BİYOLOJİ

Antibiyotikler Eskisi Gibi Çalışmıyor: Süper Bakteri Salgınına Hazır Olun

Aşağıda okuyacağınız yorum, 2013 yılında İngiliz bilim insanları tarafından bir tıp dergisinde “Antibiyotik direnci – Global çözümler” başlığı ile yayınladı. Yazı bizim yeni küresel salgınlara karşı hazırlıklı olmamız konusunda uyarılar içeriyor…

Artık antibiyotikler yapmaları gerekeni yapamıyorlar, yani enfeksiyonları iyileştiremiyorlar. Alexander Fleming’in penisilini bulmasının üzerinden 75 yıl geçti. O günden bugüne hemen hemen bütün bakteriler mutasyona uğradı (değişti).

Bu değişikliklerin büyük kısmı bakterilere antibiyotik direnci kazandırdı. Dirençli bakteriler yüzünden her yıl en azından yüz binlerce insan ölüyor. Antibiyotik dirençli bakteriler üzerine uzmanlaşan tıp dergisi The Lancet’e göre, yakında işler daha da korkunç hale gelebilir.

“Modern tıp ilk defa böylesi büyük bir tehditle karşılaşıyor. Antibiyotikler olmadan basit ameliyatları bile yapamayız. Hele de organ transferi imkansız hale gelir.”

Bakterilerin antibiyotik direnci kazanmasının başlıca nedeni olarak antibiyotiklerin yanlış yerde kullanımı gösteriliyor. Antibiyotikler ciddi bir şekilde enfekte olmuş hastalar yerine çoğunlukla besi hayvanlarına ve ciddi bir şekilde hasta olmayan kişilere veriliyor.

Her yıl üretilen antibiyotiklerin 100-200 bin tonu domuz, tavuk, inek, balık ve öbür besi hayvanları tarafından tüketiliyor. Üreticiler sağlıksız koşullarda besicilik yaptıklarından hayvanların enfeksiyon yüzünden kırılmasını önlemek için bol miktarda antibiyotik kullanıyorlar. Bu koşullar altında direnç kazanan bakterilerin insanlara bulaşma riski var.

Yoksul ülke koşulları da insanları antibiyotikleri yanlış kullanmaya itebiliyor. The Lancet’in raporuna göre insanlar çoğunlukla bilinçsizce ellerinde hazır bulunan antibiyotikleri reçetesiz olarak yaygın bir şekilde kullanıyorlar.

Yeterli tıbbi yardımın bulunmaması, antibiyotiklerin ilaç şirketlerinin tavsiyeleri doğrultusunda kullanımını beraberinde getiriyor. Antibiyotiklerin bu şekilde kullanımı büyük risk oluşturuyor.

Hindistan ve Çin gibi ülkelerdeki ekonomik gelişmeler de ilaçların gereğinden fazla kullanımına yol açıyor. The Lancet’in raporu, Çin’deki iki hastanenin gelirinin çeyreğinin antibiyotik satışlarından kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Bu durum, ortalama bir Çinli hastanın ortalama bir ABD’li hastaya göre on kat daha fazla antibiyotik kullanmasının nedenini açıklıyor. Yine The Lancet’in raporuna göre, ABD ve diğer zengin ülkelerde de genel olarak üst solunum yolları iltihaplarında antibiyotikler aşırı kullanılıyor.

Antibiyotik kullanan besi hayvanları ve insanların sayısı arttıkça ve antibiyotikler kontrolsüz bir şekilde kullanıldığı sürece, dirençli bakterilerin, ya da “süper mikropların” ortaya çıkması kaçınılmaz olacak.

Görsel kaynak: https://www.herkesebilimteknoloji.com

Buna karşılık antibiyotiklere gerçekten ihtiyaç duyan kişiler onları elde edemiyor. Yine The Lancet’teki makaleye göre, 2012’de verem ve yenidoğan sepsisi gibi önlenebilir enfeksiyonlar yüzünden 5 yaşından önce ölen milyonlarca çocuğun ölümü antibiyotik tedavisi ile önlenebilirdi. Bu bebeklerin bazılarının ebeveynleri için, antibiyotik fiyatları satın alamayacakları kadar yüksek.

Ne yapılabilir? İki şey… Rapora göre besicilik sektöründe antibiyotik kullanımı (hastalık hali dışında) yasaklanabilir. Ayrıca rapor en fakir olanların dışında kalan ülkelerde reçetesiz antibiyotik satışları yasaklanmasını öneriyor.

Ayrıca rapora göre orta ve uzun vadede ilaç firmaları yeni ve çeşitli antibiyotikler üretmeye çalışmalıdırlar. The Lancet raporunun baş yazarı Upsala Üniversitesi profesörlerinden Dr. Otto Cars’ın dediğine göre bunlar sadece başlangıç. Cars’in söyledikleri ile yazıyı noktalandıralım:

“Bu problemlerle baş etmek, antibiyotiklerin üretim, finansman ve reçeteli satış sürecinde önemli değişiklikler yapmayı gerektirmektedir.”

Kaynak: Why Americans and Europeans may soon start dying of infections like it’s 1905 again, https://qz.com/148395/why-americans-and-europeans-may-soon-start-dying-of-infections-like-its-1905-again/

Matematiksel

SİNAN İPEK

Yazar, çizer, düşünür, öğrenir ve öğretmeye çalışır. Temel ilgi alanı Bilimkurgu yazarlığıdır. Bunun dışında Matematik, bilim, teknoloji, Astronomi, Fizik, Suluboya Resim, sanat, Edebiyat gibi konulara ilgisi vardır. Ara sıra sentezlediklerini yazı halinde evrene yollar. ODTÜ Matematik Bölümü mezunudur ve aşağıdaki başarılarıyla gurur duyar:TBD Bilimkurgu Öykü yarışmasında iki kez birincilik, 2. Engelliler Öykü yarışmasında birincilik, Ya Sonra Öykü Yarışması'nda finalist, Mimarlık Öyküleri Yarışması'nda finalist, 44. Antalya Altın Portakal Belgesel Film Yarışmasında finalist. Ithaki yayınları Pangea serisinin 5. üyesi "Beyin Kırıcı" adlı bir romanı var. https://www.ilknokta.com/sinan-ipek/beyin-kirici.htm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu