Psikoloji

Anksiyeteye Bağlı Bozukluklar: Endişe ve Korkunun Birçok Yüzü

Hepimiz dönem dönem kaygı duyarız ancak neyse ki günlük kaygılarımızın çoğu uzun sürmez. Hatta küçük dozlardaki kaygı bazen iyi bile olabilir. Yine de bazen kaygılar kontrolden çıkarak aşırı ve uygunsuz hale gelir. Anksiyete ( Kaygı) bozuklukları, tüm ruhsal bozuklukların en yaygınları arasındadır. Yüzde 32’imiz hayatımızın bir noktasında bu tür bir veya daha fazla bozukluk için tanı kriterlerini karşılama potansiyeline sahip olabiliriz. Bu yazıda ana başlıklar altında belli başlı anksiyete bozukluklarını inceleyelim.

Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Sürekli Endişe Hali

Zaman zaman hepimiz endişeye kapılırız. Yine de yaygın anksiyete bozukluğuna sahip olan yüzde 2 ila 3’ümüz için endişe bir yaşam biçimidir. Bu kişiler her günün ortalama yüzde 60’ını endişeli olarak geçirirken, genel nüfusun geri kalanı için bu oran yüzde 18’dir. Endişeli düşünceler nedeniyle bu kişiler kendilerini sürekli sinirli ve gergin hissetme eğilimi gösterirler. Uyumakta güçlük çekme ve bedensel yorgunluk hali de bu duruma eşlik eder. Aşırı endişe, kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkiler ve hatta olağan yaşam etkinliklerini sürdürmesini engeller. Bu kişiler her durumda olası en kötü sonucu düşünürler. Her şey kendi denetimlerinin dışındadır, iyi bir olasılık ya da geriye dönüş mümkün değildir.  Yaşla birlikte kaygı duyarlılığı artar. Bu nedenle yaşlılıkta en sık görülen anksiyete bozukluğudur. Daha fazla bilgi için bu yazıyı ziyaret edebilirsiniz.

Stres, yaygın anksiyete bozukluğu gelişiminde önemli rol oynar. 

Panik Bozukluğu: Panik Atak

Panik sözcüğü eski Yunan söylencelerinden gelir. Doğa tanrısı olan Pan zaman zaman öyle çığlıklar atmaktadır ki çevresindekiler korkudan kaçmaktadırlar. Pan adını, panik ataklara ödünç vermiştir. Panik atak, kişide yoğun kaygı, korku ve panik hissi yaratan bir ruhsal bozukluktur. Atağın kendisi kadar tekrar ortaya çıkmasıyla ilgili yaşanan korku  hissi de şiddetli bir kaygı yaratır. Tekrarlanan ve beklenmedik panik ataklar yaşayan kişilere panik bozukluğu teşhisi konur. Panik ataklar tipik olarak 10 dakika içinde zirveye ulaşır ve ortalama 10-30 dakika kadar sürer. Terleme, baş dönmesi, sersemlik, kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve ölüm korkularını içerebilir. Başlangıçta panik atak geçiren birçok hasta kalp krizi geçirdiğini düşünür. Bazı panik ataklar, asansöre binmek veya süper marketlerde alışveriş yapmak gibi belirli durumlarla ilişkilendirilirken, diğerleri hiçbir uyarı olmadan gelir ve genellikle meydana geldikleri durumlarla ilgili korkular üretir. Panik bozukluğu genellikle ergenliğin sonlarında ve yetişkinliğin erken dönemlerinde gelişir. Çocukluk döneminde bir ebeveynden ayrılma korkusu öyküsü ile ilişkilendirilir.

Panik atak belirtileri arasında kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve bayılma hissi veya baş dönmesi yer alır. Bu belirtiler, insanların kalp krizi geçirdiklerine inanmalarına neden olabilir.

Anlamsız Korkular: Fobiler

Fobi kelimesi, Yunanca Phobos kelimesinden gelir. Phobos, Yunan mitolojisinde korku tanrısıdır. Fobi toplumda sık görülen bir anksiyete bozukluğudur. Fobisi olan insanlar “fobik” diye adlandırılırlar. Çoğumuz, örümcekler ve yılanlar gibi şeylerden korkarız ancak bir korkunun fobi olarak teşhis edilebilmesi için hayatımızı kısıtlaması, önemli ölçüde sıkıntı yaratması veya her ikisini birden yapması gerekir. Hayvanlara, böceklere, fırtınalara, suya, asansörlere ve karanlığa daha birçok şeye karşı fobiler gelişebilir. Bu korkuların çoğu, özellikle çocuklukta yaygındır ancak yaşla birlikte ortadan kalkar. Kimi kişilerde de sosyal fobi gözlemlenir. Sosyal fobi kişilerin sosyal ortamlarda, ortamda bulunan diğer insanlar tarafından tuhaf, gülünç veya utanç verici bulunmasından kaygı duyması hatta bu durumlardan büyük korku duymasıdır.Fobilerin tedavisinde en sık başvurulan yöntem, kişinin korkusuyla yüzleşmesinin sağlanmasıdır. Kişinin, anksiyete yaratan varlık ya da durumun üstüne giderek anksiyeteyi nasıl yaşadığını ve onunla nasıl başa çıkabileceğini öğrenmesi istenir. Kaygıları, çoğumuzun ara sıra hissettiği sahne korkusunun çok ötesine geçer. (Detaylar için göz atabilirsiniz)

En yaygın korkulardan bir tanesi örümceklere karşı duyulan korkudur.

Obsesif-Kompülsif Bozukluğu: Kişinin Düşüncelerinde ve Davranışlarında Sıkışma Hali

Hemen hemen hepimiz, kafamızdan bir türlü çıkaramadığı bazı düşünceleri vardır. Bir başka anksiyete bozukluğu Obsesif kompulsif bozukluğu olanlar için bu durum çok daha şiddetlidir. Obsesif kompulsif bozukluk , insanların obsesyon adı verilen sürekli tekrar eden düşüncelere sahip olması ve bu düşüncenin kendisini rahatsız etmesinden ötürü, genellikle rahatlamak amacıyla ritüel veya kompulsiyon adı verilen sürekli tekrar eden davranışlarda bulunmasıyla karakterize bir durumdur. Tipik endişelerin aksine, takıntılar günlük stres faktörlerine karşı tepkiler değildir. Çabalamasına rağmen Obsesif kompulsif bozukluğu olan kişiler takıntıları ile başa çıkamazlar. Bu kişilerin yaygın gözlemlenen ritüelleri:

  • Kapı kilitlerini, pencereleri, elektronik aletleri tekrar tekrar kontrol etmek
  • Görevleri belirli bir sırada ve şekilde yerine getirmek
  • Nesneleri düzenleme ve simetri takıntısı
  • Tekrar tekrar, gereksiz yere yıkama ve temizleme
  • Duvardaki noktaların sayısını sayma veya nesnelere dokunma gibi davranışlardır.
Bazı köpekler, kendilerini takıntılı bir biçimde yaladıkları için ciddi cilt hasarına neden olan, bir durumdan mustariptir ( Acral lick dermatitis) . Bu durum, obsesif kompulsif bozukluğun hayvanlarda görülen bir türü olarak tanımlanır.

Kaynak: Psychology: From Inquiry to Understanding, Pearson; 4. basım, 2018

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu