Alice’in Harikalar Diyarındaki Hiç Bitmeyen Maceraları…

Oxford’lu matematikçi Charles Lutwidge Dodgson, bir nehir gezintisi sırasında üç kız kardeşi eğlendirmek için anlattığı hikayenin, sinemadan edebiyata, fotoğrafçılıktan plastik sanatlara, müzikten modaya, hayatın her alanında bir ilham kaynağına dönüşeceğini hayal etmiş midir dersiniz?

Aceleyle koşturan beyaz tavşan, sürekli sırıtan Cheshire kedisi, nargile içen bilge tırtıl Absolem, çılgın şapkacı, kupa kraliçesi… küçültüp büyüten içecek ve yiyecekler, viktoryen çay partileri, flamingolar ve kirpilerle oynan kriket oyunları…

Alice’in tavşan deliğine atlayarak, gerçeküstü karakterler ve olaylarla dolu harikalar diyarına düşmesinin ardından  150 yıldan fazla zaman geçti… ama bu muhteşem hikayeye dair altmetinlerin, gizli anlamların, keşiflerin sonu hiç gelmiyor. Hikayenin hâlâ popülerliğini korumasının sebebi nedir?

Gerçek Alice’in Hikayesi

Oxford Üniversitesi’nin kolejlerinden Christ Church’te görev yapan 24 yaşındaki matematikçi Charles Dodgson, 1862 yılının bir yaz günü kolej dekanının 10 yaşındaki kızı Alice Lidell ve kardeşleri Edith ve Lorina ile yaptığı nehir gezintisi sırasında üç kız kardeşi eğlendirmek için bir hikaye uydurdu.

Küçük Alice ondan hikayeyi yazılı olarak isteyince Dodgson onu kıramadı. Elle çizilen illüstrasyonla süslediği hikayeyi, üzerine “Bir yaz günü hatırası anısına sevgili bir çocuğa” yazarak Alice Liddell’a hediye etti. Dodgson hikayeye “Alice’s Adventures in Underground / Alice’in Yeraltı Maceraları” adını vermişti.

Dodgson daha sonra arkadaşlarının ısrarıyla hikayeyi genişletti ve kitap 26 Kasım 1865’te “Alice’s Adventures in Wonderland” adıyla Macmillan tarafından basıldı.

“Alice Harikalar Diyarında”nın yaratıcısı Lewis Carroll’ın gerçek ismi Charles Lutwidge Dodgson’dı. O dönemler için ilginç olabilecek bir şekilde, hem annesinin (Lutwidge) hem de babasının (Dodgson) soyadını almıştı. 1832 doğumlu olan Dodgson matematikçi, papaz, yazar ve fotoğrafçıydı.

Kitaba ilham kaynağı olan Alice Liddell, Christ Church Kolej Dekanı’nın üç kızından biriydi. Hikayenin kahramanı gibi meraklı bir kız çocuğu olan Alice’in saçları kısa ve kahverengiydi. Hikayedeki Alice’in uzun sarı saçlı olmasının sebebi ise kitabın illüstrasyonlarını yapan John Tenniel’di.

Alice Liddell, Dodgson’un kendisi için hazırladığı ilk el yazması “Alice’in Yeraltı Maceraları”nı 1928 yılına kadar elinde tuttu. Ancak kocası Hargreaves’in veraset vergisini ödeyebilmek için 3 Nisan 1928’de bu elyazmasını Sotheby’s’de açık arttırmayla 15 bin İngiliz Sterlini’ne A.S.W Rosenbach’a satmak zorunda kaldı. Kitabı daha sonra Eldridge Johnson’a satan Rosenbach, 1945’te kitabı anonim Amerikalı bağışçılar adına geri satın alıp, 1948’de British Library koleksiyonuna bağışladı.

Aradan geçen 150 yılda kitap ve Dodgson’ın hayatı çokça tartışıldı.

