Nobel: Bilimin Zirvesi

Herkesin merakla beklediği 2017 Nobel ödülleri sahiplerini buldu. Tabi ödül alanları destekleyenler kadar eleştirenler de oldu. Özgür düşüncelerin olduğu yerde eleştiriler de makul görülür. Bilimin yüzyılında hemen hemen her gün yeni buluşlar, yeni icatlar ortaya çıkıyor. Evreni daha iyi anlamak için yapılan yeni çalışmalar bizi bulunduğumuz noktanın çok daha ötesine taşıyor. Bu yüzyılda aklın, mantığın, vicdanın, canlıların ve tüm doğanın bir arada yaşaması için çırpınan bir bilimden ve bilim görevini icra eden bilim insanından söz ediyoruz. Gecesini gündüzüne katan, hayatını bilime adayan insanları maddi ve manevi olarak desteğe ihtiyacı var. Bu desteklerden biri de her sene verilen Nobel Ödülleridir.

Dünyanın en prestijli ödülü: Nobel

Nobel Ödülü İsviçreli Alfred Nobel (1833-1896)’ın mirasıdır. 10 Kasım hem İsviçre’de hem de Norveç’te Nobel günüdür. Ödülü kazananları, yapacakları konuşmalar, konferanslar ve resepsiyonlarla dolu bir hafta bekler. Stockholm Konser Salonunda, Nobel Ödülü Seremonisi sırasında, Fizik, Kimya, Fizyoloji, Tıp ve Edebiyat alanlarında kazananlara İsveç Kralı tarafından madalya takılır ve yanında diploma ile nakit para ödülü verilir. Bu seremoniyi bir ziyafet takip eder.

Nobel Barış Ödülü aynı gün Oslo Belediye Binasında da verilir.

Ödül paylaştırılsa dahi, her bir ödül kategorisi için SEK 8 milyon (USD 1.1 milyon, EUR 0.8 milyon) verilir. Her bir kategori için en fazla üç kazanan ya da aday olabilir.

Bilimin Zirvesinde Kimler Var:

Nobel Barış ödülü

Özlenen şarkının adıdır barış. Özellikle medeniyetlerin beşiği olan Ortadoğu ve tüm Dünyada en acil ve kalıcı olması gereken bir şarkıdır barış. Bu sene Nobel Barış ödülünü Nükleer Silahların Tamamen Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Kampanya (ICAN), nükleer silah kullanımının yol açacağı insani sonuçların yıkıcı etkisine dikkat çektiği ve bu tarz silahların anlaşmalarla yasaklanması için gerçekleştirdiği çığır açan çalışmaları sebebiyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü.

Küresel bir sivil toplum girişimi olan kampanya Nükleer Silahsızlanma Anlaşması’nın tam ve doğru bir şekilde uygulanması için çalışıyor.

Nobel Fizik Ödülü

Nobel Fizik Ödülü’nü Rainer Weiss, Barry C. Barish ve Kip S. Thorne kazandı. İsveç Bilimler Akademisi’nden yapılan açıklamada, araştırmacıların Lazer Girişimölçer Kütleçekimsel Dalga Gözlemevi (LIGO) dedektörlerinin kurulması ve kütleçekimsel dalgaların gözlemlenmesine yaptıkları katkılar sebebiyle ödüle layık görüldükleri belirtildi.

Yaklaşık 100 yıl önce Albert Einstein tarafından geliştirilen genel görelilik kuramının sonuçlarından biri ivmelenen kütlelerin kütleçekimsel dalgalar yaymasıdır. Işık hızıyla yol alan bu dalgalar uzayzamanın dokusunda değişikliklere sebep olur. Ancak bu etkiler çok küçük olduğu için kütleçekimsel dalgaların doğrudan gözlemlenmesi çok zordur.

Prof. Dr. Rainer Weiss ve Prof. Dr. Kip Thorne, 1970’lerde kütleçekimsel dalgaların doğrudan gözlemlenmesinin mümkün olabileceğini düşündü. Weiss, dalgaların gözlemlenmesini zorlaştıran etkenleri detaylı bir biçimde inceledi ve bir dedektör tasarladı. Prof. Dr. Barry C. Barish, dedektörlerin kurulmasına öncülük etti. Dedektörlerin kurulmasında ve yapılan bilimsel araştırmalarda binden fazla bilim insanının emeği var.

Kütleçekimsel dalgalar, 40 yıla yayılan çabaların sonunda ilk kez 2015 yılında LIGO dedektörlerinde gözlemlendi. Dalgaların yaklaşık 1,3 milyar yıl önce iki karadeliğin birleşmesi sırasında yayıldığı açıklandı.

