SOSYAL BİLİMLER

83 Bin Beyin Taramasının Öğrettikleri: Beyin ve Suç

Günümüz koşullarında hızla artış gösteren mental rahatsızlıklarda beynimizin rolü nedir? Muzdarip olduğumuz durumlar beyinden mi kaynaklanıyor yoksa onun değişiminden mi?


Aşağıda görselde gördüğünüz, bence oyunculuğun dehası olan Heath Ledger’in yarın aramızdan 28 yaşında ayrılışının 12. yıl dönümü olacak.

Oscar ödüllü efsane oyuncunun (ki Oscar yanında sönük kalır) en bilinen efsane karakteri The Dark Knight filmindeki Joker rolü idi.

(Bana göre -Joker’e ek olarak- Brokeback Mountain’deki Ennis del Mar rolü Joker’in kesinlikle gerisinde değil..)

Aktörün, bugünkü konumuzla da bağdaşan Joker rolünden kısaca bahsedip kendisini erkenden anmak istiyorum.

Bu yıl, Joaquin Phoenix tarafından da (Oscar’ı ona vermezlerse Oscar ödüllerini takip etmeyi bırakabiliriz. 🙂 ) tıpkı Heath Ledger gibi efsane bir şekilde ancak bambaşka bir tatta ve üslupta canlandırılan Joker karakteri, acımasız bir suçlu rolü olarak ele alınsa da aslında toplumun suçlarına da oldukça vurgu yapıyor..

Dolayısıyla, Joker’in ciddi patolojik durumunun yanında, Joker’i Jokerleştiren parametreleri incelemek ve toplumsal çelişkileri, suçları göz önüne sermesini anlamak önemli..

Toplumsal suçlar ne mi? Kanıksamalar..

Yanlış da olsa çoğunluğa ait diye tercih edilen kanıksamalar.. Güçlüyü koruyan sistemleri, güçlüyü alkışlayan elleri, çerez gibi hak yense de rahatsızlık duymayan ve başını rahatlıkla çevirebilen ama özel hayatları, tüm şekilsel, kimliksel (bireysel, ailevi) kriterleri mercekle inceleyen zihinleri, bireyin ”bireyleşemeyip” topluma mal olması için elinden geleni yapan baskıcıları, çoğunluğa ait olmayı red edeni izole eden dinamikleri yaratanları kanıksamalar..

Böyle yerel ve küresel bir ortamda; mental rahatsızlıkların, ruh sağlığındaki bozulmaların zirveyi zorlamaları şaşılacak değil sanıyorum.

Peki beynimizin bu rahatsızlıklardaki rolü nedir? Muzdarip olduğumuz durumlar beyinden mi kaynaklanıyor yoksa onun değişiminden mi?

***

Yazının en altında göreceğiniz ”Beyninizi Değiştirin Hayatınız Değişsin” kitabıyla New York Times’ın en çok satan yazarlarından, Psikiyatrist ve Beyin Hastalıkları uzmanı Doktor Daniel Amen’ın videosunda da bahsedildiği üzere, insanların köşeye itilmesinden veya dışlanmasından ziyade değiştirilmesi mümkün..

Amen için çalışmalarında ve tedavilerinde en önemli olan şey beynin detaylı görüntülenmesi..

Bunun önemini vurgularken psikiyatri dışındaki alanlarda uzmanlaşmış pek çok doktorun tedavi edecekleri organı inceleme ve izlemesi mümkün iken sadece psikiyatristlerin ”tahmin’‘ etmek durumunda olduğunu vurguluyor.

Buna karşılık, kendisi bu eksikliği gidermek adına beyin görüntüleme sisteminde çığır açmıştır. Kendisi uzun yıllar süren çalışmaları sonucunda, dünyanın en yüksek sayıda beyin görüntüleme veri tabanını oluşturmayı başarmıştır.

Videoda anlattığı her şey, dünyanın her bir yanından tam 83.000 beyin görüntülemeden öğrenilenleri içermektedir.

Beyin perfüzyon SPECT (Single Photon Emission Computerized Tomography), beyin kan akımının bölgesel olarak nasıl olduğunu belirlemek için yapılan bir görüntüleme tetkikidir.

Beyin SPECT görüntüleme, beynin üç-boyutlu görüntülerinin elde edilmesi ile beyin işlevlerinin klinisyenler tarafından değerlendirilmesini sağlayan bir nükleer tıp görüntüleme yöntemidir. (Memorial Hospital)

(Doktor Amen, SPECT konusunda ne kadar hassas olsa da bunun psikiyatrik rahatsızlıklar için önemi olmadığını iddia eden doktorlar da vardır. Biz önce Doktor Amen’ı inceleyelim.)

Doktor Amen’a göre bireyleri cezalandırmak yerine analiz edip tedavi etmek aslında devletlere de kazanç sağlar.

Sağlıklı bir birey, düzenli ödenecek vergiler demektir. Sağlıklı bir birey, sadece bir bireyin değil; bir neslin hayatının değişmesi demektir ona göre.

Videodaki konuşmasında Sigmund Freud’u da oldukça etkileyen Dostoyevski’den bahseden Doktor Amen, Dostoyevski’nin toplumları sadece seçkin insanlara olan davranışlarıyla değil, suçlulara olan davranışlarına göre yargılamak gerektiği düşüncesinden de bahsediyor.

