DOĞA BİLİMLERİ

Astrolojinin Sahte Bilim Olduğunu Bilsek de İnanmaya Devam Ediyoruz

İnsanlar zamanın başlangıcından beri rehberlik etmesi için yıldızlara baktılar. Eski zamanlarda insanlar astrologların öngörülerine inandılar ve yaşantılarını ona göre düzenlediler. Çünkü o zamanlarda astroloji onların dünya görüşlerinin bir parçasıydı. O dönemki yaşam koşullarını düşündüğümüz zaman elbette onları anlamak mümkün. Ancak akıl karıştıran şey günümüzde astroloji bir sahte bilim olarak tanımlansa da, bilim insanlarının hemen hemen hepsi tarafından ret edilse de, birçok kişinin gök cisimlerinin insan faaliyetleri üzerindeki etkisini incelemeye devam etmesi ve üstelik bunu yapan kişilerin sayısının her geçen gün daha da artması. İnternette yapacağınız küçük bir arama ile bunu sizlerin de görmesi mümkün.  Peki neden son zamanlarda herkes astrolojiyle ilgileniyor gibi görünüyor?

Arama motorunda burçlar ile ilgili yapacağınız bir aramada sorguların çokluğu sizi şaşırtacaktır.

Uzmanlar, insanların zor zamanlarda stres ve belirsizlikle başa çıkmalarına veya kendilerini daha iyi anlamalarına yardımcı olmak gibi çeşitli faktörlerin astrolojiyi çekici hale getirebileceğini söylüyor. Astroloji bu kişilere kesin cevaplar vermese de belirsiz veya kafa karıştırıcı durumlara anlamlı açıklamalar yapmasını sağlıyor. Bu da kişinin bu durumlar üzerindeki kontrol duygusunu arttırıyor. Bir dizi araştırma, insanların kişisel yaşamlarında sorunlar yaşadıklarında astrolojiye yönelme olasılıklarının daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bu durumlarda astrolojiye inanmak bu kişilerin gerginliğini ve endişesini azaltmaya yarıyor. Ayrıca astroloji ile ilgili olanlar birbirleri ile de bağlantı içinde oldukları için zor zamanlarda sosyal destek kaynağı olan topluluklar da oluşturabiliyorlar. Ancak astrolojinin artan popülaritesi, astrolojinin bilimsel geçerliliğini değerlendirmenin ötesine geçmemeli.

Astroloji Nedir ve Neden Sahte Bir Bilim Olarak Bilinir?

Astrolojinin temel önermesi, göksel cisimlerin dünyevi olaylar üzerinde etkisi olduğu veya bunlarla ilişkili olduğudur. Kelime “Yıldızların Hesabı” anlamına gelen Astrologia’dan türemiştir. Astrolojiden bahsederken genellikle 12 burçtan bahsedildiği düşünülür. Ancak tek bir astrolojik sistem bulunmamaktadır. Babil, Mısır, Çin, Hint, Maya, Yunan, Roma ve Arap medeniyetlerinde birbirinden farklı astrolojik sistemler geliştirilmiştir.

Yaklaşık 2.000 yıl önce gökbilimciler ve astrologlar zodyak’ı gökyüzüne yerleştirmeye başladığından beri, takımyıldızlara göre konumumuz yaklaşık 30 derece kaydı. Bunun anlamı şudur. Koç burcu olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ancak asıl burcunuz Balık’tır.

Astroloji, dünyadaki olaylar ve insan kişilik özellikleri için tahminler ve açıklamalar üretmek için gök cisimlerinin göreceli konumları ve hareketleri hakkında bir dizi kural kullanır. Örneğin, bazı astroloji türleri, bahar ekinoksundan hemen sonra doğan bir kişinin özellikle girişimci olma olasılığının yüksek olduğunu tahmin eder. Günümüzde yaygın olan Astroloji Sistemi aynı zamanda “Batı Astrolojisi” olarak da bilinmektedir. Milattan sonra 2. yüzyılda Yunan matematikçi ve astronom Claudius Ptolemy’nin yazmış olduğu “Tetrabiblos” isimli eserine dayanmaktadır.

Evren hakkında yeterli bilgilere sahip olmayanların zamanındaki inançlara dayanan bu sistemde, farklı astrologlara danıştığınızda ve farklı yayınlara baktığınızda, aralarındaki farklılıkları, tutarsızlıkları, çelişkileri ve hepsinde rastlanan bilimsel hataları bariz bir şekilde fark edebilirsiniz. Sadece bu bile astrolojinin güvenilir bir bilgi kaynağı olmadığını ve bilimsel bir temeli olmadığını göstermektedir.

Astroloji Günümüzde Mevcudiyetini Neden Devam Ettiriyor?

Birçok insan için meseleleri karmaşıklaştıran şey, astrolojinin astronomi ile benzer içerikten büyük ölçüde faydalanmasıdır. Yetenekli bir astrologun, yıldızları “okumak” ve tahminlerini yapmak için gök cisimlerinin hareketini ve astronominin bazı temel ilkelerini anlaması gerekir. Bu da insanların astrolojinin gerçek olduğunu veya kanıta dayalı olduğunu zannetmesine yol açar. Bir şeyin ya da yazının sizi tarif ettiğini ve size özel olarak yazıldığı duygusuna kapılmanız “Forer (Barnum) Etkisi” olarak bilinir. Şimdi Terazi burcu için yazılan bir tahmine göz atalım.

“Hayal güçleri sınırsız olmakla birlikte, düşünceleri bulundukları anın ötesinde, akılcı ve sezgiseldir. Dik kafalıdırlar. Kendilerini dinleyenlerin ne demek istediklerini anlamadıklarını sanırlar. Onları tanımlayan sözcük ‘Biliyorum’ dur. Genelde sevecen tavırları ile tanınırlar. Bu kişiler bencil değildirler. Irk, cinsiyet ve sosyal durumuna bakmaksızın, herkesin ayni olanaklara sahip olmasını isterler. Modern görünüşlerine karşın, inatçı ve sabit fikirli olurlar. Onlara yaklaşmak çok zordur, çünkü ne kadar dostça davranırlarsa davransınlar, arada her zaman bir mesafe bırakırlar. .”

Bu yazı bir açıdan sizi tarif ediyor mu? Eğer cevabınız “evet” ise, az önce size Kova Burcu için söylenenleri yazdık. Peki Kova ya da Terazi olmayıp da bu söylenenler sizin için de geçerli midir? Kısa bir test yapmak için, herhangi bir kaynağa bakın. Ancak kendi burcunuz haricinde diğer burç özelliklerini de okuyun. Mutlaka sizin kişiliğinizle uyum içinde olan birçok şey görebileceksiniz.

Astroloji İle ilgili Bilimsel Bir Çalışma Var mı?

Aslında sahte bilim olarak kesin kabul edildiğinden beri bilim insanları astroloji ile ilgili araştırma yapmıyor. Yapılan çalışmalar daha çok bizim neden inanmaktan vazgeçemediğimizin etrafında dönüyor. Bu çalışmalardan en bilineni 1985’te fizikçi Shawn Carlson tarafından yapıldı. Carlson deneyi olarak bilinen bu çalışmada 28 astrologdan, 100 kişinin psikolojik profili, yani kişilik tarifleri ile yıldız haritalarını eşleştirmeleri istendi. Deneyden önce bu 100 kişiye standart bazı sorular sorulmuş ve kişilik tarifleri oluşturuldu. Ayrıca bu kişilerden yıldız haritaları ve detaylı burç bilgisini oluşturmak için gereken bilgiler de alındı. Bu bilgiler daha sonra 28 astroloğa verildi.

Sonuç elbette pek şaşırtıcı olmadı. Genel olarak, astrologlar üç çizelgeden birini doğru bir şekilde eşleştirdiler, bu yüzden sonuçları rastgele şansa dayalı olacaklarından daha iyi değildi. Carlson, astrologların, ilgili ayrıntıları doğru tahmin etme şanslarını artırmak için yüz yüze toplantılar sırasında müşterilerinin vücut dili ve tepkilerinden yola çıkarak çalıştıkları sonucuna vardı.

Sonuç olarak elbette inanmak ya da inanmamak size kalmış. Zaten bilindiği üzere sıkı astroloji destekçisi biri ile tartışmak çoğu zaman nafiledir. Çünkü karşısına gerçekleri sunsanız bile bu onun sadece inancını güçlendirecektir. Özellikle astroloji ve genelde sahte bilimin çaresi, Carl Sagan’ın yazdığı gibi gerçek bilimdir. Gerçek bilimin ha­rikaları şaşırtıcıdır fakat buna ek olarak büyük olasılıkla gerçek olma meziyeti vardır. Başkaları nasıl hayatınızı yaşayacağınızı ve nasıl hissedeceğinizi söylemesi yerine siz “siz” olun ve hayatınızı dürüstçe yaşayın. Bununla beraber araştırın, düşünün ve daima şüphe edin.

Kaynaklar ve ileri okumalar:

Matematiksel 

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu Yazılarımıza da Bakmanızı Öneririz

Başa dön tuşu