Yaşamın Oyuna Yansıması: Go

Go, büyülü bir oyundur. Kurallarını öğrenmesi 10 dakika sürer. Oyunu öğrenmesi ise ömür tüketir.go_oyunu

« Satrancın Barok kuralları ancak biz insanlar tarafından icat edilebilecekken Go’nun kuralları o kadar nezih, organik ve kati bir şekilde mantıklıdır ki eğer evrenin başka yerlerinde akıllı yaşam formları varsa  kesinlikle Go oynuyorlardır. » (Uluslararası Satranç Ustası, Edward Lasker)

Go’nun kökenleri antik Asya tarihinin gizemleriyle örtülüdür, ancak oyunun en azından 4000 yıl öncesine dayandığı düşünülmektedir. Go muhtemelen dünyada oynanan en eski tahta oyunudur. Köklerini Uzakdoğu’dan alan Go, ilk olarak Çin’de ortaya çıkmıştır.

Bazıları, merkezinden tüm yönlere doğru 10 nokta ilerleyebilen tahtanın, ilk başta abaküsün bir öncüsü olarak işlev gördüğünü söylemektedir. Bazıları ise, yin ve yang’ı ifade eden siyah ve beyaz taşlarıyla, oyunun bir fal sistemi olarak ortaya çıktığını düşünmektedirler. Meşhur bir öykü ise oyunu bir imparatorun çok parlak bir zekâya sahip olmayan oğlunun zekasının gelişmesi için Go’yu yarattığından bahseder.

Konfüçyus zamanında (M.Ö. 600 civarında) Go, çoktan Çinli erkeklerin ustalaşmak zorunda olduğu ‘Dört Beceri’den biri (diğerleri, fırçayla boyama, şiir ve müzik) haline gelmişti. M.S. ilk binli yıllarda ticaret ve ülkeler arasındaki diğer ilişkilerle Kore ve Japon kültürlerine de geçen Go, uzun süreler zengin ve eğitimli sınıfların eğlence amaçlı bir uğraşısı olarak kalmıştır. Antik Çin sanatında, soylular bazen Go (Çincede wei-ch’i ya da weiqi) oynarken görülebilmektedir.

Go, insanı düşündüren yönüyle meditasyona ilham verebilir. Hatta insanın iç dünyasına bir ayna tutarcasına kendi kişiliğini ve dahası karşısındaki rakibin kişiliğini daha yakından tanımasına yol açar. İhtiras, kıskançlık, heyecan gibi hayata dair şeyler Go’da da tıpkı hayat gibi kazanmanıza yahut kaybetmenize yol açar. Go birçok atasözünün çıkış noktası olmuştur, çünkü Go hayatın gerçeklerini minyatür halde yansıtmaktadır.yasamin_oyuna_-yansimasi_go

Go, oyun tahtasının üzerinde şekiller oluşturduğunuz bir oyundur. Bu oyunun temelinde diğer oyunlardan farklı olarak şiddet ve yok etme değil yaratıcılık ve yapılandırma yatmaktadır. Oyunu oynarken ezbere dayalı hamleler yapamazsınız. Oyunun özünde barındırdığı yaratıcılık kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar.

Çoğunlukla söylenene göre, insan beyninin sol yarıküresi hesaplama, ezberleme, mantıksal düşünme eylemlerinden sorumludur. Buna karşın sağ yarıküre ise sezgisel beceriler, şekilsel algılar, perspektif, bağlantılar kurma gibi becerilerimizde etkilidir. Önemli olan beynin iki yarısını aynı zamanda iyi kullanabilmektir. Ancak toplumda beynin sol yarıküresini kullananlar çoğunluktadır.

Go oyunu çoğunlukla sağ yarıkürede şekillenen beceriler üzerine odaklanmıştır. Bu sayede insan vücuduna yansımaları da olumlu olur. İnsanda muhakeme yeteneği artar ve aynı zamanda stres azalır. Go’nun aynı zamanda yaşlılığa bağlı zihinsel faaliyetleri azalmasını engellemede faydaları çoktur.

Go oyunu 7 den 70 e herkes tarafından keyifle oynanabilecek bir oyundur. Oyunun başında birbirine yabancı olan kişiler oyun ilerledikçe arkadaş olurlar. İletişimin her geçen gün daha da azaldığı günümüzde, Go oyunu bu yönüyle önemli bir örnek temsil eder. Tabii ki bu oyunda da bir taraf kazanır ve bir taraf kaybeder. Yaptığınız hamlelere siz karar verdiğiniz için, kazandıktan veya kaybettikten sonra kendinizi değerlendirme sorumluluğu da size ait olur.

Bugün Türkiye’de birçok Go topluluğu ve kulübü bulunmaktadır. Özellikle üniversiteler kanalıyla devam eden Go’yu yayma çabaları, meyvelerini vermekte ve Türkiye’de de Go hızla yayılmaya devam etmektedir.

Oyunu ve kurallarını öğrenmek için aşağıdaki videoya göz atabilirsiniz.

Sibel Çağlar

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…

Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere…

Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.

Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.

Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Sabun Köpüğündeki Geometri

Yumurta, neden yumurta şeklindedir ya da neden balık, balık şeklindedir? Neden gezegenler ve yıldızlar bir …

Bir Yorum

  1. Go’yu hatırlattığınız için teşekkür ederim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');