Matematik Ne İşe Yarar?

Bir şeyin yararlı olması ne demek? Bundan ne anlıyoruz daha da önemlisi ne anlamalıyız?

Bu yazıda tabiri caizse kadim bir sorunun peşindeyim. “Matematik günlük hayatta ne işimize yarayacak?” Artık bir yerden sonra bu soru özellikle de matematik öğretmenleri için can sıkıcı hal alıyor. Çünkü öğrenciler anlamadıkları bir konu olduğunda ya da canları sıkıldığında sanki bir cankurtaran gibi bu sorunun arkasına sığınıyorlar. İçlerinde elbette samimi olanları vardır ama ekseriyetin düşüncesinin ilk söylediğim olduğu kanaatindeyim. Öyle ya da böyle bu soruyu soranların çoğu somut veriler peşindeler. Özellikle de lise öğrencileri. Üslü sayıları, köklü sayıları, fonksiyonu, logaritmayı, karmaşık sayıyı öğrenince bir işe yarasının peşindeler. Aslında haklılar da. Öğrendikleri şeylerin hayatlarında bir işe yaramasının, yaşamı onlar için kolaylaştırmasından daha doğal bir istek ne olabilir ki?

Euclid ile beraber geometri çalışmaya başlayan bir öğrenci ilk teoremi öğrendiğinde “Bunları öğrenmek ne işe yarayacak?” diye sorar. Bunun üzerine Euclid kölesini çağırır. “Ona üç peni verin, çünkü öğrendiği her şeyden para kazanması gerekiyor.” der.

Zaman zaman bu soruya verdiğimiz cevaplar öğrencileri yeterince tatmin etmemektedir. O zaman burada başka sorunlar var. Bunlardan biri de bana göre öğrencinin bu soruyu sorarken kastettiği şeyle bizim soruyu cevaplandırırken aktarmaya çalıştığımız şey arasında bazı anlaşmazlıkların olmasıdır. Öncelikle anlaşmamız için burada mutabık olmalıyız.

Bir şeyin yararlı olması ne demek? Bundan ne anlıyoruz daha da önemlisi ne anlamalıyız?

Bir şeyin yararlı olması demek, beşeri ihtiyaçları karşılama kapasitesine sahip olması demektir. Genellikle matematiğin yararlı olduğu söylenir, ancak sağladığı faydanın çeşitleri geniş olduğu için, bu kelime için ne kadar farklı anlamlar bulunabileceğini bize gösterecektir. Bir pedagog -özellikle klasik tipte olanları- bize, matematiğin yararlı olduğunu çünkü nasıl hassas bir kesinlikle düşünebileceğimizi ve akıl yürütebileceğimizi öğretir diyebilir. Bir mimar ya da heykeltıraş -yine klasik tipte olanları- matematiğin yararlı olduğunu çünkü görsel güzelliğin algılanmasına ve yaratılmasına yol açtığını söyleyebilir. Bir felsefeci, matematiğin, günlük hayatın gerçeklerinden kaçmasına olanak sağlaması ölçüsünde yararlı olduğunu söyleyebilir… Bir yayımcı bilir ki matematik yararlıdır çünkü ona bir sürü ders kitabı satma olanağı sağlar. Bir astronom ya da fizikçi matematik yararlıdır diyecektir çünkü ona göre matematik bilimin dilidir. Bir inşaat mühendisi matematiğin kendisine bir köprüyü gecikmeden hızla yapabilmesini sağladığını belirtecektir. Bir matematikçi, matematiğin kendi içinde, bir matematik alanının başka bir matematik alanına uygulanabildiği zaman yararlı olduğunu söyleyecektir.*

Gerçek şu ki somut manada kişinin hayattaki rolüne göre matematiğin faydaları değişecektir. Ama herkes için matematiğin değişmeyecek tek faydası matematiksel düşünme ve problem çözme becerisini kazanmak olacaktır ki aslında okullarda verilmesi gereken de budur.

