Matematik Korkusu

Çarpım tablosu ile başlamıştı her şey… Sıfır ile başlayıp sonrasında türev, integrale kadar uzanan; ucu bucağı bitmeyen bir okyanus, matematik.matematik_korkusu

Matematik, günlük hayatımızın bir parçası haline gelmiş bir bilimdir. Farkında olsak da olmasak da hepimiz yaşamımızın her anında matematiğe başvururuz. Markete gidip alışveriş yaparken, otobüse binerken hatta hava durumunu tahmin ederken dahi hep matematiğin içindeyizdir. Peki, ama matematikle bu kadar iç içeyken ona karşı duyduğumuz bu korkunun temelindeki nedenler nelerdir?

Korku hayatımıza yön veren, türümüzün devamlılığını sağlayan temel duygulardan biridir. Kimi zaman insana güç ve cesaret kazandıran bu duygu kimi zaman da kişiyi zayıf ve güçsüz kılabilir. Korkular bazen deneyimleyerek bazen de genetik miras misali aktarılarak kazanılabilir.

Herhangi bir insanı çevirip matematik hakkında ne düşündüğünü sorduğunuzda genellikle alacağınız cevap bellidir. Matematik korkutucu, anlaşılması güç, karmakarışık işlemlerin yapıldığı zor bir derstir. Bu fikirlerin oluşmasında çevrenin, ailenin, öğretmenin vb. etmenlerin söz konusu olduğu görülebilir. Matematiğin soyut yönünün ağır basması özellikle somut işlemler döneminde olan ilköğretim çağı çocuklarında matematik korkusuna yol açmaktadır. Bu noktada öğretmen kavramları somutlaştırma yoluna gitmediğinde çocukta daha sonradan değiştirilmesi çok güç olan matematik korkusunun temelleri atılmaktadır.Bu durumlarda öğrenci öğrenim yaşamı boyunca matematikten uzak durmakta, ilk deneyimin etkisiyle yola devam ederek kendisini matematikten uzak tutmaktadır.

Öğretmenin sınıf ortamındaki tutumu da korkuyu tetikleyici bir etmen olarak göze çarpmaktadır. Öğrenciler sorulara cevap verdiğinde öğretmenin cevabın yanlış olması dolayısıyla öğrenciyi azarlaması, öğrenciye kızması, arkadaşlarının öğrenciye gülmesi veya onunla dalga geçmesi gibi nedenlerden dolayı da öğrenci matematiğe karşı korku ve olumsuz tutum kazanabilmektedir

Sınavlarda çıkan matematik sorularının müfredatın üzerinde olması da öğrencilerde büyük bir korkuya neden olmaktadır. Öğrenci bu sınavlarda başarılı olamadıkça matematiğe ilişkin yaygın kanı onun zihninde de pekişmekte matematik çocukların gözünde gittikçe daha da büyüyen aşılmaz bir sorun halini almaktadır.

Bu korkunun yenilmesi için matematiksel kavramların somutlaştırılması yoluna gidilmeli, eğitim oyunlarla iç içe bir şekilde yürütülmeli, sınavlarda başarısız olmanın dünyanın sonuymuş gibi yansıtılmasından vazgeçilmelidir. Aileler için bilgilendirici programlar hazırlanmalı ve ailelerin öğrencileri desteklemeleri sağlanmalıdır.

Kaynakça:
Matematik ve Korku – Ali Nesin

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…

Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere…

Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.

Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.

Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Bazı Sayı Problemleri

Problemler insanların, günlük hayatın içinde karşılarına çıkan sorunları çözmesi için, bir düşünce biçimi geliştirmeleri nedeniyle, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');