Devrimci Bir Mucid: Benjamin Franklin

1706’da o yıllarda halen İngiltere’nin bir parçası olan  Massachusettes eyaletinin Boston kentinde 17 çocuklu bir ailenin 15. çocuğu dünyaya gelir. Sabun ve mum üreticisi bir babanın oğlu olan bu çocuk gelecek kuşakların sahip olmak istedikleri bir kişilik olacaktır. Doğan çocuk Benjamin Franklin’dir.

Kendisi dünya tarihindeki en güçlü uluslardan birinin kurucularından olacaktır gelecekte…

Okumayı kendi başına öğrenmek zorunda kalan Franklin ailesine yardım edebilmek için 10 yaşında okuldan ayrılmak zorunda kalır. Abilerinin yanında çırak olarak o dönemin ilk bağımsız gazetelerinden birini yayınlayan matbaada çalışmaya başlar. Bu dönemler Amerika’da İngiltere tahtına karşı ayaklanmaların başladığı zamanlardır ve durum genç Franklin’i derinden etkileyecektir. O dönemlerde okuduklarının etkisi ile politik düşünceleri şekillenmeye başlar ve çalıştığı gazetede sahte bir isim altında devrimci düşünceler ileri süren makaleler yayınlamaya başlar. Zamanla bu makaleler dikkat çekmeye başlayınca durumun farkına varan abisi daha 17 yaşında olan kardeşini Philadelphia’ ya kaçmaya zorlar.

Orada da bir başka matbaada çalışırken aynı zamanda Junto isimli düşünce kulübü kurar. Philadelphia’nın kültürel ve düşünsel çevresinin toplandığı bu kulüp sayesinde Franklin kendi devrimsel çevresini de oluşturmaya başlamıştır artık. Bu çalışmaları zamanla Amerikan Devriminin ideolojik altyapısını oluşturacaktır aslında. Benjamin bir süre sonra en son teknolojileri öğrenmek için İngiltere’ye gitmeye karar verir.

Aykırı yaşamı ve devrimci düşünceleri ile dünya siyaset sahnesinin en radikal isimlerinden bir tanesi olan Benjamin Franklin 1 Aralık 1790 yılında dünyaya gözlerini yumana kadar Dünya halklarının barışına ve bir ideal olarak Birleşik Devletler’in kurulmasına hizmet etmiştir. Benjamin Franklin’in ideali olan Amerika’da din, dil ve ırk farkı gözetmeksizin, kendi kimliklerinden ödün vermeden ancak birlikte yaşamı da yücelten dünyanın ilk laik, demokratik ve anayasal cumhuriyeti hedeflenmiş ve başarılmıştır.

Bütün bu siyasi düşüncelerinin yanı sıra çok boyutlu bir aydın olduğu pek azımızın bilgisi dahilindedir. Bu yazının esas konusu olan Benjamin Franklin’in bilim insanlığı ve mucitliği olacaktır. Belki de 10 yaşında yarım bıraktığı eğitimin yarattığı yarış açığını kapatmak için geliştirdiği bilimsel merakı ve yeniye olan düşkünlüğü ile ortaya koyduğu sayısız icatları ile hep dikkat çekmiştir.

Uçurtma deneyinden bir kare

Ancak bunun yanı sıra Benjamin Franklin icatlarının hiç birisini telif altına aldırmamıştır. “…başkalarının icatlarından yararlandığımız gibi başkalarının da bizim icatlarımızından yararlanmasından memnun olmalıyız, ve bunu ücretsiz ve bonkörce yapmalıyız..” diyecek kadar icatlarını halkın kullanımına açık tutmuştur. Bu büyük dahinin akılda kalan çalışmalarının bir kısmı şöyle sıralanabilir;

1) Bifokal (Çift odaklı gözlük):

Gözleri bozuk olduğu için sıklıkla gözlük değiştirmekten sıkılan Benjamin o güne kadar hiç yapılmayan bir işi başararak yakın ve uzak odaklı merceklerin beraber kullanımını mümkün kılan bifokal gözlüğü bulmuş ve bu sayede  milyonlarca kişinin yaşam kalitesi artmıştır.

2) Elektriksel Deneyleri

Elektriği Benjamin Franklin keşfetmemiştir. Ancak O’nun deneyleri sonucunda elektriğin kullanımını konusunda bir çok ilerleme sağlanmıştır. Batarya, Şarj, Kondenstör, İletken, Artı-Eksi uçlar ve Bobin gibi bir çok kavramsal elektrikle ilgili terimi ilk kez Franklin ortaya koymuştur. Franklin’in elektrik deneyleri sayesinde elektriğin depolanabileceği ve bir yerden bir yere nakil edilebileceği kanıtlanmıştır. Bugün kullanılan bir çok elektrikli aletin temelini oluşturan yukarıdaki buluşları mümkün kılmıştır.

3) Paratoner

İnsanlar, büyük mimari yapıların yapıldığı klasik çağlardan bu yana, göklerde var olduklarına inandıkları tanrıların onları cezalandırmak ve beğenmedikleri yapıları yıkmak için yıldırımların gönderildiğini düşünmüşlerdir. Ancak Frankin’in yıldırım üzerine yaptığı deneyler sayesinde yüksek binaların üzerine konulacak paratoner konulması halinde yıldırımın binalara zarar vermeden toprağa iletilebileceği ortaya çıkmıştır. Franklin gibi fanatik ölçü de laik ve bilimsel bir dünya algısına sahip bir kişinin yıldırımların tanrının gazabı olduğunu düşünen din adamlarına karşı böylesi büyük bir sonuç elde etmiş olmasını tarihi bir zaferdir. Özellikle daha sonra Frankin’in bu icadını en çok da kiliseleri korumak için kullanılması tarihi bir ironi olarak kaydedilmiştir.

4) Soba

Britanya’nın üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk olduğu 18. yy’da dahi bütün dünyada insanlar evlerinde ateş ocaklarında ısınmaktaydı. Tabi ocakla ısınmanın en büyük dezavantajı ocakların kullanıldığı odaya duman ve kül saçılmasına neden olmasıyla sağlıksız ve çirkin bir ortam yaratmasıydı. Ayrıca odanın bir köşesindeki ocağın büyük odaları ısıtması neredeyse imkansızdı. 1742 yılında Franklin tarafından icat edilen soba, odanın ortasına yerleştirilen ısıya dayanıklı taşlarıla bezeli metal bir borudan ibaretti. Odanın ortasına yerleştirilen bu soba hem odanın daha çabuk ısınmasını sağlıyor hem de duman ve külün yaşam alanından izole olmasını sağlıyordu.

5) Gulf-Stream Akıntısının Keşfi

Coğrafi olarak İskandinav ve Baltık ülkeleriyle aynı paraleller üzerinde bulunan Britanya adalarının ikliminin nasıl olup da Avrupa’nın çatısına göre daha yaşanılır olduğu düşünürlerin ilgisini uzun süreden beri çekmekteydi. Ancak Benjamin Franklin’in keşfine kadar bu soru ortada durmaktaydı. Atlas Okyanusu üzerinde İngiltere ile Amerikan Kolonileri üzerinde sekiz yolculuk yapan Franklin, yaptığı yolculuklarda hep şunu merak etmişti: Neden İngiltere’ye yaptığı yolculuk Amerika’ya yaptığı yolculuktan daha kısa sürüyordu? Bu merakı ona İngiltere’deki ikliminin diğer Avrupa çatısı ülkelerine göre daha ılıman olduğunu açıklayan Gulf-Stream (eksik bir çeviriyle körfez akıntısı diyebiliriz.)’in haritasını çizen ilk kişi olma başarısını getirecekti. Gulf-Stream denen hava akıntısı Ekvator’daki sıcak havanın yükselerek Atlas Okyanus’u üzerinde bir u çizip Britanya adalarına doğru çıktığını orada soğuyan havanın tekrar alçalarak Ekvatora doğru yöneldiğini açıklayan bir doğa olayıdır. Bu hava akıntısı hem Britanya’nın ikliminin daha yaşanılır bir düzeye ulaşmasını hem de İngiltere’ye gitmek isteyen gemilerin yelkenlerinin daha fazla dolarak hızlanmasını sağlıyordu.

