Matematik Yeteneği: Bilim insanlarının yeteneğe özgü ilk deneyimleri

Çevremizde matematik yeteneği olan bireyleri nasıl anlarız? Bu bireylerin sahip oldukları yetenekleri davranış ya da söz olarak nasıl görürüz? Bu yetenekler hangi koşullarda ortaya çıkar? 

Bu yazıda farklı bilim insanlarının genel ya da matematik yeteneklerini bilinen ilk sergileme anlarından söz edeceğiz.

Matematik yeteneği her zaman sayı ve sembollerden oluşan bir sistemin içerisinde kendini göstermeyebilir. Farklı bilim insanları bu yeteneği daha geniş perspektifte incelemişlerdir.

Örneğin, matematik yeteneği;

Chomsky’e göre dil yeteneğinin bir parçasıdır,

Piaget’e göre ise mantıksal muhakeme yeteneğine erişmeden çocuklarda bütünüyle görülemeyecek bir şeydir.

Escher ile resim tablolarında ortaya çıkan matematik yeteneği, Bach ile müzikte kendini göstermiştir.

Genel anlamda yetenek, özel anlamdaysa matematik yeteneği, ilk bakışta soyut olmasından dolayı tespit edilmesi uzmanlık gerektiren bir durumdur. Bu anlamda öğretmenlerin öğrencilerinde bu yeteneği formal tespit etmesi yerine yetenekli olduğuna dair aday gösterdiği ya da gelecek vaat ettiğini söylediği görülebilir. Çünkü bu öğrenci, diğer öğrencilerden ayrılan bir takım davranış, söz vs. sergileyerek öğretmenin dikkatini çekmeyi başarmıştır.

Sınıf ortamında yetenek tespiti için öğretmen-öğrenci ilişkisi yüzeysel anlamda böyleyken, asırlarca bilim dünyasını etkilemiş olan bilim insanlarında çocukluk anılarında yeteneğinin nasıl ortaya çıktığını inceleyelim.

Albert Einstein

Tüm zamanların dahisi olarak da anılan Albert Einstein ile başlayalım. Ablasının çok konuşkan olmasına inat ketum bir çocukluk hayatına sahip Einstein, 4-5 yaşlarındadır.

Bir gün babası kendisine bir pusula gösterir. Pusulayı eline alarak uzun ve dikkatle inceledikten sonra Einstein şunu söyler: ‘Bence ibrenin etrafında onu itekleyen bir şeyler olmalı.’ Ailesine göre bu cümle, Einstein’ın bütün bir yıl boyunca kurduğu en uzun ve en anlamlı ilk cümlesiydi.

Diğer yandan, henüz 16 yaşında Öklid’in teoremlerini kitaba bakmadan farklı yolla ispatlamasına ne dersiniz?

Ya ezberci sisteme karşı olmasından dolayı okulda yaşadığı zorluklar (öğretmenlerin ona ‘Aptal çocuk’ demeleri, birçok sınıfa kapatılma cezası vs.)?

Bir de 7 yaşlarında annesinin aldığı gerçek kemanla Mozart sonatlarını gözlerini kapatarak çalabilmesini bunlara ekleyelim.

Carl F. Gauss

‘Matematiğin Prensi’ olarak adlandırılan Gauss, henüz üç yaşındayken babasının işçilerin ücretlerini hazırlarken yaptığı hatayı tespit etmesi karşısında şaşkınlığa uğratmıştır.

10 yaşına geldiğindeyse, öğretmeninin sınıftan ayrılmak üzereyken öğrencilere zaman geçirmeleri için 1’den 100’e kadar olan sayıları toplamalarını istemesi üzerine öğretmen henüz sınıftan ayrılmadan önce Gauss, parmak kaldırarak çözümü 5050 olarak vermiştir.

100 tane sayının art arda bu kadar kısa sürede toplanamayacağını bildiği için şaşıran öğretmen Gauss’un çözümü nasıl yaptığını sorar. Gauss çözümü aşağıdaki gibi yapmıştır.

1+100=101

2+99=101

3+98=101

.

.

.

50+51=101

Alt alta 50 tane toplamı aynı sayı olan 101’e ulaştığını gördükten sonra sonucu  50×101=5050 olarak verir.

Çocukluklarında matematikle ilgilenmek ve bu yeteneği gün yüzüne çıkarmanın zorlu olduğu durumlarla karşılaşan bilim insanları da olmuştur. Bu engeller arasında en önemlisi, ailelerin bizzat kendileri olmuştur. Devamı bir sonraki yazımda…

Kaynaklar:

Lvov, V. Y. (2005). Tüm Zamanların Dahisi Einstein. (Çev. Eldar Rüstemzade ve Ayşenur Öztürk). Etkin Yay.

http://www.matematikdunyasi.org/arsiv/PDF_eskisayilar/2000_2_26_28MAT.pdf

https://tr.wikipedia.org/wiki/Carl_Friedrich_Gauss

Maematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Bülent Kaygın

Matematikte üstün yetenekli öğrencilerin motivasyonu üzerine doktora yapmaktayım. Bilim, felsefe, psikoloji ve özellikle matematik üzerine öğrenmeyi seven biriyim. Matematik olimpiyatları ve içerisinde matematiğin de olduğu her türlü disiplinlerarası proje geliştirmeyle ilgileniyorum. Bunun dışında, vakit buldukça basketbol oynamayı-izlemeyi ve gitar çalmayı severim.

Matematiksel.org ‘un matematik ve matematik eğitimine yönelik topluma pozitif yönde rehberlik etmesini destekliyor ve bu anlamda katkımın olmasını ümit ediyorum. Yapıcı eleştirilerinizi bekliyorum. Herkese iyi okumalar:)

Bunlara da Göz Atın

Sanat Yardımıyla Bilim Öğretilebilir mi?

Eğitim sürecinde sanat öğrencilere gözlemleme, görselleştirme, el becerisi ve yeni şeyler yaratmak için kendilerine güven …

3 Yorumlar

  1. Merhaba.
    Banada ilkokul 5.sinifa gelen müfettiş sorduğu her matematik sorusunu çok hızlı cevaplamam üzerine 1den 100 kadar olan sayıların toplamını sormuştu. O zaman daha Gaus yönteminden haberdar değildim. Benim çözüm şeklim ( 45×110)+100=5050 şeklinde olmuştu. Sene 1989 Ayvalık Cunda Nuri Zarali ilkokulun… Kaan kaanoglu

    • Bülent Kaygın

      Kaan bey çözümünüzü çocukluğunuzdaki haliyle nasıl düşünerek elde ettiniz? Kısaca açıklayabilir misiniz?

  2. Şuan 10 yaşında olan oğlum 4 yaşında iken rakam magnetlerle oyun oynuyorduk. O 8 , 9 basamakli bir rakam yazıyor bu kaç diyor bende okuyordum. Oda benden sonra okuyordu. Bana öyle bir sayı yaz ki kimse okuyamasin dedi. Düşün düşün… yazamadım tabi. Dur ben yazayım dedi. Rakamlari çember şeklinde sıraladı. ?matematiği çok sever ama iş odev yapmaya gelince işkence…. eminim ustun yetenekli ogrencilerin motivasyonu ile ilgili sevindirici calismalariniz vardır. Keşke bu çalışma sonuçları tüm çocukların hayatına dokunabilse…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');