Mutsuz Mükemmel Çocuklar

Mükemmel olmak zor değil imkansızdır, mükemmel insan yoktur. Çocuklara vereceğimiz temel şey öncelikle sevgi ve güvenin hakim olduğu bir bağdır.Yaşadığımız dönemin en önemli değerlerinden biri başarı. Sürekli olarak daha başarılı olmaya çalıştığımız bir yarışın içindeyiz. Yetişkinlerin dünyasına adım adım ilerleyen gençler için de aynı şey geçerli; başarıya ulaşmak için bir yarış içindeler. Aileler, çocuklarının başarıya ulaşması ve sonucunda iyi bir geleceklerinin olması için çırpınıyorlar. Aslında son derece iyi niyetli bir çaba bu; rekabetçi dünya düzeni içinde çocuklarının geride kalmaması adına gösterilen bir gayret.

Peki bu yarışın içinde çocuklar nasıl hissediyorlar? Başarılı ve “mükemmel” olmaya çalışan gençlerin dünyaları nasıl?

Araştırmalara göre başarının ilişkili olduğu psikolojik faktörler; iyimserlik, merak, yeterlilik hissi ve olumsuz duygularla ve güçlüklerle başa çıkabilme becerisi. Bu psikolojik faktörler, gençlerin ebeveynleri ile güvenli bir bağ kurması koşulunda sağlıklı bir şekilde gelişiyor. Ebeveynin tepkisel ya da aşırı kontrolcü değil de ilgili ve çocuğunun ihtiyacı olduğu anlarda yanında olduğu ilişkilerde, gençler başarı ile ilişkilendirilen bu faktörlerde daha sağlıklı bir gelişim gösteriyorlar.

Çocuklarının notları konusunda aşırı hassas ve aşırı ilgili davranan ebeveynler, fark etmeden çocuğun kendi iç motivasyonunu oluşturmasına engel olabiliyor. Çocuk ile ebeveyn arasındaki ilişki neredeyse sadece çocuğun okul başarısından ibaret olduğunda, psikolojik ve akademik sorunlar baş göstermeye başlayabiliyor. Ebeveynin hedefleri çok yüksek olduğunda, çocuğun stresi artıyor.

Bazı çocuklar stresle baş edebiliyor; ancak stres altında olmak başarı için gerekli olan sorun çözme, muhakeme ve otonom düşünme becerilerinin gelişmesini sekteye uğratıyor. Gençlerin düşünmesine, kendi seçimlerini yapmalarına ve seçimlerinin sonuçlarını yaşamalarına izin verilmesi ise kimliklerinin, yeterliliklerinin, sorumluluk duygularının ve bağlı olacakları değerlerin gelişiminde önemli rol oynuyor.

Ebeveynin mükemmeliyetçi yaklaşımları, çocuk ve gençlerde depresyon, kaygı bozuklukları, alkol ve madde kullanım bozuklukları, yalan söyleme davranışı, yeme bozuklukları, umursamazlık, boşluk hissi, kendine güvenmeme ve kendini suçlama, kendini kesme davranışı ve intihar gibi sorunlara yol açabiliyor. Genç; madde ve alkol kullanma, rastgele cinsel ilişkiye girme, kendini kesme gibi kendine zarar verici davranışlarla; rekabetçi dünyadan biraz olsun uzaklaşıp rahatlamaya çalışabiliyor.

Öte yandan, kendini mükemmel olmaya adayan bu gençler dışarıdan çok mutlu görünebiliyorlar. Anne ve babalarını hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyorlar; başarılı olabilmek adına çalışıyorlar ve bu süreçte mükemmel olmalarına zarar verebilecek ya da kusurlu olan herhangi bir şeye tahammülleri olmuyor. Özellikle lise yıllarında sadece başarı odaklı yaşamış olan gençler, üniversite döneminde ve sonrasında insan ilişkilerinde, üniversitedeki akademik hayatta ya da iş hayatında sorunlarla başa çıkmada zorluklar yaşayabiliyorlar. Güçlü ve zayıf yanlarını olduğu gibi kabullenemeyen, zayıf yanları ile başa çıkma yollarını öğrenememiş olan bu gençler, olumsuz duygularla ve hayat içindeki zorluklarla başa çıkmakta zorlanıyorlar. Sağlıklı bir kimlik geliştirememiş oluyorlar. Sürekli olarak onaylanma ve kabul görme ihtiyacı onları yorabiliyor.

Ebeveynlerin, çocuklarının sağlıklı bir kimlik oluşturması yolunda gösterecekleri tutumlar zaman zaman zor olabiliyor; ama imkansız değil. Çocuklarının ilgi alanlarına saygı göstermek, korunmalarının gerekli olduğu durumlarda onları korumak, kaygıyla ya olumsuz diğer duygularla baş etme şekillerini gözlemlemek, kendilerinden farklı oldukları alanları kabullenmek ve seçimlere saygı göstermek bu tutumlar için yalnızca birkaç öneri.

Kaçınılması gerekenler ise başarıyı para ile ödüllendirmek, başarısızlıklarda büyük cezalar vermek, okul hayatlarına dair tüm kararları onlara danışmadan vermek, hayatlarının her alanını kontrol etmeye çalışmak ve onlardan mükemmel olmalarını beklemek. Bir ebeveynin çocuğunun başarılı olmasını istemesi çok doğaldır; ancak koyulan hedeflerin gerçekçiliği ve hedeflerin çocuğa uygunluğu başarıya ulaşmasında yardımcı olacaktır.

Mükemmel olmak zor değil imkansızdır, mükemmel insan yoktur. Çocuklara vereceğimiz temel şey öncelikle sevgi ve güvenin hakim olduğu bir bağdır.

Uz. Psk. Ceren Koç

Yazının alıntılandığı kaynak: http://www.ruhsalgazete.com

Kaynak

Crocker, J., & Carnevale, J. (2013, September/October). Letting go of self-esteem. Scientific American Mind, 27-33.

Levine, M. (2006). The price of privilege. New York, NY: HarperCollins Publishers.

Margolies, L. (2007, April). Amazing doesn’t have to mean superhuman and perfectionistic [Letter to the editor]. Newton Tab.

Tough, P. (2012). How children succeed. New York, NY: Houghton Mifflin Harcourt Publishing Company.

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Değişen Müfredat: Eğitimin Meşakkatli Yolu

“Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğiniz en güçlü silah eğitimdir.” Nelson Mandela Eğitim – Öğretim yılına müfredat …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir