Zavalı Büyük Yaşlı Adam: Paul Erdös

Matematikçi, kahveyi teoreme dönüştürmeye yarayan bir makinedir.” – Paul Erdös.Paul Erdös, 1913’de, matematikçi bir  ailenin oğlu olarak, Budapeşte’de dünyaya gelmiştir. Doğumunu izleyen bir kaç sene içinde, 3 ve 5 yaşlarındaki iki kız kardeşinin kızıldan ölmesi üzerine ailenin tüm ilgisi Paul ve daha sonra doğacak olan kız kardeşinin üzerinde yoğunlaşmıştır. 18 aylık iken, babasının bir Rus hücumunda yakalanıp Sibirya’da çalışma kampına sürülmesi yüzünden eğitiminde annesinin etkisi fazladır.

Annesi okulları bulaşıcı hastalıkların kaynağı olarak gördüğünden Paul’ü ilkokula göndermemiş, eğitimini kendisi üstlenmiş, ortaokula ise yıl aşırı yollamıştır.

Annesinin onu doktor olarak yetiştirmeyi istemesine rağmen onun doğuştan bir matematik dehası olduğu belliydi. Üç yaşında iken üç basamaklı sayıları akıldan çarpabiliyordu, dört yaşında ise negatif sayıları keşfetmisti. Her ne kadar, tarih, politika ve biyolojiye ilgi duyuyorsa da matematikçi olmayı aklına koymuştu.

17 yaşında Budapeşte Üniversitesine giren Erdös 4 yılda matematik doktorasını alır ve çalışmak için İngiltere’ye gider. Ancak 1938’de  Hitler’in Avusturya’ya girmesi ve olayların boyutunun genişlemesi sonucunda  1938 yılında Amerika’ya gider.

Annesi ile her daim çok yakın ilişkiler içinde olan Erdös’ün hayatı annesini 1971’de kaybedince bir çöküntüye uğrar ve kendisini tamamen matematiğe adar.

Matematik tarihinde, Onun kadar farklı alanda, Onun kadar çok kişiyle, Onun kadar farklı problem üzerinde çalışan başka bir kişi daha bulmak zordur. Bireysel ya da ortaklaşa 1200’den fazla çalışmaya imza atmış, 250’den fazla kisiyle ortak yayın yapmıştır.  Yalnızca 1987 yılında, 74 yaşındayken yaptığı yayın sayısı 50’dir ki bu sayı pek çok matematikçinin bir ömür boyu yaptığı toplam çalışma sayısından fazladır. Yapılan araştırmalar, dünyadaki her yedi matematikçiden birinin onun çalışmalarına dayanan bir çalışması olduğunu ortaya koymaktadır. Bu açıdan matematikçilerin “Erdos sayısı” çıkmaktadır ortaya.

Erdös ve annesi

Erdos hayatını, matematiğe maksimum zaman ayıracak biçimde planlamıştır. Ne eşi, ne çoluk çocuğu, ne çekip çevirecek bir evi, ne bir işi, ne de bir hobisi vardır. Yemek, içmek ve bir kaç saat uyumanın dışında matematiksiz gecen hiç bir an bulunmamıştır yaşamında. Gerçek anlamda, matematiksel bir keşiştir. 1940 yılından bu yana roman okumamış, bir kez olsun sinemaya gitmemiştir. Hayatı üniversiteler, araştırma merkezleri arasında seyahatle geçer. Gittiği yerlerde toplantılarını bir otel odasında beş- altı kisiyle yapar. Problemler belirlenir. Diğerleri kendi aralarında tartışırken O bir köşeye çekilir ve başını ellerinin arasına alarak dalar gider, arada kafasını kaldırır, bir çözüm önerisi getirir ve ardından bir başka problem ile uğraşmaya başlardı.

Tüm eşyası bir bavula sığacak kadardı Erdös’ün. Onun para ile hiçbir zaman işi olmadı. Maaşını çalışma arkadaşlarına ve öğrencilerine dağıtırdı. 1984 yılında kazandığı Wolf Prize ödülü karşılığında yaklaşık 50.000 dolar kazandığında bu paranın yalnızca 720 dolarını kendisine ayırmış, kalanını da burs olarak İsrail’de bir matematik kurumuna göndermişti. İki kez davet edildiği ve Hindistan’ta aldığı ücreti ise hayatta hiç görmediği birine, Ramanujan’ın dul eşine vermişti.

Matematik dışında hiç bir becerisi yoktur. İlk kez kahvaltıda kendi başına ekmeğine yağ sürdüğünde 21 yaşındaydı. Zira tüm işlerini o güne kadar annesi yapmıştı.

Onun için matematik, sanat ve bilimin göz kamaştıran bir birleşimiydi. Önemli olan şey ortaya atılan fikrin estetik bir biçimde ispatlanmasıydı. İspat, belirli bir sonucun doğru olduğunu değil, neden doğru olduğunu da açıklamalıydı.

Hiçbir zaman sayfalar dolusu denklemler yazmadı, problemler çözmedi. Neredeyse tüm hayatı boyunca günde 19 saat çalışıp, uyanık kalabilmek için bol miktarda kahve içen ve kafein tabletleri kullanan Erdös, matematikçiyi “Kahveyi teoreme dönüştüren kişi” olarak tanımlamaktaydı. Biraz dinlenmesini tavsiye eden arkadaşlarına verdiği
cevap ise hep aynıydı: “Mezarda dinlenecek çok zamanım olacak”.

1970 yılında 55 yaşında iken, adının sonuna PGOM harflerini yazmaya basladı. Bunlar “Poor Great Old Man” yani, “Zavalı Büyük Yaşlı Adam” ifadesinin başharfleriydi. 60’larında bunlara LO (Living Dead – Yasayan Ölü) PGOMLD yaptı. 65’inde PGOMLDAD’ye dönüştü. Yeni eklenen AD, Archaelogical Discovery – Arkeolojik Keşif anlamındaydı.70’inde ise, bu harflere LD (Legally Dead – Yasal olarak Ölü) eklenerek PGOMLDADLD oldu. 75’inde bunlar bir de CD harfleri katıldı. CD (Count Dead – Ölü Sayılıyor) anlamındaydı bu CD. Çünkü 200 üyesi bulunan Macar Bilimler Akademisi 75 yaşını bitiren üyelerini hakları baki kalsa da artık üye olarak kabul etmiyordu.

Erdös 1996 yılında bir konferansa katılmak amacıyla gittiği Polonya’da kalp krizi nedeniyle yaşamını kaybetmiştir. Aslında matematik tarihine damgasını vurmuş böyle bir kişiye eklenecek harfler ND (Never Dead – Asla Ölmez) olmalıdır.

Bu yazı Öner ÇAKAR tarafından yazılan ve Matematik Dünyası dergisinde yayınlanan yazı referans alınarak hazırlanmıştır. Yazının aslına buradan ulaşabilirsiniz.

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…

Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere…

Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.

Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.

Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Ramanujan: Sonsuzluğu Bilen Adam

Ramanujan bu sonlu hayat içinde sonsuzluğa en çok yaklaşabilmiş insanlardan biri. Ama onun da yanıldığı anlar oldu kaçınılmaz …

Bir Yorum

  1. Paul Erdös hakkında çok açıklayıcı ve bilgilendirici bir yazı olmuş çok faydalanma fırsatı buldum sayenizde teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');