Evrensel Aptallık Yasaları

Etrafınızın bir sürü aptalla mı dolu olduğunu hissediyorsunuz, bu konuda yalnız siz böyle düşünmüyor olabilirsiniz…

İtalyan tarihçi Carlo Maria Cipolla bir gün nereden aklına geldiyse “aptallık” üzerine sanki bilimsel bir makaleymiş gibi bir metin kaleme alır. Bu metni yayınlamak gibi bir amacı yoktur. Metnin eşe dosta gönderilen kopyaları o kadar ilgi toplar ki sonunda yayıncısına da ulaşır, ve o da Cipolla’yı denemeyi basmak konusunda ikna eder.

Artık elimizde herhangi bir insan eylemini “aptallık” olarak nitelendirip nitelendiremeyeceğimiz konusunda açık seçik bir rehbere sahibiz. Bu çok yararlı metnin asıl faydası ise karşımızdakinin eylemlerini değerlendirmekten önce ve öte kendi eylemlerimiz için de aydınlatıcı olması. Tabii aptallar Cipolla’nın birinci temel yasada belirttiği kadar çoksa, dolayısıyla biz de o kümeye giriyorsak, düşünmeden eyleme geçebileceğimiz için, eyleme geçmeden önce düşünerek “bu aptalca bir eylem olabilir mi?” sorusunu yanıtlama şansımız olmaz ve Cipolla’nın metni de bir işe yaramaz.

Özet olarak 5 temel yasayı burada aktaralım:

1) Her zaman ve kaçınılmaz olarak her birimiz çevremizde dolaşan aptalların sayısını azımsarız.

a) Birisinin geçmişte mantıklı ve zeki sandığı insanların tartışmasız ve çaresiz bir şekilde aptal oldukları birdenbire ortaya çıkıveriyor.

b) İnsanlar günden güne, sürekli bir tekdüzelikte, inatla aptallığını sürdüren, en elverişsiz yerlerde ve zamanlarda birdenbire ve beklenmedik şekilde beliriveren bireyler yüzünden, davranışlarında sıkıntıya sokuluyorlar ve engelleniyorlar.

Cipolla’ya göre her toplumda eşit ve belirli bir miktarda aptal var.

2) Herhangi bir insanın aptal olma özelliği aynı kişinin herhangi bir başka karakter özelliğinden bağımsızdır.

Cipolla’ya göre; kadın-erkek, siyah-beyaz, şu veya bu dinden, coğrafyadan, etnik gruptan, milletten, kıtadan, renkten, boydan, postan v.b. bağımsız olarak her türlü insan topluluğunda şaşmaz bir şekilde aynı oranda aptal var.

3) Aptal olmayanlar her zaman aptalların zarar potansiyelini küçümser. Özellikle de aptal olmayanlar herhangi bir yerde, herhangi bir durumda, aptal bireylerle ilişki kurmanın ve/veya onlarla bir araya gelmenin kaçınılmaz olarak pahalıya mal olan bir yanlışa yol açtığını sürekli unuturlar.

4) Aptal insan var olan en tehlikeli insan türüdür.

Zekinin, haydutun, safın nasıl davranacağı az çok tahmin edilip, önden tedbir alınabilir ama aptalın ne yapacağı katiyen tahmin edilemez. Zira, aptal hangi olay karşısında nasıl davranacağını kendisi de bilmez.

5. Aptal, hayduttan daha tehlikelidir.

Yazara göre, gelişmiş veya geri kalmış ülkelerdeki fark aptal oranında değil. Her iki tür ülkede de eşit oranda aptal var.

Aradaki terk fark geri kalmış ülkelerde: Toplumun aptal üyelerine öbür üyeler tarafından daha etkin olma hakkı tanınmış olmasıdır.

Carlo M. Cipolla insanları eylemleri bakımından dört ayrı kategoriye ayırmış; Zeki, aptal, saf ve haydut insanlar!

Kendilerine zarar verdikleri halde başkalarına fayda sağlayanlar saf insanlar.

Kendilerine fayda sağlayan ama bu arada başkalarına zarar verenler haydut insanlar.

Hem kendilerine, hem de başkalarına fayda sağlayanlar zeki insanlar.

Kendisine hiçbir yarar sağlamadan hatta bazen zarara uğrayarak başkalarına illa ki zarar verenler aptal insanlar.

Haydut insanlarda kendileri arasında ikiye ayrılıyorlar:

Kendilerine az fayda sağlamak için başkalarına çok zarar verenler aptal-haydutlar oluyorlar. Kendilerine çok fayda sağlarken başkalarına az zarar verenler ise zeki-haydutlar oluyorlar

Aptallık üzerine artık bir klasik konumuna erişen bu deneme Cipolla’nın  Neşeli Öyküler kitabında yer alıyor. Tarih meraklıları için şahane bir küçük kitap bu.

Cipolla’ya göre siyasiler her ülkede aptal-haydutların arasından çıkıyor ve dünyaya zekilerden çok aptallar yön veriyormuş.

Son olarak Cipolla aptallığı grafik olarak da gösteriyor. Bu nedenle okurun kendisi ve başkaları için kullanabileceği boş grafik tabloları son sayfalarda kullanıma sunulmuş bulunuyor.

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Seçim Paradoksu 2: Bolluk İçinde, ‘Bol Bol’ Mutsuzluk

Dünyamızın, insan ırkının oyun hamuru gibi olduğunu düşünmeye başlamıştım. Birden kendimi seçimlerimizin kaynağını sorgularken buldum. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');