Albert Einstein ve Müzik

Albert Einstein’ın hayatındaki analitik bilgi alanlarının bir bütünleyicisi vardı: Müzik…

Müziğe ilgisi, annesinin etkisi ve çabalarından kaynaklanıyordu. Albert altı yaşındayken keman derslerine başladı. Müziği notayla öğrenmesi ve bu durumun ezberciliği sevmeyen biri tarafından uygulanma zorunluluğu epeyce canını sıktı. Daha sonraları devamlı egzersizler yapmanın gerekliliğini kavrayıp, müzikten zevk almayı başardı.

‘Araştırma yapmak’ onun yaşamıydı elbet ve kendini buna tüm kalbiyle adamıştı. Ama müzik, Einstein’ın diğer tutkuları arasında en üst sırada yer alıyordu. Bir keresinde, “Eğer fizikçi olmasaydım müzisyen olmayı çok isterdim.” diyordu hatta. Bir muhabire söyledikleri de çok ilginçtir:

“Genelde müzikle düşünürüm. Hayallerimi müzikle birlikte görürüm ve hayatıma müziğin perspektifinden bakanın. Hayatta en büyük zevki müzikten alının. ”

Özellikle Mozart’tan hoşlanan Einstein dostlarına, “Mozart’ın müziği öyle saf ve güzel ki, onu, evrenin akıl almaz güzelliğinin bir yansıması olarak görüyorum” dediği söylenir hatta

Müzik, Einstein için sadece bir eğlence değil, ayrıca işini kolaylaştıran bir araçtı. Her türlü işini…

İkinci eşi olan Elsa, şöyle söylüyor:

“Küçük bir kızken Albert’a aşık olmuştum, çünkü kemanıyla Mozart’ı çok güzel bir şekilde çalabiliyordu.”

Şaka bir yana, gerçekten de müzik, düşünmesini kolaylaştıran bir araçtı. Elsa şöyle devam ediyor:

“Piyano da çalabiliyordu. Müzik, teorileri hakkında düşünmesine yardımcı oluyordu. Çalışmaya giderdi, geri gelirdi, piyanosunda birkaç nota çalardı, birden aklına bir şey gelirdi, heyecanla çalışmaya geri dönerdi.”

Mozart’tan başka en sevdiği besteciler Schubert ve Baclı imiş. Yıllar sonra Einstein’ın, oğlu Hans’a söyledikleri de bir hayli ilginç:

“Müzik, hayatımdaki en önemli şeylerden birisi. Müzikle ilgili sloganım da şudur: Dinle, çal, sev, saygı duy ve çeneni kapalı tut.”

Einstein için düşünmek için müzik o işin olmazsa olmazı. Düşünmeye ne zaman gereksinim duysa, rahatlamak ve düşüncelerine yön vermek için müziği kullandı.

Bu durum, (Einstein ABD’ye yerleştiği zaman, tanışmak istediği ilk kişinin kim olduğu sorulduğunda verdiği isim olan) Charlie Chaplin’in otobiyografisindeki bir anıyla ifade edilmektedir. Einstein’ın ikinci karısı Elsa. onun genel görelilik teorisini bulduğu sabahla ilgili öyküyü Clıaplin’e şöyle anlatmaktadır:

“Doktor (Einstein) her zamanki gibi, kahvaltı için pijamalarıyla aşağıya indi, ama pek bir şeye dokunmadı. Bir sorun olduğunu düşündüm ve kendisini rahatsız eden şeyin ne olduğunu sordum. ‘Hayatım’ dedi, ‘harika bir fikrim var. ’ Kahvesini içtikten sonra piyanonun başına geçti ve çalmaya başladı. Arada bir çalmayı kesip birkaç not alıyordu. ”

Buna yarım saat kadar devam eden Einstein, keşfettiği büyük ilerlemenin anlamına takılıyor ve kahvaltı yapmadan odasına çıkıyor. Ve iki hafta sonra, üzerinde genel görelilik teorisine ait denklemlerin yazılı olduğu bir tomar kâğıtla aşağıya iniyor…

Otobiyografik kaynaklara göre, Einstein’m müziğe ve (arzuladığı denli yoğun yaşayamasa da) kadınlara olan ilgisinin, teorik fizikten hemen sonra geldiği söylenebilir. Yani Einstein’nın sadece teorik fizik tutkusundan söz etmek, onu eksik anlamak ve anlatmak demektir. Tutkularını bir sıraya koymak gerekirse; ilki doğayı ve evreni anlamak için altlarında yatan gerçeğe ulaşma arzusuyla tutunduğu teorik fizik, ikincisi müzik ve üçüncüsünün de güzel kadınlar olduğunu söyleyebiliriz.

Dostu Michele Besso’ya yazdığı bir mektupta teorik fizikle ilgili olarak; “Eğer işim olmasaydı yaşamak istemezdim. Ruhumu ve bedenimi bilime sattım ve bundan lıiç pişmanlık duymuyorum” demiştir.

Özcan Erdoğan – Dahiler ve Aşkları adlı kitaptan derlenmiştir.

Matematiksel

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…

Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere…

Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.

Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.

Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Bazı Sayı Problemleri

Problemler insanların, günlük hayatın içinde karşılarına çıkan sorunları çözmesi için, bir düşünce biçimi geliştirmeleri nedeniyle, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');