Türkiye’de gökbilim kurucusu bir öncü bilim kadını: Prof. Dr. Nüzhet Gökdoğan

Osmanlı İmparatorluğu, 1912 Balkan Savaşı ve ardından da 1914-1918 yılları arasındaki Birinci Dünya Savaşı sonucunda adeta tükenmişti. Böyle bir dönemde eğitim, öğretim ve bilimsel etkinliklerin aksaması doğaldır. Ancak bu aksaklık, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanında sonra Atatürk’ün çabalarıyla giderilmiş ve çağdaş uygarlıklar seviyesine getirilmiştir.

Atatürk’e göre, memleketin korunması için alınacak en önemli önlem, ve hatta bir ülkenin özgür ve bağımsız olması için gerekenler bilim ve irfandır. Cumhuriyet’in ilanından sonra da Atatürk, bu düşüncesini hızla uygulamaya geçirmek istemiş ve bu düşüncesine dayalı olarak 1924 yılında İstanbul Darülfünûn’u İstanbul Üniversitesi olarak yeniden şekillenmiştir. Atatürk burada ısrarla üniversite ve alt birimler olarak fakülte adının kullanılmasını istemiştir.

Böylece 1933 yılında üniversite reformuyla üniversitelerde yeni bir yapılanma olmuş ve bu reformun gerçekleştiği yıllarda yurt dışından bilim adamları getirilerek özellikle İstanbul Üniversitesinde görev almışlardır.

Üniversitede başlatılan yenilik hareketinin bir devamı olarak, daha sonraki yıllarda önce Ankara Üniversitesi, daha sonra Hacettepe Üniversitesi, İzmir’de Ege Üniversitesi ve Erzurum’da Atatürk Üniversitesi ve yine Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesi kurulmuştur.

Türkiye’de astronomi araştırmaları 1933 üniversite reformuyla, ilk önce İstanbul Üniversitesinde yabancı bilim adamları tarafından başlatılmıştır. Yabancı uyruklu bilim adamları, çalışmalarına ve katkılarına 1967 yılına kadar devam etmişlerdir. Türk astronomları ise, ilkin tez çalışmalarıyla bu alanda çalışmaya başlamışlar ve ilk yurt dışı bilimsel makale 1935 yılında yayımlanmıştır.

1910 yılı doğumlu Nüzhet Gökdoğan Erenköy Kız Lisesinde eğitimini tamamladıktan sonra, 1928’de Matematik-Fizik lisansı yapmak üzere Atatürk’ün Türkiye’ye sağladığı olanaklarla Fransa’ya gönderilmiş, önce Lyon Kız Lisesi’nde Fransızca öğrenmiş, daha sonra Erkek lisesinde  Mathematiques Superieures ve Speciales sınıflarını okumuştur.1932’de Lyon  Üniversitesi’nde Matematik lisansını tamamlamış, 1933-34 ders yılında da  Paris Üniversitesi’nde “Diplome d’Etudes Superieures” sertifikasını almış ve Paris Rasathanesi’nde staj görmüştür.

1933 Üniversite Reformu’yla birlikte, Prof. Dr. E.F. Freundlich ve iki yardımcısıyla İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde 29 Eylül 1934’te kurulan Astronomi Enstitüsü’ne İlk Türk Doçenti olarak tayin edilmiştir. 1936’da üniversite bahçesine küçük ancak modern bir gözlemevi kurulmasında çalışmıştır. 1937’de Freundlich’in yönetiminde doktora tezini yazmıştır. Bu tez İ.Ü. Fen Fakültesi’nin kayıtlarındaki “bir numaralı” doktora tezidir. 1940’ta doçentlik tezini vermiştir. Ayrıca 1936-46 arasında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde matematik doçenti olarak ek görev yapmıştır.

1948’de profesörlüğe yükseltilmiş ve ardından Fen Fakültesi’ni temsilen üniversite senatörü ve daha sonra 1954’te dekan seçilmiştir. Böylece Türk üniversitelerinin ilk kadın senatörü ve dekanı olmuştur.1958’de Astronomi Kürsüsü’nü yönetmeye başlamış, yirmi iki yıl bölüm başkanlığı görevini yürütmüş ve 1980’de ikinci kez dekan ve bölüm başkanlığı görevinin sürdürürken yaş sınırından emekli olmuştur.

Nüzhet Gökdoğan, Astronomi Bölümü’ne toplam 46 yıl hizmet etmiş, 11 doktora tezi danışmanlığı yapmış, 6 ders kitabı çevirmiş, 3 ders kitabı yazmış, 6’sı yurt dışında olmak üzere 13 bilimsel makalesi yayımlamıştır. 1948’de aralarında Cahit Arf, Mustafa İnan, Nazım Terzioğlu’nun da bulunduğu bazı öğretim üyeleriyle birlikte Türk Matematik Derneği’ni kurmuştur. 1954’te kurulan Türk Astronomi Derneği’nin de kurucularındandır. Yirmi yıl kadar bu derneğin başkanlık görevini üstlenmiştir. Uluslararası Astronomi Birliği’nin Türkiye temsilcisi ve Güneş Fiziği ile Spektroskopi komisyonlarına üye seçilmiştir.

TUBİTAK Ulusal Gözlemevi’nin kuruluşunda Prof.Dr. Abdullah Kızılırmak’la birlikte ilk adımları atmıştır. Üniversiteli Kadınlar Derneği’nin kurucu üyelerindendir ve  çeşitli dönemlerde bu derneğin başkanlığında da bulunmuştur. Türk Soroptimist Derneği’nin kurucularından olup uzun yıllar başkanlığını yürütmüştür.

Günümüzde pek az insanın adını hatırladığı, çağdaş Türkiye’nin oluşmasında çok önemli bir rol oynayan bu öncü kadına her Türk gencinin etmesi gereken bir teşekkür olmalıdır.

Reyhan Sarı

Kaynakça:

Paraf Yayınları Cahit Arf ve Matematikçilerimiz syf 125

Cumhuriyet Döneminde Türkiyede Astronomi Çalışmaları/Yrd. Doç. Dr. Yavuz Unat

Matematiksel

 

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Ramanujan: Sonsuzluğu Bilen Adam

Ramanujan bu sonlu hayat içinde sonsuzluğa en çok yaklaşabilmiş insanlardan biri. Ama onun da yanıldığı anlar oldu kaçınılmaz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');