Bilimsel Olarak İncelenmiş 4 Deha Beyni ve Ortaya Çıkan Bilgiler

Çoğu insan büyük büyük düşünürlerin zihinlerini merak eder. Mesela Einstein, bize kazandırdığı görelilik teorisini piyanonun başına oturunca mı düşündü? Dünyayı etkileyen zihinler nasıl işliyor? Sinirbilimciler, ünlü düşünürlerin beyinlerinin nasıl çalıştığını öğrenmenin peşinde…

Beyin yapısı daima davranışsal farklılıklarla ilişkili değildir. Beynin şekli günlük motor beceri ve alışkanlıklarımızla ya da herhangi bir akıl hastalığı ile bile değişebilir. Mevcut veriler beynin şeklinin çoğunlukla çoğu kişide ortalama bir seviyede olduğunu söylüyor. Sadece bazı durumlarda örneğin daha geniş bir beyin daha düşük işleve sahiptir. Sıradan insanlarla bu dâhilerin beyinleri arasındaki farkı okuduğumuzda ortaya daha net bir resim çıkacaktır.
Dört bilim insanın  beyinlerinden yola çıkarak bunu anlamaya çalışalım.

Albert Einstein

Einstein’ın beyni, Einstein’ın ölümünden sonra Thomas Stoltz Harvey tarafından ailesinin izni olmaksızın alındı. Dahası incelenmek için parçalara ayrılarak diğer bilim insanlarına da gönderilerek zekâsının kaynağını açığa çıkartmayı umut ettiler. Zamanla farklı bir yapısı olduğunu, beyninin iki yarımküresinde daha kapsamlı bağlantılar olduğunu, ortalama ağırlığa göre daha hafif ve genişlemiş lateral sulkusa (beynimizdeki girintiler) sahip olduğunu keşfettiler.

Beyninin matematiksel ve uzamsal düşünceye özgü kısmı daha ağırlıklı olduğu, alt parietal lobunda(algılanan nesnenin yerini ve yönünü saptamak, okuma, yazma ve aritmetik yeteneklerimizi barındırmak gibi işlevlere sahip olan beyin bölümü ) ortalamadan daha büyük olduğu fark edildi. Eğer beynini görmek isterseniz Pennsylvania, Philadelphia’da Mütter Müzesinde sergileniyor.

Deha olmak da zor işmiş. Ölmeden önce fikirlerine karşı çıkarlar, ölünce de nereden buluyor böyle fikirleri diye beynini parçalarlar…

 Paris – Musee de l’Homme – PATRICK KOVARIK/AFP/Getty Images

Rene Descartes

Descartes meşhur “Düşünüyorum, öyleyse varım” sözünün sahibi olan Fransız filozof…Felsefi görüşleri modern çağın aydınlanması olarak kabul edilir. Matematik açısından da Okul hayatlarında Descartes cebirsel fikirlerin geometrik olarak ifade edilmesini sağlayan Kartezyen Sistemini bize kazandırmasıyla bilinir.

1650 de öldüğü düşünülünce, bilim insanları onun üzerinde çalışmak istediği zaman maalesef beyni çoktan bozuma uğramıştı. Ancak bilim insanları, kafatasının şeklini inceleyerek beyninin normalden farklı olup olmadığına dair ipuçlarını araştırdı. Böylelikle tarih öncesi insanlar üzerinde çalışırken uygulanan tekniklerin yardımıyla, araştırmacılar Descartes’ın beyninin, 200 yıldan beri saklanan şu anda da Paris’teki Doğal Tarih Ulusal Müzesi’nde tutulan kafatasının iç kısmında bıraktığı izleri takip ederek 3-boyutlu bir resmini çıkarmayı başardı. Araştırmacılar CT tarama tekniği kullanarak frontal lob(bilinçli düşünmeden sorumlu olan beyin bölgesi)alanında bir şişlik hariç her şeyin normal olduğunu bu şişliğin da soyut düşünmek için ilgili olan kelimelerden yükümlü kısım olabileceğini düşündüler.

Carl Friedrich Gauss

Muazzam başarılara imza atmış Alman Matematikçi Gauss’un beyni ölümünden sonra nörobilimci Rudolf Wagner tarafından incelendi. İncelemeler sonucu beynin ortalamadan daha ağır hem de daha kıvrımlı olduğu tespit edildi. Ancak bu inceleme uzun bir süre hatalı olarak yapıldı nedenderseniz beyni ununla aynı yıl ölen Doktor Conrad Heinrich Fuchs’un beyni ile kazara karıştırıldı. Bu yanılgı ancak Rudolf Wagner tarafından yapılan MRI incelemelerinde iki beynin önemli ölçüde farklı olduğunun fark edilmesi ile düzeldi. Bugün halen beyni araştırma için Göttingen Üniversitesi’nin tıp fakültesinde formalin içinde korunmaktadır.

Vladimir Ilyich Lenin’in bedeni Kremlin Sarayı yakınlarındaki Moskova Kızıl Meydanında adını taşıyan bir anıt mezarda sergilenmekte.

Vladimir Lenin

1917 Rus devriminin ünlü lideri olan Lenin’in beyni, öldürülmesinden kısa süre sonra Joseph Stalin’in emriyle, bir dahi olduğunu kanıtlayabilmek adına korumaya alındı. Politbüro’nun talebi üzerine Lenin’in beyni, vücudu mumyalanmadan önce çıkarılmıştı. Sovyet hükümeti, tanınmış Alman bilim adamı Oskar Vogt’u Lenin’in beynini incelemek amacıyla görevlendirdi. (Politbüro, Politik Büro’nun kısaltılmış biçimi. SSCB tarihinde komünist partinin, politikaları belirleyen en üst karar organı. )

Sonuçta beklenen sonuç ortaya çıktı, ortalama bir insanın beyni ile Lenin’ki karşılaştırıldığında “dev” piramidal hücrelere(merkezi sinir sistemindeki en büyük nöronlar) rastlandı. Bu onun deha olduğunun göstergelerinden biriydi. Bir rivayete göre Rusya, büyük liderin beynini hala gizli servis merkezlerinde tutmaktaymış.

Sinirbilim hala beynin şeklinin, zekâyı nasıl etkilediğini ve bu ilişkilerin ne kadar önemli olabileceğini anlamaya çalışıyor.

Ancak bir sözü hatırlamak lazım elbette; “Deha’nın yüzde biri ilham ise yüzde doksanı terdir”.

Kaynak: http://bigthink.com/scotty-hendricks/4-geniuses-who-have-had-their-brains-studied-by-science

Matematiksel

 

Yazıyı Hazırlayan: Nurgul Kendirlioglu

Selçuk Üniversitesinde Matematik Lisansımı bitirdikten sonra Kocaeli Üniversitesinde Yüksek lisansımı tamamlayıp, Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünü bitirdim. Aslında nereli ve nereleri bitirdiğimiz çok da önemli değil... Matematiğe, bilime ve insanlığa dair farkındalık kazandırabilirsek, sanki var olduğumuz dünya daha yaşanılabilir olacak. Zira doğum ve ölüm arasında kalan zamanda, işe gitmek,fatura ödemek, tv izlemekten daha başka şeyler yapmak için dünyada olduğumuzu düşünüyorum.Okumayı, dinlemeyi, izlemeyi, yeni ve insanlığa faydalı güzel şeyleri keşfetmeyi ve paylaşmayı seviyorum... Keyifli okumalar dilerim. :)

Bunlara da Göz Atın

Dört Renk Problemi Matematiği Nasıl Değiştirdi?

Bir harita yapmayı planlasanız, ölçümler, çizimler bittikten sonra sıra renklendirmeye gelir, elbette haritanızı rengarenk boyayabilirsiniz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');