İşte biz matematikçilerin temelde ayrıldığı nokta burasıdır. Biz matematikteki her konuyu öğrenci doğrudan günlük yaşamında kullansın diye öğretmeyiz. Karmaşık sayılar, öğrencinin yolda yürürken ya da karşıdan karşıya geçerken işine yaramayacak elbette. Ya da logaritmayı bilmezse hayat onun için yaşanmaz hale gelmeyecek. Ama bu kavramları birer araç olarak kullanıp öğrencilerin zihinsel gelişimine yardımcı olmak, düşünmelerini sağlamak ve kavramlar arası bağ kurmalarına yardımcı olmak çabasındayız. Tabi bir çok alanda olduğu gibi bazen araç, amaç haline geldiğinden dolayı sıkıntılar da ortaya çıkmıyor değil.

&

Öğrencilerimin muhtelif zamanlarda sordukları bu soruya bazen “hiçbir şeye yaramaz!” bazen de “her şeye yarar!” diyesim geliyor. Bu aslında başından savmak, soruyu geçiştirmek amaçlı söylenen sözler kategorisine giremeyecek ölçüde üzerinde düşünülmüş ciddi bazı fikirler barındırıyor.

Matematiğin içinde olanlar, kıyısından köşesinden geçmiş olanlar matematiğin sembolik bir dili olduğunu bilirler. Ben de bu sembolizmden faydalanarak bu iki düşünceyi sayı doğrusunun iki ucuna yerleştirdim. Sol ucuna “matematik hiçbir şeye yaramaz”, sağ ucuna da “matematik her şeye yarar” ifadelerini yazdım.

number line ile ilgili görsel sonucu

Sayı doğrusunun iki ucundaki oklar sonsuza kadar gidildiğini gösteren birer sembol. O halde oraya hiç varılamaz. Buradan hareketle matematiğin hiçbir şeye yaramadığını da her şeye yaradığını da söylemek mümkün değil.  Kişinin hayattaki rolü bu skaladaki yerini belirler. Hatta bu sabit bir yer de değildir. Gelgitler olur. İşi matematik olan kişinin konumu sağa yakınken, işi matematikle en alakasız olan kişinin (!) konumu da dolayısıyla sola yakındır. Peki matematikle ilgisiz bir alan var mıdır ve de sizce yoğunluk nerededir? Ama bu yoğunluğu düşünürken sadece somut anlamda değil soyut anlamda da düşünerek cevap vermeye çalışın.

&

Bir de farklı bir soru soralım kendimize. Şimdiye kadar öğrendiğimiz her şey hayatta işimize yarıyor mu? Yoksa matematiğe biraz haksızlık mı yapıyoruz? Ya da öğrenmek zorunda olmayıp da sadece zevk aldığımızdan dolayı öğrendiğimiz ve günlük yaşamımızda kullanmadığımız bilgiler, beceriler yok mu? Peki neden her öğrenilen şeye hayatta işe yaraması gözüyle bakıyoruz? Bu sağlıklı bir bakış açısı mı?

Belki de her şeye gündelik yaşamda somut olarak işe yarasın gözüyle bakılmaması lazım. Eğer olaylara salt bu yönüyle bakılsaydı, insanlık şu an hala daha dünyanın düz olduğu ve dünya merkezli bir evrenin olduğu inancını taşıyor olabilirdi. Halbuki şu an bunların yanlış olduklarını bilmek ya da doğru olanlarını biliyor olmanın bizim gündelik yaşamımıza doğrudan bir etkisi var mı? Yani yolda yürürken, markete giderken, yatarken, kalkarken… Mesela ben dünyanın güneşin etrafında neden eliptik yörüngede döndüğünü merak edip bunu öğrenme çabasına girişsem ve de öğrensem, bu benim gündelik hayatımı kolaylaştıracak mı? Bir işime yarayacak mı?

Fakat bu tür bilgileri öğrenme süreci, bazıları için büyük bir eğlence ve kesinlikle tadılması gereken bir zevktir. Tıpkı bir okurun roman okurken, bir müzisyenin müzik yaparken ya da bir sporcunun spor yaparken aldığı keyif gibi.

