İki Fizikçi Matrix’te Yaşamadığımızı Nasıl Kanıtladı?

Konu kuantum mekaniklerine geldiğinde, açıklayamadığımız birçok gariplik var. Süperpozisyon, kuantum tünelleme, dolanıklık ve daha birçok şey yaklaşık bir asırdır bilim insanlarının kafasını kurcalamakta. Yakın zamanda bazı fizikçiler, matematiksel modelleri kullanarak evrenin 2 boyutlu bir boşluktaki 3 boyutlu bir yansıma olarak düşünülmesi durumunda kuantumun garip davranışlarının açıklanabilmesini ve hatta genel fizik ile kuantum mekaniği arasındaki uçurumun kapatılmasının mümkün olduğunu açığa çıkardı. Başka bir deyişle, evren bir hologram olabilir.

Tabii ki de bu yeni bir teori değil. Nasıl bakıldığına bağlı olarak, eğer Budist deyimi” Bu dünya hayalidir.” i  hesaba katarsak, binlerce yıllık bir teori bile olabilir. Matrix, Star Trek: The Next Generation’ın bir bölümü olan “Ship in a Bottle” ve Doctor Who’nun bir bölümünü içeren birtakım bilimkurgu yapıtlarda bu konu işlenmektedir. Ve sonra ise teknolojinin çocuğu Elon Musk var. O, kendinden o kadar emin ki üstün bir zekâ tarafından yaratılmış bir simülasyonda yaşamıyor olmamıza ancak milyarda bir ihtimal veriyor.

Neil de Grasse Tyson da onunla aynı görüşte. Geçen yıl Hayden Gökevi’ndeki bir tartışmada Tyson, evrenin simüle ediliyor olma olasılığının çok yüksek olduğunu belirtti. Muska göre hesaplama gücü o kadar muazzam bir oranda büyüyor ki, bir süre sonra gerçeklik VR (Sanal Gerçeklik)’dan ayırt edilemeyecek hale gelecek.

Bir şey var ki, bu bizim bir video oyunu içinde sıkışıp kaldığımız anlamına gelmiyor. Görünen o ki, Oxford Üniversitesi’nde bir araştırmacı ve onun İsrailli meslektaşı bu teorinin bir hayal ürünü olduğunu kanıtladı. Biz Matrix’in içinde yaşamıyoruz. Yaşadığımız evren gerçekten de üç boyutlu. Ve onlar bunu kanıtladı. Teorik fizikçi Zohar Ringel ve Dmitri Kovrizhin bu çalışmayı yürüttü. Çalışmalarının sonuçları Science Advances gazetesinde yayınlandı.

Araştırmacılar fiziğin bildiğimiz bazı özelliklerini seçerek bunları Monte Carlo simülasyonlarından geçirdiler, rastgele örnekleme ile çalışan bu hesaplamalar bizim doğrudan çözülmesi çok zor olan kuantum sistemlerini anlamamıza yardımcı oluyor. Ringel, Popular Science’a ”Fizikle uğraştığınızda ve bir şeyi nasıl çözmeniz gerektiğini bilmiyorsanız deyin ki, belki ben bunu bilgisayarıma çözdürebilirim ve bu bana bir önsezi verir.” dedi.

Program rastgele olarak gerçekleşen olayları inceleyerek onları anlamlandırmaya çalışıyor. Monte Carlo simülasyonları kuantum çoklu-cisim etkisinin, çok sayıda farklı parçacığın -mesela binlerce- birbiriyle eş zamanlı etkilenmesiyle oluşan etki, incelenmesi için var. Fizikçiler klasik fizikçe bilinen yerçekimsel anormallikleri, uzay-zamanın bükülmesi gibi, birbirleriyle ve bir bilgisayarın çalışmasıyla karşılaştırdılar.

Monte Carlo simülasyonlarının kesinlik taşımadıklarını ancak açıklayıcı olduklarını belirtmekte fayda var. Denklemdeki artıların ve eksilerin birbirlerini dengelemesi sonucu ortaya işaret problemi çıkar. Ortaya çıkan şey budur. Çünkü, sadece 500 elektronluk bir bilgisayar simülasyonunu çalıştırmak için gereken güç için evrende olandan daha fazla atom gerekmekte. Eklenen her parça ile bu simülasyon üstel olarak karmaşıklaşmakta.

 

Fizikçilerimiz çalışmalarına evrenin gerçekten gerçek olduğunu kanıtlamak için başlamadılar. Onların amacı kuantum Hall etkisi gibi bazı anormallikleri daha iyi gözlemleyebilmekti. Hall etkisi bir metalden elektrik geçirilmesi durumunda görülür. Elektronlar normal koşullarda metalden düz bir çizgi halinde geçer. Ama metale dik bir manyetik alana yaklaştırıldıklarında ise manyetik alana ulaşana kadar akımı takip eder.

Manyetik alana ulaştıklarında ise yanlara doğru hareket ederler. Kuantum Hall etkisine mutlak sıfıra yakın, -459,67 °F (-273,15 °C), sıcaklıklar dahil edildiğinde ise parçacıkların daha da garip davranışlar sergilediği görülmüştür. Fizikçiler için kuantum Hall etkisi, yerçekimsel çarpıtma ve uzay-zaman bükülmesi gibi yerçekimsel anormalliklere benzemekte.

Ringel’e göre klasik bir bilgisayar tarafından simule edilemeyen bir doğa olayını gözlemlememiz bize birileri enerjimizi çalarken bizim ise büyük bir klasik bilgisayarın bir simülasyonu olamayacağımızı gösterir. Bir uyarımız var: Uzaylı efendilerimizin bu bilgileri bizim dikkatimizi dağıtmak için programlamış olma ihtimalleri mevcut. Daha olası bir şey ise evrenimizin 1’leri ve 0’ları işleyen bir klasik bir bilgisayar yerine parçacıkları işleyen bir kuantum bilgisayar olması.

Yazar: Philip Perry

Çevirmen: Çağdaş Yardımcı

Yazının Aslı: http://ceviriyoruz.org/iki-fizikci-matrixte-yasamadigimizi-nasil-kanitladi/

Kaynakhttp://bigthink.com/philip-perry/how-two-physicists-proved-were-not-living-inside-the-matrix

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

BigDog: Dünyanın En Gelişmiş Engebeli Arazi Robotu

Sizlere gelişen robot teknolojisinin ulaştığı noktaları sergilemeyi amaçladığımız yazı dizimizin bu üçüncü robotundan bahsetmeden önce …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');