Bu noktada Dostoyevski’nin çok sevdiğim bir başka sözünü eklemek isterim: ”Ya hatalarınla yüzleşirsin ya da hatalarınla yüzsüzleşirsin. Cahil olmak ayrı, pislik olmak ayrıdır.”

***

Doktor Amen’in konuşmasında ele aldığı durumu Shutter Island (Zindan Adası) filminde de görebiliyoruz. Bir yandan akıl hastanesindeki suçluların, yaptıkları kötülüklerin cezasını çekmesi gerektiğini düşünen Edward “Teddy” Daniels (Leonardo di Caprio) diğer tarafta kendini her suçluyu tedavi etmeye çalışan (!) Dr. John Cawley (Ben Kingsley) var.

Doktor Amen da tedaviler ve terapilerle, bir insanı yeniden yaratmanın mümkün olduğuna inanıyor.

Amen’ın bahsettiği hastalar sadece suç işleyen insanlar değil elbette. Depresyon, OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk), Bağımlılık, Uykusuzluk (Insomnia), Kaygı Bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıklarla mücadele eden insanların yanında çağın en korkutucu hastalıklarından olan Alzheimer hastaları da var. Tüm bu hastalıkların beyin üzerindeki etkisini anlatmaya çalışıyor Doktor Amen.

Elbette, beynimizin işleyişindeki bozulmaların hastalıkları oluşturabilmesinin yanında bir hastalığın da beynin işlevini bozması mümkün.

Gördüğümüz beyin taraması, Doktor Amen’ın sunumunda göreceğiniz Alzheimer hastasının beynini gösteriyor. Soldaki sağlıklı beyin, sağdaki Alzheimer hastasının beyni:

Diğer yandan Doktor Amen’ın tedavi ettiği hastalarından Nancy’nin beyin görüntüsü tedavi öncesi soldaki gibiyken, tedavi sonrası sağdaki haline dönüşmüş:

Doktor Amen’ın önemle vurguladığı bir başka faktör de her hastalığın her insanda aynı şekilde zuhur ettiğini varsaymanın son derece hatalı olduğu üzerine idi. Doktora göre, psikiyatrik hastalıklardaki bulgular aynı olsa da hastalıkların beyindeki yansımaları çok daha farklı olabiliyor.

Bu noktada depresyonla mücadele eden iki hastasının beyin görüntülerini paylaşan Doktor Amen, her psikiyatrik hastalığın aynı şiddette olduğunu varsaymanın yanlış olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda birebir aynı semptomları taşısalar da; beyinlerde kan akışı, yapı farklılıkları çok farklı olabildiğinden birine iyi gelen ilaç bir başkasını çok kötü etkileyebiliyor:

Doktorun tedavi ettiği bir başka hastanın beynindeki değişim:

Doktor, insanları tedavi ederek onları iyileştirebilmenin beynin detaylı analiziyle mümkün olabileceğini anlatırken, ciddi ve potansiyel olarak ölümcül yan etkilere sahip “kara kutu uyarısı” olan ilaçların herhangi bir şekilde yanlış insana verilmesinin felaketle sonuçlanabileceğini belirtiyor.

Bu yüzden beynin, tüm hatlarıyla bilinmek zorunda olduğunu düşünüyor.

Videoyu izlemek isterseniz:

Bu yazıyı hazırlamama vesile olan Bar Psikoloğu Sevgili Ferhat Aydın’a, Nihat Alpcan Onaran Bey’e teşekkürlerimle..

Matematiksel

Paylaşmak Güzeldir

Ceren Demir

Kendini, insanları, dünyayı tanıma ve anlama çabasında, belki de kaosta olan; filmin oyuncularından, dünya üzerindeki küçücük noktalardan biriyim.. Dokuz Eylül Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde yüksek lisansa devam ediyorum. Spora, sanata (özellikle resim sanatı), müziğe, doğaya, doğa sporlarına, felsefeye, psikolojiye, kitaplara, filmlere düşkünüm.. Okumayı, yazmayı, öğrenmeye çabalamayı çok seviyorum. Küçük yaşlardan itibaren birikmiş 9 adet günlüğüm var. Amaçlı ve amaçsız yaşamanın çeşitli noktalardan artı ve eksileri olduğunu düşünsem dünyadaki her şeyin gelip geçici olduğuna inanıyorum. Yine de -her şeye rağmen- ben uzun süredir amacı olanlardanım.. Buradan enerji sağlayabiliyorum.. Çoğunlukla enerjik, dışa dönük olsam da yeri geldikçe oldukça içe kapanmaya ve yalnızlığa susayabiliyorum. İkisi de keyifli ve öğretici.. Matematiksel sitesinin öncelikle hayranı olan bir okuruyum sonra Matematiksel’e katkı sağlamaya çalışan enfes ekibin bir parçasıyım. Özetle bu dünyayı bir rüyaymış gibi (Is this the real life? Is this just fantasy?) hissedip iyi bir insan olarak '‘kalmaya'’ çabalayan, sonsuzmuş gibi üretmeye çalışan insanlardan olarak; bahsettiğim 'bencil' bilgilerimi önemsiz sayıyorum. Sadece denizdeki kum tanelerinden biri olduğumun farkındayım. Ancak okyanusları merak etmekten vazgeçemiyorum. Yaşam keşifle canlanıyor..
Kapalı