Kısacası bazı disiplinlerden faydalanmak elle tutulur, gözle görülür şekilde olmayabilir. Bunlar özellikle matematik ve felsefedir. Bu disiplinler kişiye doğru düşünmeyi, doğru soru sormayı, muhakeme edebilme yeteneğini, problem çözme becerilerini kazandırmayı hedefler. Aslında tüm yazıda söylemeye çalıştığım da bundan ibarettir.

Kişiye hayatta bundan büyük fayda var mıdır?

Kaynakça: Davis P. J., Hersh R. Matematiğin Seyir Defteri. (çev. Ender Abadoğlu), (İstanbul: Doruk yayınları)

Aykut ÇELİKEL

Matematiksel


 

Yazıyı Hazırlayan: Aykut Çelikel

İzmir Anadolu Öğretmen Lisesi 2007, Dokuz Eylül Üniversitesi Matematik Öğretmenliği Bölümü 2012 mezunuyum. MEB’de görev yapmaktayım. Matematik yapmaktan ve de hakkında yazmaktan keyif alan bu adamın bir hayali de öğrencileriyle birlikte Euclid’in muhteşem eseri olan Stoikheia(Elemanlar)’ı tartışma zemininde okumak.

Bunlara da Göz Atın

Matematiğin Haritası

Okullarda matematik konularını az orasından az burasından öğrenir geçeriz, genelde akıllarımızda bazı konuların adı kalır …

3 Yorumlar

  1. Öncelikle yazmış bulunduğunuz duygu ve bilgi paylaşımınız için teşekkür ediyorum. Nacizzane yararlanmış bulundum. Merak uyandıran, heyecan katan vede hazırda bulunmuş olan bilgime katkı sunan bir veri olmuştur. Sizinde emek harcayıp ele almış olduğunuz “Matematik ne işe yarar?” sorusu biz Matematikçilerin sıklıkla muhatap olduğu bir sorudur.
    Umut ediyorum bu soruya cevap bulacak ideale sahip düşünceler çoğalacaktır….
    Bu duygu ve düşüncelerle kaleminizin daha güçlü olmasını dilerim. Tekrar teşekkür ederim.

    • Aykut Çelikel

      Ne yazık ki günümüzde matematiğin gereksiz bir ders olduğuna inanların sayısında ciddi bir artışın olduğunu gözlemlemekteyim. Bu gerçekten can sıkıcı bir durum, ama bunu gidermek adına en azından biz matematikçiler biraz daha bilinçli olmalıyız. Neden matematik öğrettiğimizin farkında olmalı ve bu farkındalığı da öğrencilerimize hissettirebilmeliyiz. Kısacası anlatılan matematikle anlatılması gereken matematiğin arasındaki uçurumu azaltmak adına üzerimize düşen görev ve sorumluluklardan kaçınmamalıyız. Güzel görüş ve temennileriniz için ayrıca teşekkür ederim.

  2. Matematik yerinde kullanılıyor olsaydı hemen hemen her alanda gerekiyor. Bir marangoz geometri, bir sıvacı ölçerek.metre küp olarak kullanacağı harcı belirleyebilme tahminden öte bir çalışma içine girerdi. Bir ressam oranları kullanma gereksimindedir. Çöp toplayan görevliler bile zaman ve iş arasındaki hesabı yapmak zorunda. Hepimiz alışveriş yapıyoruz. Para alıp veriyoruz. Giysileri ölçüyle, gıda ürünlerini kilo ile hesapliyoruz. Zamanı saati hesapliyoruz. Ayrıca hafızayı canlı ve güçlü tutuyor. Evren olduğu gibi matematikle işliyor. Hava durumu meteoroloji sayesinde hesaplanıyor. Diş doktoru birkaç mikron az yada fazla hesaplarsa cenemiz ağrır yada rahatsız eder. Matematik her zaman işimize yarar. Aksini iddia etmek mantıklı değil bence.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');