6) Yüzme Paletleri

Çok küçük yaştan beri yüzmeyi seven Benjamin Franklin, 11 yaşında iken ilk yüzme paletlerini icat etmiştir. Ancak bugünün aksine ilk paletler sadece ayağa değil ele de paletlerin takılması için yapılmış bir takım olarak keşfedilmişti. Bu keşfi, kendisinin 1968 yılında Yüzme Sporu Ünlüleri listesine girmesini sağlamıştır.

7) Cam Armonikası

18. yüzyıl İngilteresinin yaygın bir eğlencesi olan şarap kadehlerinden çıkan armonik sesle yapılan müzik türünü mekanik bir alete dönüşmüş şeklidir. Şarap kadehlerinde bulunan farklı yoğunluklardaki sıvıların farklı tonda sesler vermesi nedeniyle neşeli parçaların icra edilmesine imkan veren bu müzik türü Benjamin Franklin’in keşfiyle daha kolay icra edilebilir olmuştur. 37 farklı cam halkanın birbirine geçirilmesiyle meydana gelen müzik aletinin kontrolü bir dikiş makinesindeki gibi ayak pedalıyla mümkün oluyordu. Müzisyen bir yandan ayağı ile kontrol ettiği aletin camlarına küçük tahta parçalarıyla vurarak sesi meydana getiriyordu.

8) Odometre (Kilometre Sayacı)

Bir postacı olarak en büyük merakı aldığı mesafeleri ölçmek olan Benjamin Franklin, antik zamanlardan bu yana her mucidin sayaç fikrine kendi icadını da eklemiştir. Sayaç, kullanılan aracın tekerleğine takılması ile çalışıyor ve çalışan sayaç kat edilen yolun mesafesini hesaplıyordu.

9) Uzun Kol

Bir büyük kitap müptelası olarak Benjamin Franklin okuma alışkanlığı nedeniyle binlerce kitaba sahipti. Ancak en büyük problemi ise kütüphanesinin üst raflarındaki kitaplarına ulaşamamaktı. 1786 yılında icat ettiği Long Arm (uzun kol) isimli basit ama etkili aparatla bu problemini çözmüştür. Long Arm’ın keşfinin açtığı yoldan yapay protezlerin keşfi yolunun açtığı söylenebilir.

10) Işık

Yaptığı deneysel çalışmalar sonucunda ışığın doğası hakkında önemli ipuçları elde etmiştir. Işığın bir dalga olduğu sonucuna ulaşan Franklin, ışığın parçacıklardan oluştuğunu savunan Newton ile ters düşer. Neyse ki 20. yüzyılda ikisininde haklı olduğu ortaya çıkacaktır. Işık bir dalgadır ancak aynı zamanda parçacıklardan oluşur.

Düşünce özgürlüğü olmadan bilgelik olmaz, insanlar görüşlerinde özgür değilse halkın özgür olması mümkün değildir. Özgürlük her insanın hakkıdır. – Benjamin Franklin

Franklin ABD’nin özgürlük bildirgesinin yaratıcılarından biridir. 1780 yılında Amerikan anayasasını imzalar ve ilerici görüşleri, kendinden sonra gelen bilim insanlarına yön veren, sayısız probleme çözüm götüren çalışmlaraı ile sonsuza kadar oturacağı tahtında yerini alır.

Ayda ki bir krater onun adı ile anılmaktadır ayrıca 100 doların arkasında da Franklin bulunmaktadır.

Kaynaklar:

www.gunceltarih.org/2011/08/bir-mucit-olarak-benjamin-franklin.html

Science Via: Benjamin Franklin Bilim ve Politika belgeseli

www.wikipedia.org

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…

Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere…

Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.

Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.

Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Ramanujan: Sonsuzluğu Bilen Adam

Ramanujan bu sonlu hayat içinde sonsuzluğa en çok yaklaşabilmiş insanlardan biri. Ama onun da yanıldığı anlar oldu kaçınılmaz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');