Savaş – Barış ve Alfred Nobel

İki büyük askeri birliğin, birbirlerini bir saniye içinde yok edebileceklerini gördükleri gün, umuyorum ki uygar milletler, savaştan vazgeçecekler ve silahlarını bırakacaklardır. — Alfred NobelSavaş - Barış ve Alfred Nobel

Alfred Nobel, birçok zıt yönleri olan bir insandı. İflas etmiş bir kişinin oğluydu; fakat kendisi bir milyoner oldu. Edebiyat aşığı bir fenciydi, ardından bir ideal bırakan sanayici oldu. Bir servet sahibi oldu; fakat son derece basit yaşadı. Toplum içinde neşeli olmasına rağmen, yalnız olduğu zaman yüzünde tasa ve acı vardı. Bir insanlık aşığı idi; fakat eşi ya da onu sevecek bir ailesi olmadı. Vatanına aşık bir kişi idi; fakat yabancı topraklarda yapayalnız öldü. Barış zamanında maden sanayinde ve yol inşaatında kullanılsın diye yeni bir patlayıcı madde olan dinamiti keşfetti; fakat dinamiti bir silah olarak savaşta vatandaşlarını yaralamak ve öldürmek için kullanıldığını gördü. Çok faydalı yaşamı boyunca sık sık, faydasız bir insan olduğu duygusuna kapıldı. Kendisini çok övenlere, bu övgülerden hoşlanmadığını söylerdi; fakat ölümünden sonra, adı birçok şan ve şeref getirdi.

Alfred Nobel, Karl Marx’ın dediği gibi, dünyayı sadece yorumlamamış; aynı zamanda onu değiştirmiştir de…

Dinamiti bularak çığır açan, bıraktığı vasiyetname ile uzun vadeli düşünen biri olduğu belli olan Alfred Nobel aynı zamanda bir dahi idi. İsveççe, Rusça, Almanca, İngilizce ve Fransızca’yı mükemmel bilirdi. Öldüğü zaman 355 patentin sahibiydi ve yirmi ülkede 90 fabrika kurmuştu.

Dinamitin ana malzemesi olan nitrogliserin 1847 yılında İtalyan kimyacı Ascanio Sobrero tarafından bulundu. Bundan üç yıl sonra on yedi yaşında İsveçli bir genç, Alfred Nobel, Sobrero ile tanıştı ve nitrogliserinin varlığından haberdar oldu. Alfred Nobel yıllarca yılmadan usanmadan bu tehlikeli kimyasalı kontrol altına alacak yöntemler aradı. Sonunda nitrogliserini bazı emici maddelerle karıştırıp saklanması ve taşınması kolay bir forma sokmayı başardı. Dinamit adını verdiği bu buluşuna patent aldığında otuz dört yaşındaydı.

Nobel, bulacağı maddenin insanları öldürmek için değil, ekonomik kalkınma için kullanılması gerektiğini düşünmekteydi. En büyük arzusu savaşın son bulacağı günü görmekti. 1896 yılında ölümüne dek, milletler arası barışın sağlanması için parasını ve zamanını harcadı.

Kimilerine göre Alfred Nobel’in hayatını, 1888 yılında bir gazetede yayımlanan yanlış bir haber değiştirdi.  Başlık “Ölüm Taciri Öldü” olarak atılmıştı. Aslında ajanslara ulaşan haber, Alfred Nobel’in ağabeyi olan Ludwig Nobel’in ölüm haberiydi. Bundan etkilenen Nobel, ölümünden sonra tüm servetini ödüllere bırakmaya karar verdi. Ölümü ve vasiyetin açıklanmasından sonra, İsveç Kralı, İsveç Bilimler Akademisi ve tıp ödülü hakkında karar veren Karolinska Enstitüsü bu olaya tepki gösterdi. Kral vasiyeti yargı yoluyla bozdurmak için Nobel’in yeğeni Emanuel’i Rusya’dan çağırdı. Ancak Emanuel, amcasının vasiyetini beğendiğini söyleyerek Kralı dinlemedi ve Nobel Ödülleri’nin önünü açmış oldu.

1901 yılından beri her sene bes kisi, dünyaya fizik, kimya, tıp, edebiyat ve barış alanında yaptıkları katkılardan dolayı çok büyük bir ödüle layık görülmektedir. 1901’de beş alanda verilmeye başlanan bu ödüller, 1968 yılından bu yana bünyesine ekonomiyi de katarak altı alanda verilmektedir. Matematik için bir Nobel Ödülü olmamasının tek nedeni Alfred Nobel’in insan hayatına doğrudan etki eden konuları tercih etmesidir. (Doğruluğu tartışılır elbette)

Ödüller diploma, altın madalya ve çek olarak her yıl 10 Aralık’da (Alfred Nobeli’in ölüm gününde) ödül kazananlara Stockholm’un meşhur Konser Salonunda İsveç Kralı tarafından büyük bir törenle verilir. Savaş - Barış ve Alfred Nobel1

Alfred Nobel’in Vasiyeti

“Ardımdan bıraktığım gayrimenkulumun ve servetimin tamamı, aşağıdaki şekilde dağıtılacaktır. Kapital, emniyetli bir şekilde Fon’da toplanmalıdır. Bu fon’un geliri her yıl Insanlığa en büyük hizmeti yapan kişilere dağıtılmalıdır. Bu gelir beş ana bölüme ayrılmalı ve aşağıdaki şekilde dağıtılmalıdır. Bir kısım fizik sahasında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısım kimya sahasında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısmı fizyoloji ya da tıp alanında en büyük keşfi yapan kiþiye verilmelidir. Bir kısım edebiyat sahasında en büyük eseri yazan kişiye verilmelidir. Bir kısım Milletlerarası barış ve kardeşlik için en büyük çalışmayı yapan kişiye verilmelidir. Fizik ve kimya konusundaki keşifler, Isveç ilim konseyince değerlendirilmelidir. Tıp konusundaki çalışmalar Stockholm’deki Caroline Enstitüsü tarafından değerlendirilmelidir. Edebiyat ve barış konusundaki mükafatlar Norveç Parlementosu tarafından seçilen beþ kişilik bir heyet tarafından değerlendirilmelidir. En büyük ve kesin arzum mükafatlar adaylara dağıtılırken kesinlikle milliyet tefrika yapılmamasıdır. En mühimi, mükafatı alacak şahıs bir Iskandinavyalı da olabilir, olmayabilir de.

Paris, Kasım 27, 1895
Alfred Bernard Nobel

Sibel Çağlar

Yararlanılan Kaynaklar:

https://www.uhim.org/savas-baris-ve-alfred-nobel.html

http://e-bulten.library.atilim.edu.tr/sayilar/2006-12/nobel.htm

http://www.gelisenbeyin.net/

Matematiksel 

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…

Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere…

Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.

Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.

Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Ramanujan: Sonsuzluğu Bilen Adam

Ramanujan bu sonlu hayat içinde sonsuzluğa en çok yaklaşabilmiş insanlardan biri. Ama onun da yanıldığı anlar oldu kaçınılmaz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');