2011 yılında Simon Winchester tarafından yazılan  “The Alice Behind Wonderland (Harikalar Diyarının Ardındaki Alice)” isimli kitapta; kız çocuklarıyla kurduğu yakın arkadaşlıklar ve onları fotoğraflaması konu edildi.

Geçtiğimiz yıl BBC için hazırlanan “The Secret World of Lewis Carroll/Lewis Carroll’ın Gizli Dünyası” adlı belgeselde ise Lewis Carroll’ın “bastırılmış pedofil” olduğu iddialarına yer verildi.

Carroll, 11 çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu. Zeki bir çocuk ve iyi okullarda eğitim alıyor. Daha sonra  da Oxford matematik bölümünde bir iş ve akademik kariyer olanağına kavuşuyor. Carroll’un bazı mektuplarında yatılı okullardaki hayata alışamadığı ve evde daha mutlu olduğundan bahsettiği biliniyor. Çocuk yaşta oluşan kekemeliği sebebiyle daha içe kapanık biri haline geliyor.

Şiirler yazan, çizimler yapan Carroll, bu arada bol bol fotoğraf da çekiyor. Fotoğraflarında özellikle de kız çocuklarını tercih ediyor. Carroll ve Alice Liddell’in fotoğraflarının fotoshoplanarak ‘öpüşürken’ tasvir edilmesi ve pedofili iddialarına yer veren kaynaklarda bu photoshoplu fotoğrafın kullanılması ‘pedofili yazar’ kurgusunu körükleme amaçlı.

Bu konu üzerinde yazılıp çizilmeye devam edileceğinden hiç kuşkumuz yok.

 Alice’in Yolculuğunun Alt Metnini Arama Çılgınlığı

Bu muhteşem hikayeye dair altmetinlerin, gizli anlamların, keşiflerin sonu hiç gelmiyor. Şimdi bunlardan bir kaçına göz atalım;

1- Bir matematikçi olan Dodgson kitabında pek çok matematiksel referans kullanmıştı. 2009’de ünlü bilim dergisi New Scientist’te yayınlanan bir makalede Dodgson’un bu çocuk kitabını aslında yeni matematiksel konsept ve fikirler ortaya atmak için yazdığı iddia edildi.

2-“Alice Harikalar Diyarında”ki gerçeküstü atmosfer kitabın ve yazarının halüsinatif uyuşturucularla ilişkilendirilmesine de yol açtı. Sihirli bir mantar üzerinde nargile içen tırtıl bu ilişkinin en güçlü halkalarından birini oluşturuyordu.

1960’larda uyuşturucu kullanımı yaygınlaştığında, Alice’in maceraları, uyuşturucuya bağlı görülen halüsinatif yolcukluklar olarak tanımlandı. Dodgson’un uyuşturucu kullandığına ya da denediğine  eliminde dair somut bir veri bulunmadığını da belirtelim.

3- Diğer bir iddiaya göre Lewis Carroll’ın nadir görülen bir nörolojik hastalığı vardı. Halüsinasyonlar görüyor, nesneleri olduğundan büyük veya küçük algılıyordu. Bu hastalık 1955’de İngiliz psikiyatrist John Todd tarafından tanımlanarak ‘Alice Harikalar Diyarında Sendromu’ olarak adlandırıldı.

4- Kraliçe Victoria dönemine özgü iffet anlayışının zayıflaması ve psikanaliz teorisinin doğuşu ile “Alice Harikalar” Diyarında hikayesinin masumiyeti de tartışmaya açıldı. Tavşan deliğinden Alice’in kenara itmesi gereken perdeye kadar pek çok metafor kadın ve doğumla ilişkilendirildi. Anahtar ve kilit cinsel ilişkiyi, tırtıl ise erkeğin cinsel organına gönderme olarak kabul edildi.

5- Alice’in hikayede söylediği bazı tekerlemelerden yola çıkarak İsa’ya ve dine gönderme yapıldığı da iddia edildi.

