Yapay Zeka İçin Önemli Bir Satranç Teorisyeni: Wilhelm Steinitz

“Satranç entelektüel jimnastiktir.” … Steinitz

Yapay zekanın ilgilendiği problemlerden biri oyun modellemesidir. Satrancın hamlelerinin ve hedeflerinin keskin bir şekilde tanımlanabilmesi, düşünmeyi gerektiren bir oyun olması, ayrık yapısının modern bilgisayarların dijital doğasına uygun olması yapay zekâya uyarlanmasını sağlamıştır.

Genellikle satranç gibi karmaşıklığı yüksek strateji oyunlarını ele alarak bu stratejilerin modellenmesi sağlanır. Bilgisayar her ihtimali iki taraflı olarak hesaplayarak bir değerlendirme yapar. En iyi ihtimali seçerek oyuna devam eder. Algoritmalar ve modeller ünlü satranç teorisyenlerinin oyunlarının analizleriyle elde edilir. Bu yazıda yapay zekâda satranç algoritmasına oyun tarzı ve teorisiyle katkıda bulunmuş Steinitz’i anlatılım sizlere.

1850’lerden başlayarak, güçlü oyuncuların katıldığı satranç turnuvaları yapılmıştır. 1886’da o zamanın en kuvvetli iki satranç oyuncusu arasında, ilk dünya satranç şampiyonluk karşılaşması Steinitz ve Zuckertort arasında oynanmıştır. Steinitz bu maçı, 10 galibiyet, 5 beraberlik ve 5 yenilgi alarak kazanmıştır. 1836’ da Prag doğumlu olan Wilhelm Steinitz 1886’da ilk resmi dünya satranç şampiyonu olarak tarihe geçmiştir.

Matematiğe meraklı olan Steinitz, genç yaşta teknik üniversitede okumak amacıyla Viyana’ ya gitti. Viyana Politeknik’te matematik okumaya başladı. Ancak yetersiz burs ve sağlık sorunları yüzünden öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Cafe Romer’de satranç oynamaya başladı. Rakiplerine karşı genelde gözü kapalı (körleme) oyunlar oynamış ve kısa zamanda Viyana’nın en kuvvetli satranç oyuncularından biri olmuştur.

19. yüzyılın sonlarında, satrançtaki onca üstünlüğüyle birlikte, Steinitz’in satranca olan en büyük katkısı satranç teorisyenliğidir. Morphy ve Anderssen tarafından popülerleştirilen ve dönemin stilini karakterize eden, satrancın romantik saldıran stiline son derece yetkin bir şekilde el koyması nedeniyle 1860’lı yıllarda ön plana çıkmıştır. Viyana şampiyonalarında; 1859’da üçüncü, 1860’da ikinci, 1861’de de birinci olmuştur.

1862’de Londra’ya taşınan ve oynadığı ilk resmi turnuvada iyi derece alan Steinitz, kombinasyonlu oyun stili ile Londra’daki satranç severlerin ilgisini çeker. 1866’da Zuckertort’ la oynadığı Dünya Şampiyonluğu maçı büyük ilgi çekmiştir. Hamleleri telgrafla aynı anda çeşitli ABD kulüplerine ve Londra’ya bildirilmiştir.

29 Mart 1866’da ilk resmi Dünya Şampiyonluğunu kazanan Wilhelm Steinitz, bu ünvanı, 10 galibiyet, 5 yenilgi ve 5 beraberlikle elde etmiştir. 1873 Viyana turnuvasında satranç oyun tarzını değiştirip yeni bir konumsal oynama şekli ortaya atmıştır.

Uluslarası satranç turnuvalarındaki birincilik ödülleri; 1872 Londra, 1873 Viyana, 1882 Viyana’dır. 1866’dan sonra oynadığı bütün karşılaşmalarını kazanan Steinitz, 1894’de Emanuel Lasker’le yaptığı maça kadar başarılı olmuştur.

1894 ‘de Lasker’ e yenildikten sonra da çeşitli turnuvalarda başarılı olsa dahi, sağlık sorunları dolayısıyla performansı düşmüştür. 12 Ağustos 1900’de New York’da ölmüştür.

Ölümünden bir yıl önce Steinitz, American Chess Magazine’e; “Ben zamanımdan 20 yıl ilerde olduğum için Dünya Şampiyonu oldum. Ne Zuckertort’un, ne de herhangi bir çağdaşımın anladığı yeni prensiplere göre oynamıyordum.” demiştir.

Steinitz, 1873’ten 1882’ye kadar The Field’ın Londra’da ana satranç muhabiriydi ve satranç stratejisi üzerine fikirlerini sunmaktaydı. 1885 yılında New York’ta Uluslararası Satranç Dergisi’ni kurdu. 1886’da Johann Zuckertort ve Amerikan Satranç Kongresi’nin dünya şampiyonası projesiyle sonuçlanan müzakerelerin oyun yorumlarını ve darbe tahminlerini yazdı. 1889 New York turnuvasının kitabını yazdı ve 1889’da “Modern Chess Instructor” adlı bir ders kitabı yayınladı.

