Bayramsız, Seyransız İyilik: Altruizm

Charles Dickens’ın iki Şehrin Hikayesi adlı kitabında bir olay anlatılır.

Yer Paris, Fransız İhtilali zamanları. Bıçağın altına yat­mak için sıra bekleyenlerden biri de Charles Darney adında bir asilzade. Darney ve arkadaşı Sydney Corton, Lucie Manette adında, güzel bir kadına âşık.

Darney, düzgün yaşamı olan, başarılı biri, Corton ise ye­tenekli fakat dağınık, hırsı olmayan bir adam. Ama, Corton bütün eksiklerine rağmen gerçek aşkın ne olduğunu iyi bilen biri. Sevdiği kadının mutluluğu için hapishanede Darney ile yer değiştirip, giyotinin altına yatacak kadar…

***

Felsefede ahlaki eylemin amacının, başkalarının iyiliği olduğunu öne süren kurama “altruizm” (özgecilik) denir. Altruizmde en önemli faktör, iyilik yapanın hiçbir karşılık beklememesidir. Adı ilk kez Fransız filozofu Auguste Comte tarafından konulan altruizm, bencilliğin tam karşıtıdır.

Girişte okuduğunuz Corton’un, sevgilisinin saadeti uğruna giyotine gitmesi altruizm için abartılı bir örnek kabul edilebilir.

Altruizm için hayatın içerisinden verilecek örnekler bu kadar abartılı olmak zorunda değildir elbette.

Örneğin, süpermarkette sırasını acelesi olan hiç tanımadığı birine veren, arabasını park ederken yandaki arabaya yeteri kadar mekan hakkı tanıyan, ders kitabıyla yetinmeyerek öğrencilerine en son bilgileri aktarmak için gecesini gündüze katarak kütüphanede çalışan insanların hepsine altruist diyebiliriz.

Bilimsel araştırmalar kadınların erkeklere nazaran daha altruist olduğunu, altruizmin 20 yaşından başlayarak 60 yaşına kadar arttığını ve bu artış sırasında saldırganlık ve bencilliğin azaldığını gösteriyor.

Bu çalışmaları yapanlar, altruistik davranışın yarısının kalıtsal, yani anne-babadan genetik yollarla geçtiğini, diğer yarısının sosyal faktörlerden, örneğin, yetiştirme tarzından kaynaklandığı da söylüyorlar.

Hayvanlar dünyasına bir göz atarsanız orada göreceğiniz fedakarlıklar okuduğunu hikayeyi aratmayacak boyutta…

Sel baskınına uğrayan karıncaların yuvanın ağzını kapayacak şekilde bir araya gelerek ölmek pahasına suyun içeri girmesini önlemeye çalışmaları, bir başka türün kamikaze usulü düşmana saldırarak vücutlarındaki kesecikleri patlatıp düşmanın üstüne asit sıktığı kanıtlanmış olaylar.

Hayvanlar dünyasında altruizmin en belirgin örneklerinden biri de sürüdeki bir hayvanın olası bir saldırıya karşı diğerlerini uyarmak için, aynı insanlarda olduğu gibi, nöbet tutması. Tarla faresine benzeyen mirket bu yeteneğiyle ünlülerden.

Altruistik davranışın genetik faktörlerden kaynaklandığı fikri 1960’larda W.D. Hamilton tarafından ortaya atıldı. Hamilton’a göre fedakarlığı yapanlarla kendisine fedakarlık yapılanlar arasında ortak genler bulunmakda.

Bir çok konuda olduğu gibi altruizmde de son söz söylenmiş değil.

Bazı davranışlarımız temelinde hayvanlarla ortak yanlarımız olduğu su götürmez. Ama biz insanların hayvanlar dünyasında pek rastlanmayan farklı bir özelliği daha var. Çıkarcılık…

Çoğu kişi özgeci olduğunu düşünür ancak ”çıkar gözetmeme” kavramına yapılan vurgu akıllarda soru işaretleri bırakır. Sırasını verdiği kişiyi büyük bir olasılıkla bir daha görme­yeceği için yapan kişi bunu gerçekten içtenlikle yapmış olabilir ama özellikle birbirlerini tanıyan insanların yaptıkları fedakarlık­ların arka planındaki dürtüyü ayırt etmek her zaman kolay değildir.

Ne mutlu biz insanlar arasında hala Corton’a benzer, sayıları az da ol­sa, birileri halen var…

***

Charles Dickens bizlere Corton’un bıçak düşmeden biraz önceki düşüncelerini ne güzel aktarmış:

“Yaşamımı feda ettiğim insanları görüyorum. … Onun göğsünde yatan, benim adımı alacak, bir zamanlar benim olan yaşamı devam ettirecek bebeği görüyorum… [Ve bir gün] babasının (Darney) ona şefkat dolu bir sesle benim hikayemi anlattığını duyuyorum… Şimdi yaptığım, bugüne kadar yaptıklarımın en iyisi, bugüne kadar hiç tatmadığım bir huzura doğru gidiyorum.”

İzlemenizi öneririm.

Kaynak:

Sargun A. Tont, “Solucanlara Piyano Çalan Adam”, syf: 230-233

İleri Okumalar: https://www.scientificamerican.com/article/the-elusive-calculus-of-insect-altruism/

Matematiksel

Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim… Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere... Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim. Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı. Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu
Kapalı