6- İlerleyen zamanda; kuantum fiziği, uzay-zaman teorisi, paralel evrenler, tanrı parçacığı ve evrendeki kara delik gibi kavramların hayatımıza girmesiyle birlikte, Alice’in tavşan deliğinden Harikalar Diyarı’na düşmesine derin felsefi anlamlar yüklendi.

Alice, Harikalar Diyarı’na inerek aklın, mantığın ve matematiğin referans olamayacağı, her an her şeyin, paradigmanın dışına çıkıp saçmalama özgürlüğüne sahip olduğu bir evrene varmıştı.

Harikalar Diyarı’nda büyük-küçük, doğru-yanlış, uzun-kısa, güzel-çirkin her şey bulunduğu yere göre değişiyordu. Peki ama ‘gerçek’ neydi o zaman? Biz birçok şeyi -belki de her şeyi- yanlış anlıyor, ya da anlamlandırıyor olabilir miydik?  Harikalar Diyarı’nda mantık işlemiyordu…

“Ne garip bir saat! Saati değil de ayın kaçı olduğunu gösteriyor sadece” dedi Alice. Çılgın Şapkacı, “Saati niye göstersin ki!” diye mırıldandı, “Senin saatin hangi yılda olduğumuzu gösteriyor mu?” “Tabii ki hayır” dedi Alice hazırcevaplılıkla: “Ama zaten uzunca bir süre aynı yılda olmayacak mıyız?” “Benim saatim de bu nedenle saati göstermiyor işte” dedi Çılgın Şapkacı.

Harikalar Diyarı’nda zaman çok yavaş akıyordu; saatler, günler kadar uzundu. Alice bize izafiyetten mi bahsediyordu yoksa?

* * *

Geçmişten bugüne farklı kuşakların Alice’in maceralarını anlatan hikayenin ‘gerçek’ anlamına dair farklı yorumlarla geliştirdikleri teorileri incelerken, bir metnin toplumsal değer yargılarına göre nasıl köklü bir biçimde farklı anlaşılabildiğini görüyoruz.

Dodgson mantık insanı olsa da Harikalar Diyarı mantıksızlığın hüküm sürdüğü yerdir. Belki de onun bu yaratıcı kitabının içerdiği asıl mesaj buradadır: Dünya, beklentilerin karşılanmadığı çılgın bir yerdir; her şeyde bir anlam aramak yerine kendini doğal akışa bırakmak daha doğru olabilir.

Ve biz ne açıdan bakarsak bakalım, Harikalar dünyası’ndaki Alice tüm zamanların en önemli karakterleri/yaratılarından biri…

Bu yazı www.aykiriakademi.com web sitesinde yayınlanan aynı başlıklı yazıdan kısaltılarak eklenmiştir.


Yazıda aşağıdaki kaynaklar kullanılmış ve/veya alıntılanmıştır;

Sabit Fikir, “Beyaz Tavşanın Peşinde 150 Yıl”, Şima İmşir Parker

Vatan Kitap, “Tavşanın Peşinde 150 Yıl”, Mine Akverdi Denktaş

www.listelist.com, “Büyüklere Masallar Tadındaki Alice Harikalar Diyarında’dan 13 Felsefi Öğe”, Şengül Durucu

www.bbc.com, “Alice Harikalar Diyarında Gizli Mesajlar mı İçeriyor?”, Hephzibah Anderson

www.brainpickings.org, “Meet the Real Alice: How the Story of Alice in Wonderland Was Born”,Maria Popova

www.dailymail.co.uk, “Was Lewis Carroll a Paedophile?” Beth Hale

 

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Seçim Paradoksu 2: Bolluk İçinde, ‘Bol Bol’ Mutsuzluk

Dünyamızın, insan ırkının oyun hamuru gibi olduğunu düşünmeye başlamıştım. Birden kendimi seçimlerimizin kaynağını sorgularken buldum. …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');