları ve bunların aslında içlerinde ol­mayan doğrulan orada görmeleridir. Ayrıca insanların doğru “öngörüleri” hatırlamaları, rastlantılara fazlasıyla değer vermeleri ve geri kalan herşeyi gözardı etmeleri olasıdır.

Evren hakkında yeterli bilgilere sahip olmayanların zamanındaki inançlara dayanan bu sistemde,  farklı astrologlara danıştığınızda ve farklı yayınlara baktığınızda, aralarındaki farklılıkları, tutarsızlıkları, çelişkileri ve hepsinde rastlanan bilimsel hataları bariz bir şekilde fark edebilirsiniz aslında sizlerde. Sadece bu bile astrolojinin güvenilir bir bilgi kaynağı olmadığını ve bilimsel bir temeli olmadığını göstermektedir.

Bir şeyin ya da yazının sizi tarif ettiğini ve size özel olarak yazıldığı duygusuna kapılmanız “Forer (Barnum) Etkisi” olarak bilinmektedir ve bu falcılık ve diğer sahte-bilimsel uygulamaları için de geçerlidir.

Aranızda Kova Burcu olan varsa, sizin için yazılan genel özellikleri kısaca özetleyelim:

Uyum arzunuz bulunmaktadır. Dengenizi bazen sağlayabiliyorsunuz ve adaletli davranabiliyorsunuz, ancak bazı duygusal gelgitleriniz olmaktadır ve her zaman “hayır” diyemiyorsunuz. Kararsız olduğunuz halde umut dolusunuz ve belirli bir çekiciliğiniz bulunmaktadır.

Bu yazı bir açıdan sizi tarif ediyor mu? Eğer cevabınız “evet” ise, az önce size Terazi Burcu için söylenenleri yazdık. Peki Kova ya da Terazi olmayıp da bu söylenenler sizin için de geçerli midir? Kısa bir test yapmak için, herhangi bir kaynağa bakın ve kendi burcunuz haricinde diğer burç özelliklerini de okuyun (veya bir arkadaşınızdan size bir kitaptan sırayla burçların özelliklerinizi okumasını isteyin ve hangisinin sizin burcunuz olduğunu tahmin etmeye çalışın; bunu birçok farklı kitapla/kaynakla deneyin). Mutlaka sizin kişiliğinizle uyum içinde olan birçok yazı görebileceksiniz. Aynı zamanda bazı burç özelliklerinde uğurlu gününüz, sayınız, çiçekleriniz, kokularınız, olası hastalıklarınız, sevebileceğiniz müzik türleriniz, kristalleriniz ve uygun eşiniz gibi şeylerden de bahsedilmektedir. Bu kadar kapsamlı bir kişilik analiz testini bu şekilde yapabilmek mümkün değildir ve bu kadar emin bir şekilde yaşanılabilecek şeylerden bahsetmek de bilimsel çalışmaların dışında mümkün değildir (gen haritanızın burç takviminizden daha doğru bilgiler vereceğine eminiz).

Astrolojide inanılan bazı şeyler de kendi içerisinde tutarsızdır. Burçlar Kuşağı olarak bilinen Zodyak 12 değil 13 Takım Yıldızından oluşmaktadır (13. Takım Yıldız “Yılan” olarak adlandırılmıştır).

“Peki doğru olmasa bile öylesine inansak, ne tür bir zararı olabilir ki?” diye soranlar da olabilir. Bazı insanların iş hayatı, günlük hayatı, arkadaş çevresi ve ilişkileri burçlar yüzünden kötü bir şekilde etkilenmektedir. İnsanlar ilişki ararken burçlarıyla uyum sağlayacak kişiler aramaktadır ya da yaşanılan ayrılıkların sebepleri arasında burç uyumsuzluğunu da dile getirilebilmektedir. Her ne kadar “Bugün daha mutlu olun” gibi güzel tavsiyeler verilse de, bazı durumlarda psikolojinizi olumsuz yönde etkileyebilir. Buna kısa bir örnek olarak “Bu hafta yakın bir arkadaşınızla tartışabilirsiniz” yazmasıyla kendinizi psikolojik açıdan yakın bir dostunuzla tartışmaya hazırlanıp tartışmayı kendiniz bile başlatabilirsiniz ve bu çevrenizdeki insanlarla kurduğunuz ilişkiler arasında olumsuz bir etki bırakabilir.

Özellikle astroloji ve genelde sahte bilimin çaresi, Carl Sagan’ın yazdığı gibi gerçek bilimdir. Gerçek bilimin ha­rikaları şaşırtıcıdır fakat buna ek olarak büyük olasılıkla gerçek olma meziyeti vardır.

Başkaları nasıl hayatınızı yaşayacağınızı ve nasıl hissedeceğinizi söylemesi yerine siz “siz” olun ve hayatınızı dürüstçe yaşayın. Bununla beraber araştırın, düşünün ve daima şüphe edin.

Konu ile ilgili aşağıdaki videoya da göz atmak isteyebilirsiniz.


Kaynaklar:

John Allen Paulos – Herkes İçin Matematik syf:96-97

www.evrimagacı.org

Matematiksel 

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Matematikte Hata Yapmak İyidir!

Matematik çoğu zaman doğru veya yanlış olarak verilen cevaplardan ibaret olarak düşünülür. Bu düşünce, teknik …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

ga('send', 'pageview');