Felsefe

Aklın Yönetimi İçin Kurallar: Descartes’ın 12 Eleştirel Düşünme İlkesi

1620’lerin sonlarında, onu modern Batı felsefesinin kurucu babası yapacak slogan olan Cogito ergo sum’u (“Düşünüyorum, öyleyse varım”) söylemeden yaklaşık on yıl önce, büyük Fransız filozof, bilim insanı ve matematikçi René Descartes (1596 – 1650) eleştirel düşünmenin kurallarını tanımlamaya başladı. Descartes yazmayı planladığı 36 kuraldan yalnızca 21’ini kaleme aldı ve ilk on iki tanesi bilimsel yöntemin ilkelerini özetledi.

1628 ve 1629 yılları arasında kaleme alınan ve Descartes’ın ilk büyük felsefi çalışması olarak kabul edilen Aklın Yönetimi İçin Kurallar kitabı, ünlü düşünürün ölümünden sonra derlenerek basılmıştır. Bu kuralların ana başlıklarını aşağıda inceleyebilirsiniz.

Aklın Yönetimi İçin Kurallar

  1. Çalışmalarımızın amacı, her şey üzerinde sağlam ve doğru yargılara varacağı şekilde aklı yönetmek olmalıdır.
  2. Kendimizi yalnızca, kesin ve kuşku götürmeyen bir bilgiye erişebileceğimiz konularla meşgul etmemiz gerekir.
  3. İncelediğimiz konu hakkında başkalarının düşündüklerini ya da kendi kuşkularımızı değil, açık ve seçik görebildiğimiz şeyi araştırmamız gerekir.
  4. Gerçeği bulmak için bir yöntem gerekir.
  5. Tüm yöntem aklın birtakım gerçeklere varmak için çabasını yönlendirmek zorunda olduğu konuların sırasına ve konumuna dayanır. Bunu sürdürebilmek için belirsiz önermeleri daha basit olanlara indirgemeliyiz. Sonra da bunların sezgisinden hareket ederek aynı şekilde diğer önermelerin bilgisine varmalıyız.
  6. En basit şeyleri üstü kapalı olanlardan ayırmak ve bu incelemeyi belli bir düzen içerisinde izlemek için bazı gerçeklerden başka gerçekleri çıkardığımız her konu dizisinde, önce en basit olanı bulmalıyız. Sonrasında tüm diğer konuların bu en basit olandan nasıl uzaklaştıklarını anlamalıyız.
  7. Bilimi tamamlamak için amacımıza kesintisiz ve düzenli bir düşünce hareketiyle bağlı olan tüm konuları baştan sona incelemek, sonra da yöntemli bir sıralama içinde bunların dökümünü yapmak gerekir.
  8. Kavrayışımızın yeterince iyi olmadığı bir adıma gelirsek orada durmalıyız. Sonrasını incelemek için hiçbir girişimde bulunmamalıyız. Böylece kendimizi gereksiz emekten kurtarırız.
  9. Tüm dikkatimizi en önemsiz ve en kolay öğrenilen gerçeklere vermeli ve gerçeği açık ve seçik olarak görmeye alışana kadar uzun bir süre onlar üzerinde düşünmeliyiz.
  10. Aklın pratiklik kazanması için, onu başkalarının önceden keşfettikleri şeyleri yeniden bulmaya eğitmek ve en sıradan hünerleri, özellikle de bunların oluş düzenini açıklayan veya tasarlayan hünerleri, yöntem aracılığıyla gözden geçirmek gerekir.
  11. Bir dizi basit gerçeği sezgisel olarak tanıdıktan sonra, onlardan herhangi bir çıkarım yapmak istiyorsak, onları sürekli ve kesintisiz bir düşünce eylemi içinde gözden geçirmek, birbirleriyle ilişkileri üzerinde düşünmek ve kavramak yararlıdır.
  12. Son olarak, önermelere dair net bir sezgiye sahip olmak, bilinenle arananı uygun bir şekilde kıyaslamak için zekânın, hayal gücünün, duyuların ve belleğin tüm kaynaklarından yararlanmalıyız.

Kısaca René Descartes

Felsefe Descartes’ın entelektüel ilgi alanlarından sadece biriydi. Oldukça başarılı bir matematikçiydi ve asıl şöhreti bildiğiniz gibi matematikte “kartezyen koordinat sistemi”ni keşfetmesinden ileri gelir. Söylentiye göre, tavanda gezinen bir sineği gözleriyle takip ettiği sırada, sineğin farklı noktalardaki konumunu nasıl tanımlayacağını merak etmesi kartezyen koordinat sistemini bulmasını sağlamıştır. Bilim de onu cezbederdi, hem astronom hem de biyologdu. Filozof olarak şöhreti de çoğunlukla bilginin sınırlarını incelediği Yöntem Üzerine Konuşma ve Meditasyonlar adlı kitaplarına dayanır.

Birçok filozof gibi Descartes da bir şeye neden inandığını sorgulamadan hiçbir şeye inanmaz, ayrıca tuhaf ve diğer insanların aklına gelmeyen sorular sormaktan zevk alırdı. Descartes, kesinlik arayışına ilk önce duyular yoluyla elde edilen kanıtlarla başladı: Görme, dokunma, tatma, işitme ve koklama. Duyularımıza güvenebilir miyiz? Tam olarak güvenemeyeceğimiz sonucuna vardı Descartes. Duyularımız bazen bizi aldatabilirdi. Bize hata yaptırabilirdi. Hatta kuşkuculuğu bir adım öteye taşımış ve “Var olduğunuzu nasıl biliyorsunuz?” diye sormuştu. Bu sorunun cevabını merak ederseniz aşağıdaki videoya göz atmanızı öneririz.

Kaynaklar ve İleri Okumalar: Rules for the Direction of the Mind: Descartes’s 12 Timeless Tenets of Critical Thinking; https://www.brainpickings.org

Matematiksel

Sibel Çağlar

Merhabalar. Matematik öğretmeni olarak başladığım hayatıma 2016 yılında kurduğum matematiksel.org web sitesinde içerikler üreterek devam ediyorum. Matematiğin aydınlık yüzünü paylaşıyorum. Amacım matematiğin hayattan kopuk olmadığını kanıtlamaktı. Devamında ekip arkadaşlarımın da dahil olması ile kocaman bir aile olduk. Amacımıza da kısmen ulaştık. Yolumuz daha uzun ama kesinlikle çok keyifli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu