Dünyanın en büyük bilim insanı: Isaac Newton

Sir Isaac Newton, fiziğin ve matematiğin temelini atarak tüm zamanların bilinen en büyük bilim insanlarından biri olma ünvanına erişmiştir. Peki bugünkü bilimi “bilim” yapan Isaac Newton’u ne kadar tanıyoruz?

25 Aralık 1642’de İngiltere’nin Gratham şehrinin yakınlarındaki Woolsthorpe’da bir çiftçi ailesinde doğdu. Doğmadan üç ay önce babası ölmüş olan Newton, doğduğunda çok zayıf bir çocuktu ve yaşaması beklenmiyordu. Annesi Hannah, Newton 3 yaşındayken başka biri ile evlendi ve kocası Newton’u istemediği için ona 7 yıl boyunca anneannesi baktı. Annesi tarafından istenmemenin verdiği travma onun kişiliğini derinden etkiledi. Newton tüm hayatını çalışmalarına verdi, hiç bir hobi edinmedi, evlenmedi, her zaman yalnızlığı tercih etti ve annesini asla affetmedi.

Annesi, ikinci kocasıda ölünce yüklü bir mirasla geri döndü. Newton, 12 yaşında Gratham’da King’s School’da eğitime başladı. 15 yaşına geldiğinde oğlunun çiftçi olmasını isteyen annesi bir dönem onu okuldan aldı ancak  Newton çiftçiliğe ilgi duymuyordu, neyse ki Gratham’daki hocalarından biri annesini Newton’un eğitimine devam etmesi konusunda ikna etmesiyle ve okula geri döndü. Newton 1661 yılında Cambridge’te Trinity College’a girdi ve matematik üzerine eğitim almaya başladı.

Ancak 1665 yılında İngiltere’de yaşanan veba salgını nedeniyle Cambridge Üniversitesi eğitime ara verince, Newton Woolsthorpe’daki çiftliklerine geri döndü. İki yıl boyunca burada kaldı.

Hepimizin bildiği hikaye burada yaşandı. Bir gün bahçede otururken, yere düşen bir elma onun kafasında evrensel yerçekimi kavramını oluşturdu. Ayrıca bu iki yıl içinde diferansiyel ve integral almanın temellerini attı. Karanlık bir odada güneş ışığını bir prizmaya tutarak renklere ayrılışını gözlemledi, beyaz ışığın tek başına bir birim olmadığını keşfetti.

1669 yılında Cambridge Üniversitesi tekrar açıldı ve Newton geri döndü. İki yıl sonra Lucasian Matematik Profesörü ünvanını kazandı. Kökeni 1209 yıllarına dayanan Cambridge üniversitesinde Newton bu ünvanı kazanan 2. kişi oldu. 30 yıl kadar üniversitede hocalık yapmasına rağmen Newton’un dersleri pek rağbet görmedi, çünkü o öğrenciler yerine araştırdığı konulara odaklanmak istiyordu. newton_cambridge

1696 yılında kendisine Kraliyet Darphanesi Müdürlüğü teklif edildi, Newton kabul ederek Londra’ya yerleşti. Bu işini çok ciddiye aldı ve sahte paraların basılmasını engellemeye yönelik ciddi çalışmalar başlattı. 1703 yılında ise üyesi olduğu Royal Society’nin (Birleşik Krallık’ın Bilimler Akademisi) başkanlığına getirildi ve ölümüne kadar bu göreve devam etti. 1705 yılında ise Kraliçe Anne tarafından şövalye ilan edildi. Isaac Newton, şövalye ünvanını alan ikinci bilim adamıdır. İlki ise Francis Bacon’dır.

Bilindik bilimsel çalışmalarının yanı sıra Newton simyaya da ilgi duymaktaydı. Uzun bir süre dokunduğu her nesneyi altına dönüştüreceğine inanılan felsefe taşını bulmak için araştırmalar yapmıştı. Ayrıca İncil’in evrenin varoluşuna dair gizli mesajlar içerdiğini düşünüyordu ve bunu çözmek içinde çalışmaları vardı.

Newton 1687 yılında “Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri (The Principia)” adlı 3 ciltlik bir kitap yayınladı. Kitabın ilk cildinde Galileo’nun deneylerine yönelik övgüler ve Kepler Kanunlarının matematiksel ispatları yer almaktaydı. İkinci ciltte ise akışkanlar teorisinin temelleri atılmıştı. Üçüncü ciltte ise evrendeki yer çekimi yasasının işleyişini göstermiştir. Newton, altı bilinen gezegen ve uydularının hareketini bu yasa ile göstermiştir. Ancak, Ay’ın hareketini hiçbir zaman tam anlamıyla açıklayamamıştır.

Newton 31 Mart 1727’de hayatını kaybetti ve Westminister Manastırı’na gömüldü.

Newton’un yaşadığı yüzyılda geliştirdiği teknikler günümüzde de kullandığımız matematik teknikleri oldu. Şu an olduğu gibi zamanınında da kendisinden bir dahi olarak bahsedilmekteydi ancak Newton buna hep itiraz etti ve başarısının sırrının aklı değil daha çok çalışması ama çok çalışması sonucunda olduğunu çevresine anlatıp durdu.

Yine de kendisine bir kez daha dahi dendiği bir gün dayanamayıp tarihe şu sözleri kazıdı.

“Biz bilim insanları kumsalda çakıl taşları arayan çocuklar gibiyizdir. Eğer ben, arkadaşlarımdan biraz daha fazla, biraz daha renkli çakıl taşları toplayabildiysem bunun nedeni dizlerime kadar suya girmeye cesaret edebilmiş olmamdır.”

Sibel Çağlar

Kaynaklar:

www.history.com

newton.ac.uk

scienceworld.wolfram.com

Matematiğin Aydınlık Dünyası – Sinan Sertöz

Matematiksel

 

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…

Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere…

Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.

Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.

Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Öğrenme Eylemi: Hayatın Sürekli Öğrencisi Olmak

Einstein’ın “Bir şeyi 6 yaşında bir çocuğa anlatamıyorsanız, siz de anlamamışsınız demektir.” sözünü, Feynman tekniği …

2 Yorumlar

  1. emeğinize sağlıkta başlık fazla iddialı değil mi ?

  2. örneğin ; nikola tesla

    “Bırakın doğruları gelecek söylesin ve herkesi eserlerine ve başarılarına göre değerlendirsin. Bugün onların olsun; ama uğrunda çok uğraştığım gelecek, benimdir.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');