Abel’in Hikayesi

İnsan doğası gereği yaptığı işlerde kabul ve övgü görmek ve ardından iz bırakmak ister. Ancak genelde matematikçiler ve sanatçılar için bu her zaman mümkün değildir. En azından yaşadıkları dönemde. En üzücü hikayelerden birisi de Abel’in hikayesidir belki de…

1802 doğumlu Niels Henrik Abel sadece 27 yıl boyunca yaşamış ve açlık, sefalet içinde verem nedeniyle birazda insanlığa küs hayatını tamamlamış Norveçli bir matematikçi.

15 yaşına kadar 6 kardeşi ile birlikte bir Papaz olan babası tarafından eğitilen Abel’in kendini keşfi Oslo Katedral Okulunda tanıdığı öğretmeni Bernd Michael Holmboe sayesinde oldu. Norveç’te eğitim reformunun yaşandığı yıllardı ve bu öğretmen çağdaş bir bakış açısıyla işini yapıyordu. Abel’in kendini keşfetmesinden çok önce öğretmeni onu keşfetmişti zaten.

Okulda aslında ortalama bir öğrenci oldu, gerçekten tek ilgi duyduğu ders matematiğe dönüştü zamanla. Öğretmeninden öğrendiklerinin yanısıra Abel zamanının çoğunu kütüphanede Newton, Euler, Lagrange ve Gauss gibi matematikçilerin çalışmalarını inceleyerek geçirdi. Bu sırada yaklaşık 300 yıldır açıkta olan beşinci dereceden denklemlerin çözümü ile ilgili problem ile karşılaştı.

1821 de muhtemelen ülkedeki herkesten daha fazla matematik bilerek ailesinin yanına döndüğünde onu zor şartlar bekliyordu, aniden ardından ödenmemiş borçlar bırakarak ölen babası, pek de fazla olan bitenle ilgilenmeyen annesi, depresyon ile boğuşan büyük kardeşi…

Abel ailenin başına geçmek zorundaydı artık. Zaten notları matematik hariç ortalama düzeyde olduğu için bulunduğu yerde üniversite eğitime devam etme şansıda pek yoktu.

1823 yılına kadar eğitime kendi başına devam etti, 1823 yılında ilk bilimsel dergi olan Doğal Bilimler Dergisi (Naturvidenskaberne Magazin) – Abel’in birkaç küçük eserinin de bulunduğu bir makaleyle bilimsel denemesini yayınladı. Abel’in yeteneğini gören bazı akademisyenler onu eğitimine yurt dışında devam etmesi adına teşvik etmeye başladı.

1823 yazında, Abel teyzesinin yanına Kopenhag’a giderek burada İskandinav ülkelerinde önde gelen bir matematikçi olarak kabul edilen Ferdinand Degen ile tanıştı. Bu esnada burada Fermat’ın Büyük Teoremi ve eliptik fonksiyonlar üzerinde çalışmaya başladı.

El yazısı bazı çalışmaları Kaynak: Handwritten manuscripts by Niels Henrik Abel

1824 ilkbaharında, Abel’e kamu finansmanı sağlamaya yönelik çabalar, iki yıl hükümet yardımı alması noktasına geldi sonunda. O sırada, beşinci derece denklemler üzerine çalışmasını tamamlamıştı Abel, Fransızca yazdığı 6 küçük sayfaya sığdırdığı ispatı kendi cebinden para ödeyerek bastırdı ama bulunduğu yerde bu çalışması pek de itibar görmedi.

Abel’in artık yolculuk zamanı gelmişti. Berlin’e giden Abel’in şansı bir nebzede olsa burada tanıştığı August Leopold Crelle sayesinde değişti. Abel dört ay boyunca Berlin’de kaldı ve orada Crelle ve onun matematikçi çevresi ile ilham verici bir vakit geçirdi. Bu esnada Leopold Crelle’nin teklifini kabul ederek onun yeni çıkaracağı matematik dergisine makale göndermeye başladı. 1826’nın başında, Crelle’nin Dergisinin ilk sayısı yayınlandı. Büyük ölçüde Abel’in eserleri sayesinde Crelle’s Journal, Avrupa’nın önde gelen dergilerinden biri olarak hızla yükseldi. (ve günümüzde hala yayınlanıyor ve uluslararası alanda iyi bir üne sahip olmaya devam ediyor).

Abel’in matematik dünyası dışında da tanınmasını sağlayan ve bu dergide ispatlarına yer verdiği ilk çalışması ise beşinci derece polinom denklemlerinin çözümleriyle ilgiliydi.

Birinci ve ikinci derece polinom denklemlerinin çözümü yıllardır biliniyordu. Üçüncü derece polinom denkleminin çözümünü, 15. yy.da İtalyan matematikçi Cardano, dördüncü derece polinom denklemin çözümünü de Cardano’nun arkadaşı Ferrari, yine katsayılar cinsinden çözmeyi başarmıştı. Denklemler üzerine çalışmalar yapan bilim insanları beşinci dereceden denklemlere geldiklerinde tıkanmışlardı. İşte Abel burada devreye girdi ve beşinci dereceden genel bir polinomun köklerinin bilinen yöntemlerle bulunmasının mümkün olmadığını gösterdi.

O dönemlerde, genç bir matematikçinin şöhreti yakalayabilmek için tek çaresi, Paris gibi büyük merkezlerdeki tanınmış kişilerin takdirini kazanabilmek olduğundan Abel Fransa’ya gitti bir zaman sonra ve yeni çalışmasını Paris Academy’ e sunmak için hazırlamayı başladı odasını tutar tutmaz. Konu eliptik integrallerdi. Abel teorisini Ekim 1826’nın sonunda bilimsel akademiye sundu ve beklemeye başladı. Ancak bu boşa bir bekleyiş olacaktı. Akademiden herhangi bir cevabın gelmemesi sonucunda Abel umutsuz ve bitkin bir biçimde 1827 Mayıs’ında Norveç’e evine geri döndü. Kendini başarısız kabul ediyordu, sonuçta Paris’te hiçbir şey yayınlamamıştı ve Göttingen’de Gauss’u ziyaret edememişti.

Döndüğünde yaşam koşulları halen kolay değildi onun için. Ve daha yaşayacağı 1,5 yılı vardı…

Bu esnada cebirsel denklemler, eliptik fonksiyonlar ve sonsuz seriler üzerinde durmadan çalıştı Abel, Crelle Dergisine yayınlanmak üzere peşi sıra makaleler hazırladı ve bunların tümü alanlarında yapılan çalışmalara ışık tuttu.

Abel, matematikte elde ettiği parlak sonuçlara rağmen hayatı boyunca doğru dürüst bir iş bile bulamadı. Matematikçi olarak kendisini Avrupa’daki matematik çevrelerine bir türlü kabul ettiremedi. Sonunda 27 yaşında, yokluk içinde 6 Nisan 1829′ da veremden öldü.

Ölümünden iki gün sonra Berlin Üniversitesinden üniversitede iş teklif eden bir mektup geldi Abel’e daha sonrada Paris’ten. Ertesi yıl, Akademi ödülüne uygun görüldü.

Ölümünden 173 yıl sonra 2001 yılında, Abel’in doğumunun 200. yılı anısına matematiğin Nobel Ödülü olan Abel Ödülü verilmesi fikri ortaya atıldı. İlk ödül 2003 yılında verildi.

Her yıl Abel Ödülü’nü kazanan kişi, beş matematikçiden oluşan uluslararası bir komite tarafından belirlenmekte ve daha sonra Norveç Bilim ve Edebiyat Akademisi tarafından duyurulmaktadır. Kazananlara altı milyon kron, yaklaşık 1 milyon ABD doları (2011), para ödülü verilmektedir. Ödülün veriliş amacı matematiğin, özellikle gençler arasında, yaygınlaşması ve prestij kazanmasıdır.

Yaşadığı dönemde değer görmese de ardında unutulmaz bir iz bıraktı gitti Abel…

Sibel Çağlar

Kaynakça:

1- http://www.abelprize.no/ 

2- https://tr.wikipedia.org/wiki/Abel_Ödülü

3- Matematiğin Aydınlık Dünyası – Sinan Sertöz – syf:20,21

Matematiksel

 

Yazıyı Hazırlayan: Sibel Çağlar

Kadıköy Anadolu Lisesi, Marmara Üniversitesi İngilizce Matematik Öğretmenliği, ardından uzun süre özel sektörde matematik öğretmenliği, eğitim koordinatörlüğü diye uzar gider özgeçmişim…

Önemli olan katedilen değil, biriktirdiklerimiz ve aktarabildiklerimizdir bizden sonra gelenlere…

Eğitim sisteminin içinde bulunduğu çıkmazı yıllarca iliklerimde hissettikten sonra, peki ama ne yapabilirim düşüncesiyle bu web sitesini kurmaya karar verdim.

Amacım bilime ilgiyi arttırmak, bilimin özellikle matematiğin zihin açıcı yönünü açığa koymaktı.

Yolumuz daha uzun ve zorlu ancak en azından deniyoruz.

Bunlara da Göz Atın

Devrimci Bir Mucid: Benjamin Franklin

1706’da o yıllarda halen İngiltere’nin bir parçası olan  Massachusettes eyaletinin Boston kentinde 17 çocuklu bir …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ga('send', 'pageview');