Nobel Kimya Ödülü

Jacques Dubochet, Joachim Frank ve Richard Henderson, çözeltideki biyomoleküllerin yüksek çözünürlüklü yapısının belirlenmesi için geliştirdikleri soğuk-elektron mikroskopisi ile Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı. Joachim Frank, bu teknik sayesinde bozuk 2 boyutlu görüntülerin yerini keskin 3 boyutlu görüntülerin alacağını söyledi. Nobel Kimya Ödülü’nün kurul başkanı Sara Snogerup Linse, üç bilim adamının çalışmasıyla biokimyanın yeni bir çağa gireceğini ifade etti: “Yakında sır kalmayacak. Artık biyomolekülleri hücre içinde ve vücut sıvılarımızın her bir damlasında, en ince ayrıntısına kadar görebiliyoruz. Nasıl oluştuklarını, nasıl davrandıklarını ve nasıl bir bütün olarak çalıştıklarını anlayabiliyoruz. Biyo-kimya alanında bir devrimle karşı karşıyayız”

Akademiden yapılan açıklamada, “Biyomoleküllerin görüntülenmesini hem kolaylaştıran hem de ilerleten kiro-elektron mikroskobisini geliştiren Dubochet, Frank ve Henderson, bu yılki Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü. Bilim adamlarının geliştirdiği yöntem, biyokimya alanında yeni bir çağın başlangıcı oldu. Güçlü elektron ışınları biyolojik materyali öldürdüğü için elektron mikroskoplarının sadece ölü maddelerin görüntülenmesine uygun olduğu sanılıyordu. 1990’da Henderson, elektron mikroskobunda atomik çözünürlükte bir proteinin üç boyutlu görüntüsünü elde etmeyi başardı. Dubochet, Frank ve Henderson’ın çalışmaları sayesinde elektron mikroskobu, çok daha verimli bir biçimde kullanılmaya başlandı. 2013’te atomik çözünürlük hedefine ulaşıldı ve araştırmacılar, artık biyomoleküllerin üç boyutlu yapısını düzenli olarak elde edebiliyor. Geçen birkaç yılda bilimsel literatür, antibiyotik dirence yol açan proteinlerden Zika virüsünün yüzeyine kadar her şeyin görüntüleriyle doldu. Büyük bir hızla gelişen biyokimyayı heyecan verici bir gelecek bekliyor.” ifadeleri kullanıldı.

Nobel Tıp Ödülü

Jeffrey C. Hall, Michael Rosbash ve Michael W. Young, sirkadiyen ritmi (biyolojik saatimizi) kontrol eden moleküler mekanizmalar alanındaki keşifleri sebebiyle Nobel Tıp Ödülü’nün sahibi oldu. Günlük biyolojik ritmi  kontrol eden bir geni ayrıştırmayı başaran bilimciler, bu genin gece boyunca hücrede biriken ve gündüz de çözünen bir proteini kodladığını gösterdi. Daha sonra, bu genden kodlanan başka protein bileşenleri de tespit eden bilimciler, böylece hücrelerin kendi içinde biyolojik saati nasıl çalıştırdığını açığa çıkardı.

Nobel Edebiyat Ödülü

Kazuo Ishiguro, romanlarındaki büyük duygusal güç sayesinde, dünya ile aramızda bulunduğuna inandığımız aidiyet hissinin altındaki derin boşluğu gün yüzüne çıkardığı için Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Japon kökenli İngiliz yazar Kazuo Ishiguro, Nobel Edebiyat Ödülü’nü ‘Günden Kalanlar’ isimli romanıyla kazandı. ‘Günden Kalanlar’, Şebnem Sunar’ın çevirisiyle Türkçe’ye kazandırılmıştı. Ishiguro’nun ‘Beni Asla Bırakma’ adlı kitabı sinemaya da aktarılmıştı.

Bilim dünyasında ne güzel bir şenliktir bu. Bu toprakların hasret kaldığı, bizim sadece izleyebildiğimiz bir şenlik. Daha çok merak ederek, daha fazla öğrenerek, üreterek ve çalışarak bu şenliklerde neden biz de bulunmayalım ki?

Kaynak: http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr

http://www.bbc.com

Matematiksel

 

Yazıyı Hazırlayan: Serkan Göksal

2009 Anadolu Üniversitesi İlköğretim Matematik Öğretmenliğine giriş yaptım. 2013’te mezun oldum. Üniversitede de okurken ortaöğretim kpss ile aynı üniversitede memurluk yaptım. Mezun olduğum ilk sene İstanbul’a öğretmen olarak atandım. 2015 yılında İstanbul Kültür Üniversitesinde yüksek lisansa başladım. Tez hazırlama aşamasındayım.

Eğitimin sorunlu olduğu bölgeden geldiğim için eğitime çok önem veririm. Öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğuna inananlardanım. Öğrencilerime dediğim gibi eğitim ihtiyaçtır. Bu ihtiyacı gidermek için çok çalışmalıyız. Çok okumalı ve çok merak etmeliyiz. Eğitimin yaşı yoktur. Hayat boyu devam eder. İnsanları, toplumsal olayları araştırmayı, incelemeyi çok severim.

Bunlara da Göz Atın

YÖK Yeni Sınav Sistemi’ni Duyurdu

YÖK yeni sınav sistemini duyurduğu pdf dosyasını internet ortamında paylaştı. Biz de sizler için düzenleyip …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');