Matematikçi Şairler Algoritması – Turgut Uyar

“nedir sonsuzdan bir önceki sayının adı
diyelim sonsuz eksi bir
sonsuz eksi bir
hayatın adıdır bu”

Bu tanıma bir cebir kitabında da rastlamanız pekala mümkündü.
Fakat bu bir tanım değil.
Bu çok güzel bir şiir ve şairini hepiniz tanıyorsunuz.
Turgut Uyar.
Eşi Tomris Uyar onu şöyle tanımlıyor:
“Turgut çok iyi bir kumarbaz. Anadolu subaylığı sırasında başka uğraşı olmadığından pokerde ustalaşıyor. Şiirine hep bir kumarbaz cesaretiyle başlıyor. Başarılı olursa devam ediyor, olamazsa bırakıp atıyor.
….”

Neyse ki biz diğer ölümlüler, onun bırakıp atmadığı şiirlerle tanışma fırsatı elde edebildik.
Halbuki o tam da bir şiirinde şöyle diyordu;

“Söylenir ve yarım kalır
Bütün aşklar yeryüzünde…”

Birşeylerin yarım kalması ve bu yarım kalmışlığın sonsuza ıraksaması daha güzel nasıl anlatılabilirdi?

Ve ya
“üç kere üç dokuz eder
bilirsin
birin karesi birdir , kare kökü de
bilirsin.
“mutlu aşk yoktur!”
bilirsin
……………….”
derken o, nasıl anlamamış olabilriz onu?

Bu salt matematikle ilgili değil.
Bu yalnızca şiirle aşkla ilgili de değil.
Bunu edebiyatın başka kaynaklardan beslenmesi olarak tanımlayabilmek de mümkün değil.
Burada bambaşka birşey var çünkü bu yaşamla ilgili yaşamın içinde ve matematiğini kendi içinde kendisi doğuruyor.
Okul sıralarında can sıkacak bir doğal sayı problemini temsil eden matematik olarak değil yaşamın kendi devretmeyen döngüsünden doğan anlam veremediğimiz şeyleri anlamlandırmaya çalışan çözemediğimiz şeyleri çözmeye çalışan bir uğraş olarak saf güzelliğiyle ortaya çıkan bir matematik bu doğan.
Evet o çünkü bunu biliyoruz. En küçük parçasına sonsuzluğu dolduran bir sayı doğrusunda görebiliriz onu.

Kimilerine göre günümüzde matematik bir “acemilik” çağı yaşıyor. Uğruna ömürler harcanan “kesin bilginin” peşinde geçen bin yıllardan sonra ona ulaşmanın imkansızlığını farketmenin sarsıntısında hala.

Diyelim ki bu durum gerçekten böyle, söyler misiniz bu acemiliğin nesi kötü?

“Halbuki acemilik. Efendimiz acemilik. Bir taş alacaksınız, yontmaya başlayacaksınız. Şekillenmeye yüz tutmuşken atacaksınız elinizden. Bir başka taş, bir başka daha. Sonunda bir yığın yarım yamalak biçimler bırakacaksınız. Belki başkaları sever tamamlar. Ama her taşa sarılırken gücünüz, aşkınız, korkunuz yenidir, tazedir. Başaramamak endişesinin zevkiyle çalışacaksınız.”

Belki yeni bir şiire belki yeni bir aşka başlamanın acemiliğini anlatıyor Turgut Uyar burada, fakat bu karşılaştığı yeni duruma ayak uydurmanın sancılarını çeken bir disiplinin ikilemini anlatmaya da pekala muktedirdir.

Zira bundan 300 yıl önce bir sabaha karşı düelloda ölmeye hazırlanan Galois dostu Chavalier’e çalışmalarıyla birlikte gönderdiği mektubunda şöyle diyordu:

“…  Gauss ve Cauchy’ye bu çalışmaların sonuçlarından ziyade onların önemini sor. Belki bu karmaşanın içinden çalışmaya değer şeyler bulabilirler.”

Turgut Uyar, 300 yıl önce bir düelloda karnından vurulup kanlar içinde gökyüzünü izlerken ölen bu genç adamın öyküsünü biliyor muydu bilinmez ama aynı şeyin farklı yüzlerinden bahsettikleri muhakkak.

Üstelik Turgut Uyar matematiğe büsbütün uzak da sayılmazdı.

Bilakis eşi Tomris Eşi Tomris onu anlatırken “Matematiğe bu denli düşkün bir şair daha görmedim, onu cebir kitaplarıyla uğraşırken görmek beni hep şaşırtırdı” diyor. Ve şu anektodu anlatıyor:
“Güzel bir dizeyi yazdığında, “ay, kalemimden kaçmış derdi”

Gelin onun kaleminden kaçan  şu güzel dizeleri birlikte okuyalım:

Sonsuz ve Öbürü

en değerli vakitlerinizi bana ayırdınız
sağolunuz efendim
gökyüzünün sonsuz olduğunu bana öğrettiniz
öğrendim
yeryüzünün sonsuz olduğunu öğrettiniz
öğrendim
hayatın sonsuz olduğunu öğrettiniz
öğrendim
zamanın boyutlarının sonsuzluğunu
ve havanın bazan kuşa döndüğünü öğrettiniz
öğrendim efendim

ama sonsuz olmayan şeyleri öğretmediniz
efendim
baskının zulmun kıyımın açlığın
bir yerlere kıstırılıp kalmanın susturulmanın
aşk mutluluğunun ve eski hesapların
aritmetiğin bile
bunları bulmayı bana bıraktınız
size teşekkür ederim

Turgut Uyar

Hasan Hüseyin Akis

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Hasan Huseyin Akis

Kendimi bildim bileli bir sorunu çözmek durumunda kalıyorum ve ya düzenli olarak çözülmesi gereken problemler yaratıyorum. Sanırım matematikte beni büyüleyen şey de bu. bir çözüm bulma çabası... Öyle ki bu çözüm bulma çabası çoğu kez anlamsız bir çabaya dönüşüyor. Bir çözümü gerçekten bulmak çoğu zaman bir insan ömrüne sığmıyor. Ama matematik o arada hiç durmadan aramaya devam ediyor. Bana öyle geliyor ki matematik insanoğlunun dünyada karşı karşıya kaldığı tüm problemleri çözme çabasının tamamını temsil ediyor hem de tüm yönleriyle. Beni matematiğin içine sokan da, matematikte görmüş olduğum o bizi aşan güzellik de sanırım matematiğin bu yönüyle ilgili... Matematiğin bu yönünü belki diğer insanlara anlatabilirim ve diğer insanların da matematiği benim gördüğüm haliyle görebilmelerini sağlayabilirim umuduyla buradayım. Bunun dışında İzmir'in Ödemiş ilçesinde doğup Matematik Bölümünü Çanakkale'de okumuş olmak gibi bir özgeçmişim var. Halen Çanakkale'de yaşıyorum, bir özel okulda Matematik Öğretmeni olarak çalışıyorum.

Bunlara da Göz Atın

Zor Ölüm-3 Filmi ve Ardındaki İlginç Matematik

Zor Ölüm 3 filminden hatırlayacağınız bir problem vardır. “Elimde biri 3 litrelik, diğeri 5 litrelik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');