Olağanüstü Miras: Minyatür Ahşap Oymacılığı

İnsanlık tarihinde yitip gitmiş muhteşem uğraşılara bakınca hayıflanmamak elde değil.  

Photography by Ian Lefebvre

Dünya üzerinde yalnızca 135 adet minyatür ahşap oyması bulunduğu söyleniyor. Araştırmacılar, müzelerden ve özel koleksiyonlardan topladıkları bu nadide parçaları incelemeye alıyorlar ve bu esrarengiz minyatür oymacılık sanatının sırlarını keşfetmeye çabalıyorlar. Sonunda ilginç birtakım bilgilere de ulaşılıyor.

En başta bu ahşap oymaların tarihsel ölçekte çok kısa bir zaman dilimi içerisinde yapıldığı tespit edilmiş. Belçika’nın kuzeyinde Flamanca konuşulan Flandre bölgesinde veya Hollanda’da, 1500 ilâ 1530 yılları arasında yapıldıkları tahmin ediliyor.

Avrupa’da o dönemde ortaya çıkan bir sosyal sınıf olan tüccarların bu tarz dini figürlerin işlendiği ahşap oymacılığı piyasasını talepleriyle hareketlendirdikleri ve bu sayede yöredeki insanların bu çok zahmetli minyatür sanatında yüksek kaliteli ürün verecek ustalığa ulaştıkları anlaşılmış.

Ne var ki hemen ertesinde Reform hareketleri başlayınca bu kısa dönemde ortaya çıkan ve çoğunlukla dinsel konuların işlendiği minyatür oymalar bir kenara bırakılmış ve modası geçmiş.

Mikro CT taramalar ve ileri düzey 3 boyut analiz yöntemleriyle yapılan incelemeler sonucunda araştırmacılar bu minyatür ahşap oyma kutuların ne denli girift yapıya sahip olduğunu keşfetmişler. İç tabakalar, eklem yerleri son derece iyi gizlenerek birbirine bağlantılanmış. Yalnızca bir mikroskop ya da X-ışını görüntülemesi yoluyla fark edilebiliyorlar. Çıplak gözle görülmesi neredeyse tamamen imkansız ayrıntılar var. Eserlerin kimi parçaları ayrıca bir çim tohumundan daha küçük boyutta iğneler barındırıyorlar. Fakat bu kutuların yapım süreciyle ilgili çok fazla ayrıntıya ulaşılamamış çünkü içeriklerindeki altın kalıntılarıyla birtakım diğer dekorasyon materyalleri X-ışınımı sonuçlarını olumsuz yönde etkilemiş.

Çevirmen notu: 500 yıl öncesine ait bu eserlerin çok kısa bir  tarihsel dönemde kullanılmış olması ve günümüze kadar kalabilmiş olması iyi haber. Ancak geliştirilememiş ve diğer toplumsal konularla da çeşitlendirilerek uyarlanamamış olması da üzücü. Böylesi bir mikro-sanat, insan topluluklarının çoğu dönemsel alışkanlık veya çalışmaları hakkında günümüze taşınan daha aydınlatıcı bilgiler içerebilirdi. Sanatın diğer kollarıyla da bütünleştirilebilir ve insanlar arasında daha çok rağbet görerek sanatsal ve estetik anlamda da eğitimde önemli ve ilerici roller üstlenebilirdi.

Bazen insanlık tarihinde yitip gitmiş muhteşem uğraşılara bakınca hayıflanmamak elde değil. Derinliğiyle ve kalıcılığıyla büyük etkiler uyandıracak eserler yok olma tehlikesiyle karşılaşabiliyor. Yine de bu göz kamaştırıcı üretimleri dünyaya kazandırmış olan minyatür ahşap oymacısı ustalara ve onları son teknolojiyle inceleyerek sırlarını dünyayla paylaşan bilim insanlarına minnet duyguları beslemekten kendimizi alamıyoruz.

Kaynak: BoredPanda

A. Caner Sönmez

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Caner Sönmez

Yolunu anlamlandırma çabasında bir insan evladıyım. Bilim ve müzik bu uzun yürüyüşümde benim çok değerli eşlikçilerim. Nazilli Anadolu Lisesi ve Muğla 75. Yıl Fen Lisesi’nin devamında Ankara Üniversitesi’nden yüksek lisans derecesiyle 2013’te mezun oldum. Alanım mikrobiyoloji, tezimi Salmonella suşlarının genetik farklılıklarının analizi üzerine verdim. İyi düzeyde İngilizce ile orta düzey Almanca biliyorum. Fransızca öğreniyorum. Şu an Anadolu Üniversitesi AÖF’de Sosyoloji okumaktayım. Gitar ve piyano çalar, biraz söz yazar, ufak besteler yaparım. Tarih ve felsefe kitaplarına ilgiliyim. Hayatın akışını gözlemlemeyi ve üzerinde düşünüp yorumlamayı severim. Deniz veya göl kenarında saatlerce yürüyebilirim. Huzur ilk sırada gelir. Eğitimin ve toplumsal bilinçlenmenin yaşamsal önemine yürekten inanmışım. Küçük yaşta geçirdiğim beyin ameliyatının etkisi mi bilmem; dünyada bir gün tüm beyinlerin birbirine bağlanması, dolayısıyla anlama kapasitelerimizin sonsuzluğa kavuşması hayalimdir. Bir de çocukların hepsinin birlikte gülmesi… Son olarak: “Bilimsel bilgiyi küçük bir grubun tekeline bırakmak bir toplumun düşün gücünü zayıflatır, onu tinsel yoksulluğa sürükler.” sözü için Albert Einstein’a; “Gelmiş geçmiş tüm dikkat gerektiren uğraşlar içerisinde, sevmek uğraşı üzerinde gösterilen dikkat en yaşamsal önemde olanıdır.” sözüyle de Bertrand Russell’a sonsuz şükranlarımla.

Bunlara da Göz Atın

Henüz Kimsenin Çözemediği 5 Basit Matematik Problemi

Matematikte her problem anlaşılmaz değildir. Bazı soruları anlamasına hemen anlarsınız, çözümü oracıkta gibi gözükür ancak …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir