Daha Çok Kitap Okuyabilmeniz İçin Beş Öneri

Birçoğunuzun günde on saate yakın çalıştığını, eve dönmek için kimi zaman üç vasıta değiştirdiğini, çocuk büyütmek ya da ödevleri bitirmek zorunda olduğunu biliyoruz elbette. Tam da bu sebeple günlük hayatınızda kitaplara daha çok vakit ayırmanızı sağlayacak bazı tavsiyeler… 

• Eğer okulu bitirdiyseniz artık “ödev yapmaktan” vazgeçin lütfen. (Eğer henüz bitirmediyseniz bu maddeyi görmezden gelebilirsiniz!) Ödev yapmak derken kalemi kağıdı elinize alıp okul zamanlarındaki gibi bir ödev yapmayı kastetmiyoruz tabii. Okumanız gerektiğini düşündüğünüz için okuduğunuz kitaplardan bahsediyoruz. Onları artık bir kenara bırakın ve gerçekten ilginizi çeken, sizi heyecanlandıran kitapları okumaya başlayın. Böylelikle okumayı bir gereklilikten ziyade bir keyfe dönüştürebilirsiniz. Kalabalık bir otobüste ayakta seyahat ederken ya da çocuklarınız için çorba pişirirken bile elinizden düşüremediğiniz bir kitaba rastlayınca, ne demek istediğimizi anlayacaksınız.

• Tanımlara hapsolmayın! Bugüne dek kendinizi sadece roman ya da sadece felsefe kitapları okuyan biri olarak görmüş olabilirsiniz. Ya da fantastik edebiyat gözünüze her zaman karmaşık ve ürkütücü görünmüş olabilir. Fakat bu tanımlar sizi kitabevlerinin bazı raflarından uzak tutmaktan başka bir işe yaramaz. Seçimlerinizde tamamen özgür olun ve sınır tanımayın. Bakarsınız bu hafta kitabevinin farklı bölümlerine yapacağınız küçük bir geziden eli boş dönmezsiniz. Ve belki de sözgelimi Mars’ta geçen bir romanın sizi bu kadar heyecanlandırmasına en başta siz şaşırırsınız.

• Okumayı bırakın! Bu söylediğimiz size biraz çelişkili gelebilir ama biz de okumayı tümden bırakın demek istemiyoruz zaten. Pek hoşlanmadığınız bir kitabı okumakta ısrar etmeyin, diyoruz. Kitap okumak için ayırdığınız o az ve kıymetli zamanı ziyan etmeyin sakın. Zoraki okuduğunuz bir kitaba ayırdığınız yarım saat, size işkence gibi gelirken heyecanla okuduğunuz bir kitaba ayırdığınız yarım saat size birkaç dakika gibi gelecektir.

• Bir kitabın ilk sayfasını okuduğunuzda, kötü bir kitapla karşı karşıya olduğunuz izlenimini ediniyorsanız, bir de kitabın ortasından bir sayfa okumayı deneyin. (Kitabın gizemini korumak adına, son sayfayı açmamanızı öneririz.) Birçok iyi kitap, daha ilk sayfasında okuru içine çeker ve kendisine bağlar elbette. Ama kırkıncı ya da ellinci sayfasından itibaren okuru yakalamaya başlayan bir kitaba kötü demek de haksızlık olabilir; ikinci bir şans verirseniz unutulmaz bir okuma deneyimi yaşarsınız belki.

• Sinemanın edebiyat uyarlamalarına yoğun bir ilgi gösterdiği şu dönemde gözünüze kestirdiğiniz edebiyat uyarlaması filme bilet almadan evvel, filmin uyarlandığı kitabı okumayı deneyin. Kitap okumanın en keyifli yönlerinden biri de kitapta geçen sahneleri zihninizde canlandırmaktır. Bu kendi kendinize çektiğiniz ve yalnızca sizin izleyebildiğiniz bir filmdir işte. Edebiyat uyarlaması bir filme gittiğinizde ise yönetmenin o hikayeye ilişkin yorumunu izlersiniz aslında. Önce kitabı okursanız, zihninizde canlanan görüntüleri yönetmeninkiyle karşılaştırma şansını da yakalamış olursunuz.

Bu yazı www.sabitfikir.com web sitesinden kısaltılarak eklenmiştir.

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Seçim Paradoksu 2: Bolluk İçinde, ‘Bol Bol’ Mutsuzluk

Dünyamızın, insan ırkının oyun hamuru gibi olduğunu düşünmeye başlamıştım. Birden kendimi seçimlerimizin kaynağını sorgularken buldum. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');