Ali Kuşçu ve Matematik

Hani Fermat, Gauss, Parelman, Newton gibi bilim insanlarını konuştuk ve kafamızda “hiç mi bizlerden biri yok” derseniz yazımızın konusu matematik ve astronomi alanlarında tarihte iz bırakan biri: Ali Kuşçu

1403 yılında Semerkand taraflarında doğdu. Timur İmparatorluğunun sultanı Uluğ Bey’in kuşları ile ilgilendiği için ona “Kuşçu” lakabı verdi ve tarihe bu isimle geçti.

Matematiğe karşı olan ilgisi küçük yaşlarda arttı ve bu ilgi kendisinin zamanın ünlü matematikçisi Gıyaseddin Cemşid gibi bir dehadan ders almasına olanak sağladı. Bu matematik dersleri ile birlikte astronomi ile ilgili dersler de almaktaydı. Fakat öğrendiği bilgiler yetmemeye başladı zamanla. Ne yapıp ne edip İran – Kirman’a gitmek istiyordu. Fakat bir sorun vardı. Bunun için Uluğ Bey’den izin alması gerekiyordu ancak Uluğ Bey’in “ Bizim öğrettiğimiz bilgiler sana yetmedi mi?” gibi bir ifadesi ile karşı karşıya kalmaktan korkuyordu.

Yine de cesaret etti ve sessizce Kirman’a gitti. Kirman’da o dönemde ne rasathane, ne de astronomi üzerinde çalışan bir alim vardı. Ali Kuşçu’nun kimseye haber vermeden kayboluşu Uluğ Bey ve ekibi tarafından endişeli bir bekleyişe dönüştü. Bir süre Kirman’da kaldıktan sonra Semerkand’a geri döndü. Vakit kaybetmeden hocası Uluğ Bey’in huzuruna çıktı.

Ali Kuşçu Uluğ Bey’den özür dileyince kendisine Uluğ Bey “ Senin özrünü bir şekilde kabul ederim. Ancak ne öğrendiğini, ne hediye getirdiğini bilmek isterim” dedi.

Ali Kuşçu “Ay’ın Görünümleri Üzerine” adlı kitabını Uluğ Bey’e sunarak takdirini kazandı.

Bu sırada Uzun Hasan Doğu’da büyük bir devlet kurdu ve her tarafa astronomi merkezi, medrese, imarathane gibi yapılar yaptı. Birçok alime ülkesinde dersler vermesi için mektuplar yolladı. Amacı ülke sınırları içinde bilim yapmaktı.

1449 tarihi civarı Uluğ Bey, oğlu tarafından öldürülünce Uluğ Bey’in gözdesi Ali Kuşçu’nun yaşamı zorlaşmaya başladı. Bunun üzerine Tebriz’e geldi fakat burada da fazla kalmadan Uzun Hasan’ın teklifine karşılık İstanbul’a gitti. Burada Fatih Sultan Mehmet bilgisine hayran kaldı ve ona elçilik teklif etti. Bu tarihten sonra Fatih yaptığı seferlerin birçoğuna Ali Kuşçu’yu da yanında götürdü. Boş vakitlerde bilimsel sohbetler yaptıkları yazılı kaynaklarda yer almaktadır.

Ali Kuşçu bir dönem sonra izin isteyip tekrar İstanbul’a döneceği sözünü verip  Tebriz’e geri döndü ve orada yazdığı kitabını tamamladı. O kitap şimdi Ayasofya müzesindedir.

Ali Kuşçu’nun yazdığı kitaplar medreselerde okutulmuştur. Kendisi ayrıca şiirler yazmış, felsefe ile de yakından ilgilenmiştir. Önemli eserleri ise

•Risale-i fi’l Hey’e (astronomi)

•Şerh-i Tici Uluğ Bey (astronomi)

•Risale-i fi’l Fethiye (astronomi, Risale-i fi’l Hey’e adlı eserinin Arapçasıdır)

•Risale fi’l Muhammediye (matematik, cebir ve hesap)

Ali Kuşcu 1474 yılında ise İstanbul’da vefat etmiştir.

Kendisi hakkında aşağıdaki kısa videoya da göz atabilirsiniz.

Matematiksel

 

Yazıyı Hazırlayan: Matematiksel

Bu yazı gönüllü yazarlarımız tarafından hazırlanmış veya sitemiz editörleri tarafından belirtilen kaynaktan aslına uygun kalınarak eklenmiştir.

Bunlara da Göz Atın

Ramanujan: Sonsuzluğu Bilen Adam

Ramanujan bu sonlu hayat içinde sonsuzluğa en çok yaklaşabilmiş insanlardan biri. Ama onun da yanıldığı anlar oldu kaçınılmaz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');