Steinitz, satrancı sistematik oynama kavramının öncüsüdür. Steinitz’in teorisinin başlangıç noktası “Satrançta konumun özelliklerine uygun bir plan yaparak oynamak” tır. “Konumun özellikleri” konusundaki görüş ve çalışmaları, modern satranç oyununun ve bugünkü satranç kapsamında yapay zeka çalışmalarının temelleri olmuştur.

Steinitz’in teorisine detaylı olarak değinecek olursak;

1. Oyunun başında güçler dengede durur.
2. Her iki tarafın doğru oyunu, bu dengeyi korur ve beraberliğe yol açar.
3. Bu nedenle bir oyuncu yalnızca rakibin yaptığı bir hata sonucu kazanabilir. (Kazanan hamle diye bir şey yoktur.)
4. Denge devam ettiği sürece bir saldırı, doğru savunmaya karşı başarılı olamaz. Böyle bir savunma, nihayetinde saldıran parçaların geri çekilmesini ve yeniden gruplandırılmasını gerektirecektir ve saldırgan, kaçınılmaz olarak dezavantaja maruz kalacaktır.
5. Bu nedenle, bir oyuncu saldırı kararını haklı gösteren, rakibin hatasından kaynaklanan bir avantaja sahip olana kadar saldırmamalıdır.
6. Oyunun başında bir oyuncu aynı anda saldırmaya çalışmamalıdır. Bunun yerine, oyuncu rakibin bir hata yapmasını sağlayarak, onun lehindeki dengeyi bozmaya çalışmalıdır. Bu saldırıya başlamadan önce bir ön hazırlıktır.
7.Yeterli bir avantaj elde edildiğinde, bir oyuncu hücum etmelidir ya da avantaj kaybedilir.

Makinelerin bir konsepti anlamasını sağlayabilmek için kullanılan yüzlerce algoritma sonucu ortaya bir “öğrenme” çıkar. Daha önceki yazılarımızda, satrançta yapay zekâ örneklerinde; basit bir satranç oyunu yapmamıza yardımcı olacak; hamle, satranç tahtasının ileri özellikleri için algılama, hareket seçme için eylemler, tahta konumlarını değerlendirme için çıkarsama algoritmaları, minimaks algoritması kullanarak arama ağacı ve bu arama ağacındaki bazı dalları daha çok dikkate almamamızı sağlayan, minimax algoritmasına yönelik bir optimizasyon metodu olan alfa-beta budama ile öğrenme algoritması oluşturulabileceğine değindik. Bunun için; Steinitz gibi teorisyenlerin oyun anlayışları bu algoritmaları etkilemektedir.

Yapay zeka çalışmalarında, Steinitz’in teorisinin temelleri daha derinlemesine analiz edildiğinde, Wilhelm Steinitz’ten (1836-1900) başlayarak, o zamandan beri satranç dünya şampiyonları tarafından oynanan binlerce oyun, her bir oyuncu için bir olasılık modeli oluşturmak için işlenmektedir. Her pozisyon için olasılık modeli, hata yapma ihtimalini ve hatanın büyüklüğünü hesaplar. Bu modeller daha sonra iki oyuncu arasındaki herhangi bir maç için kazanma / beraberlik / kayıp olasılığını hesaplamak için kullanılabilir.

Steinitz, 1894’ te “Benim şimdiye kadar rakibim bir soyutlama ya da bir otomat da olabilir” sözleriyle rakibinin kişiliğinin önemsiz olduğunu belirtmiştir. Ancak; bu teoriyi gerçek bir otomat ile test edebilecek kadar şanslı olamamıştır.

Zühre AYDIN YENİOĞLU

Kaynakça
1. Hooper, David, Steinitz’ Theory, British Chess Magazine Vol. 104, p.370 Sept 1984. Divinsky, Nathan, The Chess Encyclopedia Facts on File, 1991.
2. Hooper, David and Kenneth Whyld, Oxford Companion to Chess, Second Edition, Oxford University Press, 1992.

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Zühre AYDIN YENİOĞLU

2003 yılında Çankaya Üniversitesi Matematik-Bilgisayar Bölümünden mezun oldum. Aynı zamanda İngiliz Dili ve Edebiyatı ana bilim dalında yan dal eğitimimi tamamladım. Gazi Üniversitesi Bilişim Enstitüsü Yönetim Bilişim Sistemleri yüksek lisans mezuniyetimin ardından aynı bölümde doktora eğitimime devam etmekteyim. 2017 yılında Bilgisayar Mühendisliği Bölümü lisansını da tamamlamış bulunmaktayım. 7 yıl matematik öğretmeni olarak özel sektörde, sonrasında ise 2007-2014 yılları arasında İçişleri Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı’nda görev aldım. 2014 Aralık ayından bu yana EPDK Bilişim Hizmetleri Grubunda çalışmaktayım.

Bunlara da Göz Atın

Bilişim Suçları, Veri Madenciliği ve Matematiksel Algoritmalar

“Matematiksel olarak suç analizinde proaktif bir teknik nedir?” diyecek olursak, cevap veri madenciliği algoritmalarıdır. Güvenlik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');