Grigori Parelman: Bir Milenyum Probleminin Ardından

“Paraya ya da şöhrete hiç ihtiyacım yok. Hayvanat bahçesindeki hayvanlar gibi sergilenmek istemiyorum ve kimsenin bana bakmasını istemiyorum”

Bu sözler 1966 eski Sovyetler Birliği doğumlu günümüzün mütevazi dehalarından biri olan matematikçi Grigori Parelman’a ait. Uzun sakallı, kirli elbiseleri ile dolaşan bu adam adını tarihe çözdüğü bir problem ile kazıtacaktı.

Perelman daha öğrenciyken adından bahsettirmeye başlatmıştı. Uluslararası Matematik Olimpiyatında yarışan SSCB takımında tam puan alarak altın madalya kazandı gençlik yıllarında. Öğretmeni Rukshin’e göre hayatta hiçbir zaman matematikten başka bir şey ile ilgilenmedi. Dünyanın anlaşılması için sadece matematiğe ihtiyacı olduğunu ve matematik ile uğraşmaktan saatlerce zevk aldığını dile getiriyordu.

Eğitiminin ardından ABD’de ve St. Petersburg’da Steklov Enstitüsünde çalıştı ancak akademik hayat onun pek de ilgisini çekmemekteydi. O sadece çalışmalarına odaklanmak istiyordu. Üniversitede matematikçi arkadaşları bile onu görmede zorluk çekiyordu. Kimseyle konuşmuyor, oturmuyor hatta derslere bile girmek istemiyordu. 7 yıllık bir çalışma sürecinin ardından Perelman bombayı patlattı: “Poincare Sanısını” çözmüştü.

Araştırmacıların henüz denetlenmemiş ancak halen devam etmekte olan çalışmalarını yayınlayan arXiv’de makalelerini 2002’de yayınlayan Perelman büyük bir merak uyandırdı elbette. Bu makaleler görünüşte Ricci akışı ile ilgili olsa da geometrik kavramların başka alanlara uygulanmasına ve Poincare Sanısına değiniyordu.

Parelman Clay Matematik Enstitüsüne çalışmasını gönderdi. İlk komite tarafından tam değerlendirilmediği için eksik ibaresi kullanıldı fakat içlerinden bir profesör ikinci büyük bir komisyonun toplanmasını istedi. Neticede 3 yıl gibi bir süre içinde Poincare Varsayımı, IMU (International Mathematical Union – Uluslararası Matematik Birliği ) tarafından kabul gördü.

Parelman bu süre zarfında çalışmasının yeterli değer görmediği düşüncesi ile kırıldı ve sarsıldı. Neticesinde ödülü kazandığını öğrendikten sonra almayacağını bildirdi. 2006 yılında bu alandaki çalışması nedeniyle kendisine verilecek olan Fields Madalyasını reddetti ve dünya başarı peşinde koşarken aşağıdaki sözleri ile tarihe geçti.

“Şayet yaptığım ispat doğruysa bu yeterli ve tatmin edici”.

Ünü ilk Rusya, Amerika ve Avrupa derken tüm dünyaya yayılan Parelman Steklov Üniversitesindeki görevinden istifa etti ve kayıplara karıştı. Toplumdan giderek uzaklaşma eğilimi, matematik öyküsüne farklı bir boyut kattı. Onun öyküsü “Matematikçiler tuhaf insanlardır.” klişesini destekler nitelikte…

Onun hakkında varolan tek belgeseli aşağıda bulabilirsiniz.

 

REFERANS:

(1) – http://www.claymath.org/millennium-problems-poincaré-conjecture/perelmans-solution

(2)- https://www.theguardian.com/world/2010/mar/23/grigory-perelman-rejects-1m-dollars

(3) -http://www.telegraph.co.uk/culture/9475585/Searching-for-Grigori-Perelman-Russias-reclusive-maths-genius.html

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…

Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere…

Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.

Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.

Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Ramanujan: Sonsuzluğu Bilen Adam

Ramanujan bu sonlu hayat içinde sonsuzluğa en çok yaklaşabilmiş insanlardan biri. Ama onun da yanıldığı anlar oldu kaçınılmaz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');