Gece Baykuşu Olmak Genlerinizde Bir Mutasyon Kadar Yakın!

Her birimiz günlük yaşantımızdaki hareketlerimizin hatta psikolojimizin bile 24 saat kontrol edildiği bir sistem taşıyoruz içimizde: Sirkadyen saatlerimiz.

Bu saat döngüsü doğal olarak hepimizde moleküler düzeyde mevcut ve genlerimizdeki kodlarla düzenleniyor. Sirkadyen saat genlerimizin (özellikle merkez gen CRY1) mutasyona uğraması, yaşadığımız uyku bozukluklarının sebebi olabilir.

İşte bu CRY1 geninde gerçekleşen mutasyon sonucu oluşan bir varyant (türev) bazı insanların neden gece geç saatleri tercih ederken sabah erken saatleri sevmediğini açıklıyor. Bu tür genetik mutasyon keşifleri, insanın evrimsel süreçte yaşayacağı değişiklikleri tartışmak açısından da önem arz ediyor. İçinde bulunduğumuz çağın dayattığı koşullarda yaşayan insan ve diğer canlılarda genetik düzeyde değişiklikler meydana gelebiliyor. Özellikle son yıllarda mavi ışığa çok fazla maruz kalmamızın sirkadyen saat genlerimizin çalışmasını etkileyip değiştirebileceğine yönelik bilimsel çalışmalar sürmekte.

Peki çok kullandığımız mavi ışık kaynakları neler mi?

Tablet, akıllı telefon, bilgisayar, beyaz floresanlar vd.

GECE BAYKUŞLUĞUNUN GENETİK TEMELİ

Vücudumuzdaki sirkadyen saati belirlemede önemli ve merkez görevi olan CRY1 genindeki mutasyon, geceleri uyku tutmayan çoğu insanın genetik düzeydeki ortak noktası.

New York’taki Rockefeller Üniversitesi’nden araştırmacı Michael Young ve ekibi bu gen türevini “Gecikmiş Uyku Fazı Bozukluğu” teşhisi konulmuş bir kişide tespit etmişler. Bu durumdaki insanlara toplum ağzında “gece baykuşları” da deniliyor.

İncelenen kişinin akrabalarından 5 kişide de aynı mutasyona rastlanmış ve hepsinin geçmişlerinde uyku sorunları yaşadıkları görülmüş. Daha sonra Türkiye’den 6 aileyle çalışan ekip, bu aileler içerisinde CRY1 geni türevini taşıyan 39 kişiyi incelemiş. Bu mutasyona sahip olan insanların uyku periyodlarında 2 ile 4 saat arası kaymalar gözlemlenirken bazılarınınsa tamamen bozuk ve düzensiz uyku ritmleri yaşadıkları belirlenmiş.

Bu mutasyon sonucunda ortaya çıkan gen türevine sahip insanların vücutlarındaki biyolojik saatin yavaşladığı ve dolayısıyla daha uzun bir sirkadyen döngüye sahip oldukları için gece geç saatlere dek ayakta durabildikleri görüşü yaygın. Çalışmadaki hesaplamalara bakılırsa  her 75 Avrupalının birinde bu gen türevi bulunuyor.

Fakat daha uzun sirkadyen döngüye sahip olanların bu duruma üzülmesi de gerekmiyor. Gecikmiş uyku fazı bozukluğuna sahip insanlar uyku döngülerini düzene sokmak için kendilerine katı kurallar belirleyip bunlara uyarak ilerleme kaydedebilirler. Çalışmayı yapan ekibin lideri Michael Young’a göre “Bu durum sigara içmeye benziyor ve olay ilaç kullanımına dönüşmeden önce sorunla baş etmemiz için kendi kendimize yapabileceğimiz şeyler var.”

Caner Sönmez

Haber Kaynağı: New Scientist

Kaynak MakaleCellDOI: 10.1016/j.cell.2017.03.027

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Caner Sönmez

Yaşamı anlamlandırma yürüyüşündeki insanlardan biriyim. Bilim ve müzik bu yolda benim çok değerli eşlikçilerim. Nazilli Anadolu Lisesi ve Muğla 75. Yıl Fen Lisesi’nin devamında Ankara Üniversitesi’nden yüksek lisans derecesiyle 2013’te mezun oldum. Alanım mikrobiyoloji, tezimi Salmonella suşlarının genetik farklılıklarının analizi üzerine verdim. İyi düzeyde İngilizce ile orta düzey Almanca biliyorum. Fransızca öğreniyorum. Şu an Anadolu Üniversitesi AÖF’de Sosyoloji okumaktayım. Gitar ve piyano çalar, biraz söz yazarım. Tarih, felsefe kitaplarına, bilimsel yayınlara ilgiliyim. Deniz ve göl kenarlarında veya bir ormanda dolaşırken saat kavramım yitip gider. Eğitimin ve toplumsal bilinçlenmenin yaşamsal önemine yürekten inanmışım. Küçük yaşta geçirdiğim beyin ameliyatının etkisi midir bilmem; dünyada bir gün tüm beyinlerin birbirine bağlanması, dolayısıyla anlama kapasitelerimizin sonsuzluğa kavuşması hayalimdir. Bir de çocukların hepsinin birlikte gülmesi… Son olarak: “Bilimsel bilgiyi küçük bir grubun tekeline bırakmak bir toplumun düşün gücünü zayıflatır, onu tinsel yoksulluğa sürükler.” sözü için Albert Einstein’a; “Gelmiş geçmiş tüm dikkat gerektiren uğraşlar içerisinde, sevmek uğraşı üzerinde gösterilen dikkat, en yaşamsal önemde olanıdır.” sözü için de Bertrand Russell’a sonsuz şükranlarımla.

Bunlara da Göz Atın

Dijital Dönüşüm Çağı ve Kabuk Değiştiren Yaşam Biçimlerimiz

Farkında olsak da olmasak da, dijital çağda yaşama ve iş yapma biçimlerimiz kabuk değiştiriyor. İnsanlık …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir