Atalarımızdan Daha mı Akıllıyız? Belki de Hayır…

İnsanlık her yeni nesille birlikte daha mı zeki oluyor, yoksa tam tersi mi? Cevap her ikisi de olabilir.

Yapılan araştırmalar, dünya genelinde IQ test sonuçlarının gözle görülür bir şekilde yükselme görülmesine rağmen bunun eskisinden daha zeki olduğumuz anlamına gelmediğini, tersine insanlığın genetik potansiyelinde bir çöküş başlamış olabileceğini söylüyor.

Elbette bu konu tartışmaya açık durumda. Çünkü zekanın farklı tanımları mevcut. Afrika savanlarında hayatınızı kurtaracak olan zeka, Hong Kong’un finans piyasalarında hiçbir işe yaramayabiliyor. Muhtemel yaşadığımız ortam ve deneyimlere göre beynimizin farklı yönlerinin gelişip, kullanmadığımız alanlarının pasif kalması ile ilgili bir durum bu.

Şu anda yaşadığımız dünyaya gelişen teknolojiye bakarak kendimizin bir önceki nesilden daha akıllı olduğunu düşünmemizi sağlayacak bir çok şey bulabiliriz. Teknolojik gelişmelerin ötesinde, insanın daha akıllı hale geldiğini ileri süren bir başka teori ise Yeni Zelanda’daki Otago Üniversitesinden profesör James Flynn tarafından ortaya atılan Flynn etkisi.

Bu teoriye göre genel popülasyonun IQ düzeyinde her on yılda bir yaklaşık 3 puanlık artış yaşanmakta. Ancak sadece buna bakarak insanların daha zeki olmaya başladığını söylemek zor çünkü bu etki başka faktörlerden de kaynaklanmış olabilir.

  • Eğitime daha fazla ulaşım: İnsanlar bir önceki nesle göre hem kişi anlamında hem de süre anlamında daha fazla eğitim alıyorlar.
  • Bilgiye daha çok maruz kalma: İki nesil önce insanlar video oyunlarda olduğu gibi uzaysal düşünme becerilerine sıklıkla maruz kalmadıklarından, teknoloji geliştikçe kişilerin bu becerilerini geliştirme durumu artmaktadır.
  • Test yanlılığı: Test doğuştan gelen bilgiden ziyade sonradan öğrenilen bilgi ölçmektedir ve belli bir kültüre göre belirlenmiştir. Bu kültürdeki kişiler gittikçe daha iyi skorlar alacaktır.
  • Genel beslenme ve sağlık durumu, daha iyi bir aile bakımının olması ve belli engeller için daha iyi bakımın verilmesi de düşük IQ’nun ortaya çıkmasını engelleyicidir.

Ancak bu düşünceye karşı çıkanlar ve insanların her geçen sene akıllanmak yerine daha da aptallaştığını düşünenler de var. Stanford Üniversitesi’nden genetikçi Dr. Gerald Crabtree, bu görüşte olanlardan. İnsan zekâsı ona göre son bin yıldır inişte. Crabtree’nin bir kötü haberi daha var: Bu gidişat ne yazık ki her geçen gün daha da kötüye gidecek.

Dr. Crabtree, Trends in Genetics isimli bilim dergisinde yayımladığı araştırmasında, modern insan zekâsının zaman içinde izlediği yolu inceledi. Sonuçta insanın toplu zekâsının uzun süredir inişte olduğu doğrultusunda bir kanıya vardı.

Zekamız yaklaşık 2000-5000 gen kontrol edilmekte. Yaklaşık 6000-2000 yıl önce en yüksek seviyeye ulaşan bu gen havuzu zamanla zararlı mutasyona uğradı, yani genetik havuzumuz giderek bozuldu. Crabtree, insan zekâsının son 3000 yıldan bu yana adım adım zayıfladığını iddia ediyor. Sonuçta şu anda bir aslanın bize yaklaşması esnasında atacağımız mızrağın aerodinamik özelliklerini kavramamıza gerek kalmadı, işte bu nedenle uygarlığı keşfeden insan eskisine oranla çok daha güvenli bir hayat sürebilmekte.

Bir başka teori ise günümüzde yüksek IQ’ya sahip olan insanların yeterince ürememesi. 1800’lü yılların ortalarından beri yapılan incelemelerde  IQ ve üreme arasında ters orantı bulundu. Zekâ, kısmen genetik olduğu için, bazı araştırmacılar, bunun genel IQ’nun düşmesine neden olabileceğini savunuyorlar.

Flynn etkisine karşıt bir başka görüşe göre insanların soruları doğru bilebilmesine rağmen reaksiyon hızlarında bir düşüş var. 1880’li yıllarda, İngiliz bilim insanı Sir Francis Galton, çeşitli sosyo-ekonomik statülerden 2.522 genç erkek ve 888 genç kadının reaksiyon sürelerini çok  ölçtü. Erkeklerin bir uyarana ortalama reaksiyon veriş süresi 183 milisaniye, kadınların da 187 ms olduğu bulundu.

Galton’un bu çalışmasına benzer çalışmalar da bu süre erkekler için 250 ms ve kadınlar için 277 ms’ olarak bulundu. Bu bulguları ayrıntılandıran bir inceleme çalışması, The American Journal of Psychology’de 2010’da yayınlandı. Belirgin bir yavaşlama…

“Belki de her geçen gün hormonlu gübre ve sera teknolojileri sayesinde pırıl pırıl açan çiçeklere benziyoruz.” diyor araştırmacılar.

Henüz kimse bu tartışmalara son noktayı koyabilmiş değil. “Yüz yıllık bir zaman dilimi içerisinde insanlığın tepki sürelerinin %20-%25 oranında azalmış olması az şey değil” diyor Adelaide Üniversitesi’nden Theodore Nettelback. Ayrıca göz önünde bulundurulması gereken çok farklı değişkenler olduğunu ve bu bulgunun tek başına bir şey ifade etmeyeceğini de ekliyor.

Flynn “Belki de tek neden, günümüz insanının daha temkinli olmasıdır” diyerek teorisini savunuyor. Örneğin İngiliz çocuklar ve Çinli çocuklar arasında yapılan benzer bir araştırmada Çinli çocukların daha hızlı tepki verdiği gözlenmiş. Belki de bunun nedeni risk almaya yatkınlıktır…

Sonuçta bildiğimiz tek şey, hiçbir konuda kesin yargıya varılamamış olması.

Kaynak: https://www.livescience.com/37095-humans-smarter-or-dumber.html

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…

Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere…

Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.

Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.

Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Bazı Sayı Problemleri

Problemler insanların, günlük hayatın içinde karşılarına çıkan sorunları çözmesi için, bir düşünce biçimi geliştirmeleri nedeniyle, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');