Ünlü Matematikçiler

Adı Bilinen İlk Filozof: Miletoslu Thales

Miletos’lu Thales, adını bildiğimiz ilk bilim insanı, ilk filozof; Sokrat öncesi doğa filozoflarının ilki; Miletos okulunu kuran üç filozoftan en tanınmış olanı ve özgür düşünceli İyonya’nın yetiştirdiği önemli bilginlerden biridir. Thales, o zamanın önemli İyon şehirlerinden biri olan Miletos’ta doğmuş ve yaşamış. Miletos bugün Aydın’dadır. Thales’in yazdığı kitaplardan hiç biri günümüze dek gelememiştir. Hayatı hakkında pek az şey bilinmektedir. Bugün okullarda öğretilen bir teorem onun adını taşıyor: Thales Teoremi. Bir de “Her şeyin özü sudur,” demesiyle ünlüdür. Bertrand Russell’e göre, bir öğrenci bu lafı duyunca felsefeyi ciddiye alamazmış!

Yaşamını yüzlerce yıl sonra yazılan bazı kitaplarda ondan bahsedilmesinden biliyoruz. Doğum ve ölüm tarihlerini de bazı ipuçlarından çıkarıyoruz. Mesela M.Ö. 585’te gerçekleştiğini bildiğimiz bir güneş tutulmasını önceden haber vermiş. Buna rağmen kendisine modern bilimin ve felsefenin babası sıfatını veriyoruz. Büyük düşünür ve matematikçi Bertrand Russell’a göre Thales “felsefenin kurucusu”dur. Su ile ilgili felsefesine saygı duyamasak bile en azından bilimi başlatan adam olarak ona saygı duymamız gerektiğini söylüyor. Bu tartışmaya girmeden önce, Thales ne yapmış, ne demiş, ya da ne yaptığı, ne dediği iddia ediliyor, bir görelim.

Thales’in Kişiliği ve Dehası

Thales, eğitim almak üzere Mısır’a gitmiş. Orada matematik ve geometri öğrenmiş. Olasılıkla İyonya’nın komşusu olan Lidya’lılardan (onlar da Babillilerden) astronomi öğrenerek Güneş ve Ay tutulmalarının nasıl tahmin edildiği bilgisine erişmiş. Bertrand Russell’in dediğine göre, Babilliler Ay ve Güneş tutulmalarının belli periyotlarla gerçekleştiğini gözlemlemişler, ama bu gök olaylarının nedenlerini bilmiyorlarmış. Mısır’a okumaya gittiğine göre oldukça zengin bir aileden geliyor olmalıymış. İyonya’ya geri döndüğünde edindiği bilgileri ve bu bilgiler üzerine kendi eklediklerini yazmış, zamanının çok etkili bir kişisi, bilgesi olmuş. Aristo, ondan “eski çağların 7 büyük bilgesinden biri” olarak söz ediyor.

thales

Thales’in o güne kadar Mısır ya da Babillilerce bilinmeyen, yeni bir şey ortaya koyduğuna dair bir kanıt yok. Yine de Mısır ve Babil bilimini İyonya’ya taşıdığı için önemli sayılabilir. Bir de Mısır ve Babilliler tarafından zaten bilinen yöntemlerin teorisini incelemesi bakımından önemli sayılabilir. Ancak, bu iddiaların doğruluğu konusunda elde kanıt pek yok. Aslına bakarsanız, Thales’den önce yaşamış ve matematikle uğraştığını bildiğimiz bir kişi var: Ahmes. Mısır matematiğini elimizde olan 6 papirüsten biliyoruz. Bunlardan birini yazan Ahmes adında bir Eski Mısırlı. Bu arada, Mısır matematiğinin parmak hesabından ibaret olduğunu söylemek pek doğru olmaz (Bernard Russell öyle diyor.)

Thales Öncesi

Eski Mısırlılar karmaşık bir birim kesirler sistemi kullanmışlardı. Her kesri birim kesirlerin toplamı biçiminde ifade ediyorlar, ondan sonra işlem yapıyorlardı. Ki bu da oldukça zor bir yöntemdir. Sayı sistemleri karmaşık olduğu için matematikleri fazla gelişememişti. Bu da çok doğaldır. Ama birçok alan ve hacim formülünü biliyorlardı, pi’nin ilk değerini hesaplamışlardı ve bugünkü ilköğretim seviyesinde cebir problemlerini çözebiliyorlardı. Belki daha da fazla bilgileri vardı ama elimize ulaşamadı. Rhind Papirüs‘ü Ahmes tarafından, Thales’ten bin yüz yıl önce yazılmıştı. (MÖ 1650). Elimizdeki matematiksel papirüslerde problemlerin genel çözüm yöntemleri verilmiyor. Problemlerin çözümleri sadece örneklerle açıklanıyor. Zaten eldeki iki üç papirüs bize ne kadar bilgi verebilir ki?

Belki gelecekte yapılan bir arkeolojik kazıda bugünün üniversiteye hazırlık kitaplarından birkaçı bulunsa günümüz matematiği hakkında ne kadar bilgi edinilebilir? Lise seviyesinde bazı problemlerin ilkel çözümleri değil mi? Oysa ki günümüz matematiği olağanüstü karmaşıktır. Ama bu karmaşıklık ve gelişmişlik düzeyi üniversiteye hazırlık kitaplarına elbette ki yansımaz. Kaldı ki papirüs kolay korunan bir malzeme değildi.

Thales Teoremi, görseldeki gibi kesilmiş bir üçgende, DE uzunluğunun BC uzunluğuna oranının, AE’nin AC’ye ve AD’nin AB’ye oranı ile eşit olacağını söyler. Kaynak: https://en.wikipedia.org/

Sonuç olarak elimizde sadece 6 papirüs vardır ve bunlar da öğrencilerin konuları öğrenmeleri için yazılmış alıştırmalardır. Babillilerin kil tabletleri daha dayanıklıydı. Bu yüzden Babil matematiğini daha çok biliyoruz. Onların da oldukça gelişmiş bir sayı sistemleri vardı. Altmış tabanlı basamak sistemini kullanıyorlardı, sıfırı ve ondalık ayracı da bulmak üzereydiler. Cebir problemlerini çözebiliyorlardı. Binlerce yıllık Eski Mısır ve Mezopotamya bilgi ve kültürü olmasaydı, Yunan matematiği ve felsefesi de olamazdı elbette. Thales her şeyin sudan oluştuğunu söylemekle, aslında doğanın mitoloji dışında bir yoldan araştırılmasının ilk çocuksu örneğini veriyordu. Olguları akıl ve mantık yoluyla açıklama girişiminin ilkiydi belki de bu.

Bunlara da göz atabilirsiniz:

Matematiksel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu